GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Polisin asılsız bir ihbar sebebiyle Gazeteci Sayime Başçı'nın evine girmesine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:6
Birleşim:7
Tarih:13.10.2022

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Başkan, kahraman polisimizin iki şeyden kaçınması lazım. Kahraman polisimizin kanunsuz emirden kaçınması lazım, bir de kahraman polisimizin asılsız ihbarlara karşı son derece hassas ve temkinli olması lazım. 12 Ekim 2022, saat 22.00, İstanbul Şişli, Sözcü gazetesi muhabiri Sayime Başçı'nın evi; polisimizce, asılsız bir ihbar sebebiyle Gazeteci Sayime Başçı Adana'dayken koçbaşıyla o kapı kırılıyor. Komşular uyarıyor "Burada bir gazeteci oturuyor, tanıdık bildik biri." diyor polisimize.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Buna rağmen Sayime Başçı'nın evinin kapısı koçbaşıyla kırılıyor. Neymiş? Canlı bomba ihbarı. Ey Emniyet Genel Müdürlüğü, Ey İçişleri Bakanlığı; keşke bu canlı bombaları 10 Ekim 2015'te Ankara Garı'nda yakalasaydın be kardeşim! (CHP sıralarından alkışlar) Ankara Garı'nda yakalatsaydın! Orada koçbaşıyla kırılan Sayime Başçı'nın kapısı değil sadece, orada kırılan masumiyet, insanlık. Bunun sonrasında Emniyet teşkilatı özür diledi, asılsız ihbarın peşine düştü ama buradan şunu anlıyoruz; polisin hele de daha bu yasa çıkmadan bir asılsız ihbarla Sözcü gazetesinin muhabirinin evini gece yarısı koçbaşıyla kırması, Emniyet teşkilatının içinde bulunduğu durum bakımından da hepimizin biraz düşünmesi gereken bir hâldir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yapılan yanlış için...

MUSTAFA HİDAYET VAHAPOĞLU (Bursa) - Hâkim kararı olmadan polis gidip arayamaz, bunu siz de biliyorsunuz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Biliyorum tabii.

MUSTAFA HİDAYET VAHAPOĞLU (Bursa) - Niye polisi zan altında bırakıyorsun?

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Nerede hâkim kararı?

BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay, tamamlayın lütfen.

MUSTAFA HİDAYET VAHAPOĞLU (Bursa) - Niye polisi suçluyorsun? Nasıl girecek?

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ya, müdahale eder misiniz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Siz tamamlayın lütfen.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Beyefendi, söz al konuş, söz al konuş ya!

MUSTAFA HİDAYET VAHAPOĞLU (Bursa) - Yanıltmayın, siz de gerçekleri konuşun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hâkim kararı falan yok, biliyorum ben. Öyle olsa polis özür dilemez zaten, asılsız ihbar!

BAŞKAN - Sayın Altay, Genel Kurula hitap edin lütfen.

MUSTAFA HİDAYET VAHAPOĞLU (Bursa) - Nereden biliyorsun asılsız olduğunu? Asılsız ihbara kim karar verecek?

BAŞKAN - Sayın Vekilim, lütfen...

Buyurun, tamamlayın sözlerinizi.

METİN NURULLAH SAZAK (Eskişehir) - Bırak şovunu yapsın!

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Tövbe tövbe!

BAŞKAN - Yanlışı yapan polis de olsa buna "yanlış" diyeceğiz.

Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - "Polis" deyince birileri hopluyor yani aman, bu bizim... Buralardan hamaset yaparak kimseye bir şey de çıkmaz. Kahraman polisimiz kimin ne yaptığını da biliyor kendisiyle ilgili.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - 3600'e ne kadar direnildiğini de biliyor, banka promosyonlarının ne kadar yanlış bir şekilde yönlendirildiğini, muhalefetin baskısıyla düzeltildiğini de biliyor. Bize burada polis, bayrak edebiyatı yapmayın ya! Çıkın, düşüncenizi söyleyin!

MUSTAFA HİDAYET VAHAPOĞLU (Bursa) - Önce övüyorsun, sonra sövüyorsun!

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Burada bir gazetecinin evi mahkeme kararı da yokken koçbaşıyla kırılmıştır. Konuşmamın başında da dedim ki: Polisimiz, kahraman polisimiz iki şeyden sakınsın; kanunsuz emirden ve asılsız ihbardan. Ne var bunda seni rahatsız eden?

METİN NURULLAH SAZAK (Eskişehir) - Hadi oradan ya!

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Altay.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Sayın Altay...

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yeter ya! Polis sizin değil Erkan Bey, polis hepimizin polisi ya!

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Hepimizin polisi de yani kardeşim...

ENGİN ALTAY (İstanbul) - İstiyorsunuz ki biz polisle düşman olalım. Olmayacağız kardeşim!