| Konu: | Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 13 |
| Tarih: | 27.10.2022 |
NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Çok değerli arkadaşlarım, Sayın AK PARTİ Grubu, Sayın MHP Grubu; gözünüz aydın, Sayın Şebnem Korur Fincancı Hoca tutuklandı.
ALİ MUHİTTİN TAŞDOĞAN (Gaziantep) - Hocalık yapmıyormuş, gördük ne yaptığını!
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Dün burada bir komedi yaşadık. 2 hukukçu Grup Başkan Vekilinin, bir kitap hakkında bunun nasıl delil olarak kullanabileceği safsatasını burada dakikalarca dinledik. Meclis Kütüphanesinden bir kitap aldım -Dağın Ardına Bakmak- Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphanesinden ancak dün konuşulanlar üzerine Sayın Başkan, biraz endişeye düştüm. Acaba bu kitabı okumak, bu kitap hakkında konuşmak, bunu kaynak göstermek bir suç teşkil edebilir mi?
MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Konu kitap değil ki.
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - O yüzden, bu konuşma bitince bu sorularımı içeriğiyle birlikte Sayın Meclis Başkanımıza burada, eğer kabul etmezlerse yarın sabah normal yollarla bu dilekçemi sunacağım.
Değerli arkadaşlar, hakikat dediğimiz şey, Allah'ın mahlukatla, yarattıklarıyla yaptığı misaktır. Hakikat, bu yüzden saygıdeğerdir ve el üstünde tutulmalıdır. Çeşitli tanımlarını bulabilirsiniz ama benim, sizinle ortak noktam bu. Eğer hakikate saygımız varsa önce olguları iyi anlamak zorunluluğumuz vardır. Hani -lütfen, üslubumu mazur görün Sayın Başkan, bir halk deyişi olduğu için söylüyorum- "Ata et, ite ot." diye bir deyim vardır ki bir zulmü belirler. Neyi anlatır bu bize? Atın ne yediğini, köpeğin ne yediğini iyi tahlil ve tetkik etmezsek ata et veririz, hatta cebimizden para harcarız; ite ot veririz, hatta cebimizden para harcarız ama ikisini de hastalığa, hatta ölüme mahkûm ederiz. O yüzden bu dünyadaki olguları bütün detaylarıyla bilmek zorunluluğumuz var değerli arkadaşlar.
Bunun arkasından ne yapıldı? Hakikatle yüzleşmek adına gidildi, bir ev baskını yapıldı ve Türkiye Cumhuriyeti'ni, Türk milletini aşağılamak, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurumlarını aşağılamak, terör örgütü propagandası yapmak vesaire iddiası... Peki, ne demiş? Söylediği şu; Cenevre Sözleşmesi'ni hatırlatmış ve Minnesota Protokolü'nü hatırlatmış.
Değerli arkadaşlar, meslek hayatımda, geçmişte benimle rekabet eden bir idari görevlinin bir hastanede dilekçesine muhatap oldum. Diyor ki: "Bunun kliniği diğer klinikten daha çok masraflı tedavi ediyor." Hemen müfettiş istedim, hemen müfettiş. Neden? Çünkü hakikatin ortaya çıkmasını istiyorum. Tabii ki olay araştırıldı, soruşturuldu vesaire. Biz 3 malzemeyle ameliyata giriyoruz, A, B ve C planlarımız var, kullandığımızı fatura edip kullanmadığımızı iade ediyoruz; sadece vakit kazanmak için teknik bir hadise. Müfettiş "Beni niye bunun için çağırdınız?" dedi ve gitti. Peki, bu olay öyle mi oldu? Hayır. Bu karar, Cumhurbaşkanının ve küçük ortağının açıklamalarıyla zaten günler önce ilan edilmişti. Ha, bugünkü hadise yani bu tutuklama, bu talimatın yerine getirilmesinden başka hiçbir şey değildir arkadaşlar.
MUSTAFA DEMİR (İstanbul) - Sadede gel, sadede.
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Neticede ne demiş, ne yapmış; bunlara iyi bakın.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Siz hangi kanalda dinlediniz?
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Bunlara cezai müeyyide gerekli orada herhangi bir ihbar yok.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Muhatapları teröristlere "şehit" demiş mi? Türkiye düşmanlığı var mı?
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Sadece bize mevzuatın hatırlatılması var ve bu ihbarı ancak -bilgisiz olduğunuz için böyle konuşuyorsunuz- bir devletin yapması gerekiyor. (CHP sıralarından alkışlar) Orada hatırlatılan sadece bu; normal prosedürün nasıl işleyebileceği. Aslında akıllı bir yönetim bundan ders çıkarırdı.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Tabii, tabii! Git IŞİD propagandası yap, sonra Avrupa'da tabip olarak çalış; rüyasında göremezdi, rüyasında!
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Evet, ben dilekçemi vermeye gidiyorum Sayın Başkan.
Hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)