| Konu: | Saltanatın kaldırılmasına, harf devrimine, Demirören grubunun Ziraat Bankasından almış olduğu kredi karşılığında ipotek ettirdiği Göktürk'teki araziye ve RTÜK üyeliği seçimlerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 14 |
| Tarih: | 01.11.2022 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım. Zatıalinizi ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 Kasım 1920'de kabul ettiği 308 numaralı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararnamesi'yle, bundan yüz yıl önce Türk insanının tebaadan yurttaşa geçmesindeki en önemli adımlardan biri atılarak saltanat Meclis tarafından kaldırılmıştır ve böylece, egemenliğin tek kişiden, tek aileden millete devri bu kararla gerçekleşmiştir. O gün bugün, Türkiye Cumhuriyeti, artık, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin, dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinin olduğu bir süreci; aksak topak, darbelerle, müdahalelerle, demokrasiyi taçlandıramamakla birlikte... Saltanatın kalkmasına, millet egemenliğinin tesisine vesile olan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere emeği geçen o günkü Meclisin üyelerini, Kurtuluş Savaşı şehitlerimizi ve tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anmayı bir görev sayıyorum.
Sayın Başkan, gene Türkiye Büyük Millet Meclisinde 1 Kasım 1928 tarihinde, 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun kabul edilmiştir. Latin harflerine geçilmesi konusundaki ilk gündem 1850 yılında ortaya atılmıştı. Eğitime verdiği önem herkesçe hemfikir olunan Sultan Abdülhamit Han'ın saltanat makamından indirildikten sonra kaleme aldığı "Siyasi Hatıralarım" kitabında naklettiği bilgilerde Latin harflerine geçilmesi yönündeki düşüncelerini şöyle de açıklamıştır: "Yazımızı öğrenmek pek kolay değildir. Bu işi halkımıza kolaylaştırmak için belki de Latin alfabesini kabul etmek yerinde olur." demiştir. Latin harfleri okuma yazmayı sıfırlamamıştır; sarayda ve Babıalide konuşulan halkın anlamadığı kaotik bir dil terk edilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bugün, Malazgirt'teki, Moğolistan'daki mezar taşlarını bu ülke çocukları okumaktadır; Karacaoğlan'ı anlamakta, Yunus'u özümsemektedir. Dilimiz, fonetiğimize ve tarihimize uygun olan Türkçedir. Büyük Önder Atatürk, bu tarihî gerçekliği devrimle gerçekleştirmiş ve büyük bir eser bırakmıştır. Cumhuriyet, salt bir yönetim şekli değişikliği değil, bir modernleşme projesidir. Bu projenin en temel dayanağı da eğitimdir, devrim de bunun en önemli parçasıdır. Kanunun çıktığı gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılış günü olan 1 Kasım 1928'de Büyük Önder "Büyük Millet Meclisinin kararıyla, Türk harflerinin kesinlik ve yasallık kazanması, bu memleketin yükselme uğraşında başlı başına bir geçit olacaktır." diyerek kanunun ruhunu özetlemiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Başkan, birkaç gündür Göktürk'te ibretlik bir manzarayla karşı karşıyayız. Demirören grubu bir medya grubunu alabilmek için Ziraat Bankasından 750 milyon dolarlık kredi kullandı malumunuz. "Borçlar ödeniyor mu?" diye soruluyor, tek cümle yanıt yok. Demirören ğrubu bu borca karşılık Göktürk'teki araziyi ipotek ettirdi. Burası bir spor alanı, sonra niteliği ve planı değiştirildi, İstanbul Büyükşehir Belediyesinden onay çıkmayınca da Bakanlığı devreye sokup plan yaptılar, şimdi de inşaata başlamak istiyorlar. Yürütmeyi durdurma kararı var ama Süleyman Soylu Türk polisini mahkeme kararının uygulanması için değil, mahkeme kararının çiğnenmesi için görevlendiriyor. İşte bu da fotoğraf. Polis mahkeme kararını çiğnemek için kepçeyi koruma altına alıyor, devlet yandaş basın kredisi için tüm gücüyle hukuku çiğniyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu ibretlik bir tablodur Sayın Başkan orta yerde bir kepçe, etrafında polisler, halkanın dışında da doğa ve çevre hassasiyeti yüksek vatandaşlar. Buradaki bu fotoğrafın özeti şudur: Kahraman polisimiz bir kanunsuz emri daha maalesef yerine getiriyor. Orta yerde yürütmenin durdurulmasıyla ilgili bir mahkeme kararı olmasına rağmen, bu kepçe burada bu kazı çalışmasını yapıyor ve polisimiz hukuka değil hukuksuzluğa kalkan oluyor. Bunu da aziz vatandaşların, yüce Meclisin takdirine sunuyorum.
Son olarak, bugün yapılacak RTÜK seçimlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun bir ayıba imza atmamasını arzu ve temenni ettiğimizi de belirtmek istiyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)