| Konu: | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 29.06.2022 |
CHP GRUBU ADINA SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bütçe, bir iktidarın ekonomik tercihlerini belirler. Karşımızdaki en acil sorun şu: Enflasyonun nasıl düşürüleceği. İnsanlar bir kalıp peynir alırken hesap yapar hâle gelmişse bundan daha acil bir gündem olamaz. Bu ek bütçenin tercihlerinde enflasyonla mücadele yok, işsizlikle mücadele zaten yok; işçi, çiftçi, memur, emekli yok. Bu ek bütçenin tercihi halkımızın ihtiyaçları değil, yandaşların cebi ve faiz lobileridir.
Hedeflerden biri de "kur korumalı mevduat" adı altında bütçe kanununa aykırı bir şekilde yapılan sermaye aktarımını meşrulaştırmak. Yılın ilk beş ayında bütçe ödeneği olmadığı hâlde 21,1 milyar lira ödeme yapılan kur korumalı mevduat için ek bütçeye 40 milyar lira ödenek koydunuz. Bu para ne demek biliyor musunuz? 800 bin asgari ücretlinin bir yıllık maaşı demek. Yılbaşında faiz ödemek için aldığınız 240 milyar lira ödeneğe ek bütçeyle 89 milyar lira ilave ediyorsunuz, böylece, milletten topladığınız vergilerin 330 milyar lirası faiz lobilerinin cebine giriyor.
"Tarıma bütçenin yüzde 1'i civarında bir destek verilecek." dendiği hâlde verilmediği düşünülürse bütçenin yüzde 15'inin faize gitmesi büyük bir kayıp. Böyle mi faizle mücadele ediyorsunuz? Yaptığınız zamlar nedeniyle vatandaşın cebinden topladığınız paralarla "Bütçe ilk beş ayda 125 milyar lira fazla verdi." diyorsunuz. İktidarınız bütçe fazlasını harcamaların kısılmasından değil, halka dönük KDV, ÖTV gibi vergilerle ve kamu mallarının satışlarından elde edilen 1 seferlik gelir niteliğinde, vergi dışı gelirlere yüklenerek sağladı. Halkı canından bezdirerek topladığınız paralar için "kasa fazla" diyorsunuz da kasa doluysa akaryakıttaki vergileri niye azaltmıyorsunuz? Yatlara, gemiciklere mazotu ucuza veriyorsunuz da çiftçiye niçin ucuz mazot vermiyorsunuz? Niye ulaşım sektörüne ticari akaryakıt desteği vermiyorsunuz? Zenginin parası için kur korumalı mevduata 40 milyar lira ödenek ayırıyorsunuz, kamu-özel iş birliği projelerine 11 milyar lira ödenek ayırıyorsunuz da niye yangınla mücadele için yeterli kaynak ayırmıyorsunuz?
Değerli milletvekilleri, iktidar bütçenin nefesini kısıp mızrak çuvala sığmayınca bütçe yapamaz hâle geldi. Hâliyle bize de şu soruyu sormak düşüyor: "Harç bitti yapı paydos." mu diyorsunuz?
"Bir uyuyun, altı ay sonra uyanın Türkiye'de çok farklı noktalarda olacağız." demiştiniz. Bu sözlerinizin üzerinden altı ay geçti, vatandaş uyandı, siz de uyandınız mı Sayın Bakan? Sizin gözlerinizdeki ışıltıyı bilmiyoruz ama vatandaşın gözündeki fer söndü. 2022 yılında mazota yüzde 261, benzine yüzde 231, elektriğe yüzde 239, şekere ise martta yapılan yüzde 31 zammın üzerine şimdi de yüzde 67 zam yapıldı. Vatandaş asgari ücretin 2.800 lira olduğu dönemdeki fiyatları mumla arar oldu. Yapılması gereken bellidir arkadaşlar; halkın hakemliğine başvurmak, emanetin ehline teslimini sağlamak. Ek bütçeyle geldiniz, sonuçta ek bütçeyle gideceksiniz.
Değerli milletvekilleri, ek bütçeyle halkın sırtına 1 trilyon liranın üstünde yeni yük binecek. Bu parayı nereden alacaksınız? Yeni zamlarla ve vergilerle yine halktan alacaksınız, aklımıza ne gelirse ona gelecek zamlarla alacaksınız. Sene başında hazırlanan bütçe senesi dolmadan mevta oldu, "Maşallah." dediğiniz kırk gün yaşamıyor. Dar gelirli, sabit gelirli zaten hepten bitmiş durumda ama kazandığı 3 kuruşu biriktirip bir ev sahibi olma hayali kuranların hayallerini çöpe attınız. Emekli olanlar eskiden ikramiyeleriyle bir ev sahibi olurdu, şimdi araba sahibi bile olamayacak hâle getirdiniz. Ekonomimizin nereye savrulacağı tam bir muamma. Freni boşalmış hâlde bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete!
Değerli milletvekilleri, zamlar asgari ücretliyi helak etti. "Müjde." dediğiniz asgari ücret zammı yılın yarısında kar gibi eridi. Asgari ücretlinin gıda enflasyonu yüzde 120'nin üzerinde. Asgari ücretli yılbaşından bu yana geçen beş ayda 5 bin lira kayba uğradı. Önümüz bayram; asgari ücretli bayramda çocuğuna nasıl harçlık verecek, hiç düşünüyor musunuz? Asgari ücret dar gelirlinin gıda enflasyonu esas alınarak artırılmalıdır, TÜİK'in makyajı rakamlarına göre değil.
Hızla artan enflasyon nedeniyle temmuzda yapılacak sınırlı bir asgari ücret artışı da kısa sürede eriyecektir. Bu kürsüden öncelikle bir uyarıda bulunmak istiyorum arkadaşlar. Cumhurbaşkanı geçen gün yaptığı açıklamada "Asgari ücret artışı yapılırken Bakanlığımız özellikle belli sayıya kadar personel çalıştıran işverenleri gözetecek bir yöntem de geliştirecektir." dedi. Bu, ne anlama geliyor? Sakın ola, aklınızdan kademeli asgari ücret getirmeyi geçirmeyin. Kademeli asgari ücret ayrımcılıktır, sonrası sektörel ve bölgesel asgari ücrete kapı açmaktır, asla bunu düşünmeyin.
Değerli milletvekilleri, ormanlar bizim ortak varlığımız. Bakın, Muğla Büyükşehir Belediyesi ilki 2019'da, ikincisi geçen sene olmak üzere, orman yangınları için iki çalıştay yaptı. Esasında, bu çalıştayı yapıp bilim insanlarını, uygulamacıları dinleyip ona göre politika üretmek iktidarın işi ancak bunu belediyemiz üstlendi, sonuçlarını herkesle de paylaştı. Çalıştaylarımızda yangınların nedenlerini de yangınla mücadele için çözüm önerilerini de ortaya koyduk. Peki, iktidar ne yaptı? Dinlemedi bile. Şayet dinleseler, bu sene Marmaris yangınındaki hazırsızlığa şahit olur muyduk? Hayır. 5.891 futbol sahası alan kül olup ormandaki kurdu kuşu, ağacı yani canlarımızı yitirir miydik? Hayır. Marmaris orman yangınlarında Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin yanı sıra Muğla Büyükşehir Belediyemize ait 328 personel, 156 araç ve talep hâlinde müdahalede kullanılmak üzere hazır bekletilen 550 personel ve 200 araçla görev yapıldı. Başta Marmaris Belediyemiz olmak üzere, 13 ilçe belediyemiz -ayrımsız söylüyorum- seferber oldu, Büyükşehir itfaiye ekiplerimiz sahada orman ekiplerimize su takviyesinden fiilî müdahaleye, ormanlık alanda seyreltmeler yaparak kuşaklar oluşturmaktan soğutma çalışmalarına, sağlık hizmetinden veteriner ekiplerin yabani ve evcil hayvanların müdahalelerine, tüm kurumların iaşesinin sağlanmasından yangın bölgesindeki araçların arızalarının onarılmasına ve makine ekipmanının transferine kadar canla başla hizmet etti.
Değerli milletvekilleri, orman yangınlarına karşı hazırlıkların en geç nisan sonunda bitmiş olması gerekirdi. Peki, zamanında hazırlık yapıldı mı? Hayır. Tarım ve Orman Bakanına göre gece görüşü olan helikopter 4 Temmuzda gelecek. Yangın haziranda çıkıyor, yangın uçağı ve gece görüşlü helikopter temmuzda geliyor. Bu nasıl bir sorumsuzluktur? Türk Hava Kurumunun kayyum heyeti başkanı da sarayın geçen sene "hurda" dediği yangın söndürme uçaklarını 4 milyon dolar harcayarak göreve hazır hâle getirdiklerini açıkladı ama bu uçaklar ancak temmuz ayından itibaren yangın bölgelerine gönderilebilecekmiş, demek ki bu uçaklar hâlâ göreve hazır değillermiş. Bunca ay ne yaptınız? Saray kendi şatafatı için uçak filosu kurarken bunca felakete rağmen bu ülkenin ormanları için ihtiyaca cevap verecek bir yangın filosu kuramamışsa bu nasıl kifayetsizliktir?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Tamamlıyorum Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Ülkemiz nasıl bu kadar aciz duruma düşürülebilir? Biz Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında artan çevresel ve iklimsel riskleri dikkate alarak ulusal orman yangınlarını önleme ve söndürme master planını hemen yapacağız. Orman yangınlarında kullanılacak uçan araç envanterini kamucu bir yaklaşımla oluşturacağız. Kendimize ait filomuzu da kuracağız.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)