GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:7
Tarih:13.10.2022

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu Mecliste hiçbir milletvekili birbirine "Onursuz." demedi, onu önce belirtmek isterim. Mahir Bey neye göre söyledi? Tartışma açmak için söylemedim.

Biz ikna edemedik, görüyorum, bundan da üzüntü duyuyorum. Ben, bu nedenle, biraz önceki konuşmamı biraz değiştirdim, düşündüğüm konuşmayı değiştirdim. Türkiye'de gelmiş geçmiş 5 başbakanla ilgili birer anekdotu yüce Mecliste paylaşmak istiyorum. Önce, 5 başbakandan önce, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bir sözünü Genel Kurula nakletmek istiyorum: "Fikirler cebir ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez." Kodesle de hapis tehdidiyle de öldürülemez. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, bu yasanın müellifi ya da mucidi ya da isteyeni şüphesiz Sayın Erdoğan'dır ve onun ortağıdır. Herhâlde Stalin'den esinlendiler. Şunun için... Stalin'in bir sözünü de burada nakletmek istiyorum. Stalin şöyle demiş Sayın Ünal: "Kelimeler silahlardan daha güçlüdür. Düşmanların silahlanmasına izin vermiyoruz, neden konuşmasına izin verelim?" Bu yasa Stalin kafasıdır, böyle düşünüyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Rahmetli İnönü, Başbakan, Nazilli Basma Fabrikasında o günkü parayla 2,5 liralık bir usulsüzlük müfettiş raporlarına yansıdığı için Başbakanlıktan istifa dilekçesini yazıp Atatürk'ün önüne koymuş; devlet adamlığı önce böyle olur. Yassıada'da otel açmakla olmuyor bu işler.

Rahmetli Menderes... (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Rahatsız olmaya başladınız. "Polis" diyoruz rahatsız oluyorsunuz "asker" diyoruz rahatsız oluyorsunuz "Menderes" diyoruz rahatsız oluyorsunuz; ne oluyor size? Rahmetli Menderes... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Değerli milletvekilleri...

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri...

ENGİN ALTAY (Devamla) - Maksat hasıl oluyor, vicdan azabıdır bu uğultu, vicdan azabı, vicdan azabıdır. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Sizi duymuyorum.

MAHMUT ATİLLA KAYA (İzmir) - Sen duy vicdan azabını, sen duy. Neden astınız Menderes'i?

ENGİN ALTAY (Devamla) - Rahmeti Menderes oğlunu ticaretten men etmiştir. "Sen Başbakan çocuğusun, bu ülkede para kazanacak bir iş yapamazsın." demiştir.

Başka bir Başbakan örneği vereceğim. Rahmetli Bülent Ecevit...

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Onun için mi astınız?

ENGİN ALTAY (Devamla) - Onu asanın Allah belasını versin. (AK PARTİ sıralarından "Helal olsun!" "Bravo!" "Tebrikler!" sesleri) Onun idamını istismar edenlerin de Allah belasını versin. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Altay, Genel Kurula hitap edin lütfen.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - CHP yavaş yavaş geliyor demektir bu Sayın Altay! Bravo, çok güzel, tarihî bir gerçekliğe parmak bastınız.

BAŞKAN - Sayın Çilez, finale geldik, üç gündür burada ne çekiyoruz. Lütfen, rica ediyorum, rica ediyorum...

ENGİN ALTAY (Devamla) - Rahmetli Ecevit, Amerika'ya Kıbrıs'ta, Afyon'un haşhaş tarlalarında meydan okumuş ve o Ecevit öldükten sonra halısı satılmak zorunda kalmıştır, satılmak ve Başbakanlık konutunda yediği, içtiği her şeyi cebinden almıştır; bu da başka bir örnek. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, bir başka örnek daha. Burayı iyi dinlemenizi rica ediyorum. 14 Ekim 1979, Demirel Başbakan. Antalya'nın Manavgat ilçesinde vatandaşın biri kahvehanede Süleyman Demirel'e sövüp saymış ve savcı da Demirel Başbakan olduğu için resen soruşturma açmış, avukatına da yazı yazmış "Şikâyetçi misiniz?" diye. Avukatı Yaşar Topçu -benim de hemşehrim- bir sabah Demirel'e gidiyor: "Ne var ne yok Yaşar?" "Önemli bir şey yok ama böyle böyle bir olay var." diyor. Demirel'in cevabını okuyayım: "Bu hâkim ve savcı arkadaşlar bazen kantarın topuzunu kaçırıyorlar. Başbakana hakaret etti diye vatandaş tutuklanır mı ya? Biz burada oturuyoruz, haberimiz yok. Yaptığımız uygulamalarla kim bilir adamı nasıl bunalttık, canını nasıl sıktık ki bize galiz küfür etmiş. Yaşar, Antalya'ya git, davacı değilim, adamı hapisten çıkar." Bu da bir Başbakan örneği. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Bu ülkenin içinde bulunduğu gelip geçmiş bu tablo içerisinde bu saydığım örnekler içinde İnönü, Menderes, Ecevit, Demirel, hiçbiri Erdoğan'a benzemiyor, hiçbiri.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (Devamla) - Erdoğan'a benzettiğim tek örnek Stalin. (AK PARTİ sıralarından "Hadi oradan!" sesleri)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Değerli arkadaşlar, Demokrasi ve Özgürlükler Endeksi'nde 103'üncü sıradayız biz dünyada.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Yalan, yalan!

ENGİN ALTAY (Devamla) - Yolsuzluk Endeksi'nde 96'ncı sıradayız, Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 140'ıncı sıradayız, Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 112'nci sıradayız. Bu yasayla, ben, lig düşeceğiz demiyorum, kategori dışı kalacağız, dünya milletler ailesi içinde kategori dışı kalacağız. (CHP sıralarından alkışlar)

Münakaşa olur, müzakere olur. 40 maddelik bir yasayı iki haftada zor bitiriyoruz, o da gece geç saatlere kadar çalışarak. Bilen arkadaşlar vardır, bu Mecliste 1.580 küsur maddelik Ticaret Kanunu...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Altay, selamlayalım lütfen.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Mahir Ünal'a 2 defa açtınız.

BAŞKAN - Aynı süreyi kullandırıyorum, merak etmeyin siz.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Peki.

...bir haftada geçti Sayın Ünal.

Biz, getirdiğiniz her şeye karşı olmak arzusunda değiliz, böyle bir merakımız yok. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Ama millete, yandaş olmayan vatandaşa ve muhalefete diz çöktürme, muhalefeti, basını ve vatandaşı susturma politikasına yani Stalin politikasına, Hitler politikasına, Mussolini politikasına karşı olmak bizim namus görevimizdi, onu yaptık bu hafta bu Mecliste. (CHP sıralarından alkışlar) Sizler, büyük çoğunluğunuz parti aidiyetiyle bu yasaya "evet" vermiş olsanız bile, iç dünyanızda çok oturtmadığınızı biliyorum. Size acıyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (Devamla) - Selamlamak için...

BAŞKAN - Tamam, son sözlerinizi alayım Sayın Altay.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Bu akşam evlerinize gittiğinizde, başınızı yastığa koyduğunuzda bence hiç değilse şunu yapın: "Allah'ım -Tayyip Bey yapar ya- beni affet." deyin.

Genel Kurulu saygıyla selamlarım efendim. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)