GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:15
Tarih:02.11.2022

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay "Ödenen her 100 liralık doğal gaz faturasının 80 lirasını devlet olarak, Hükûmet olarak bizler üstleniyoruz." dedi. Sayın Oktay'a hatırlatmak istiyorum: Sizin göreviniz enflasyonu önlemek, doğal gazdan elektriğe, iğneden ipliğe bütün zamları durdurmaktır. Doğal gaza son bir yılda yapılan zam yüzde 165 olmuş, siz hâlâ "Faturanın yüzde 80'ini biz ödüyoruz." diyorsunuz.

O zaman, başta Fuat Oktay olmak üzere, tüm iktidar temsilcilerine soralım: Vatandaşın doğal gaz parasını cebinizden mi ödüyorsunuz? Bu, neyin cakası? Zammı vatandaşa yükle, vergiyi vatandaştan topla, sonra da vatandaşın parasıyla yine vatandaşa caka sat; gerçekten iyi iş.

Zaten bu ucube sistemde işi en iyi olan kişi Cumhurbaşkanı Yardımcısı. Seçime girmez; oy nasıl alınır bilmez, düşünmez; Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Bir insanı böylesi bir makama alnı terlemeden getirirseniz, o da çıkar vatandaşla alay edercesine konuşur. Herkes bilsin ki bu ucubeden ülkeyi kurtaracağız, güçlendirilmiş parlamenter sistemi getirerek vatandaş karşısında hiçbir sorumluluk hissetmeyen Kabine ve bakan anlayışına mutlaka son vereceğiz. Güçlendirilmiş parlamenter sistemde bakanlar da hükûmet de vatandaşa karşı sorumlu olacak.

Size şunu sormak istiyorum: Bu teklifte herkesin, hem çalışanların hem de işverenlerin şikâyet ettiği gelir vergisi dilimleriyle ilgili düzenleme niye yok? 5'li çeteye aktardığınız kaynakları, kur korumalı hesapları, görev zararlarını, geçiş ve yolcu garantilerini, saraydaki debdebeyi niye çalışanlara finanse ettiriyorsunuz? Bu düzenlemenin yapılmaması, iktidarın işverenlerin çalışanlarına yaptıkları zamma ortak çıkması anlamına gelmektedir.

Hep 2002 öncesinden bahsedersiniz. Bakın, 2000 yılında gelir vergisinin ilk dilimi 2.500 lira idi, bugün ise 32 bin lira. Eğer bu değer sadece yeniden değerleme oranına göre artırılmış olsa idi 81.689 lira olacaktı. Eğer öyle yapmış olsaydınız yılın henüz 5'inci ayında bir üst gelir vergisi dilimine geçtikleri için maaşlarında düşüş yaşayan çalışanların çoğu tüm yıl aynı dilimden yani yüzde 15'lik ilk dilimden gelir vergisi ödeyeceklerdi. Bu yüksek enflasyon ortamında bunun çalışanlar için ne kadar önemli olduğu ortada. Niye yapmıyorsunuz? Çünkü sizin gözleri ışıldayan Hazine Bakanınız istemiyor, istemiyor da neden istemediğini kendisi de bilmiyor. Hani "Bir uyusam, altı ay uyanmasam." diyordu ya, uykusu biraz uzadı, kış uykusuna dönüştü sanırım. Nebati Bakan böyle bir düzenlemenin maliyetinin 200 milyar lira olduğu için yapılamayacağını söylemiş. Bakanın hesap bilmediğini biliyoruz da yanındakiler de mi hesap bilmiyor? Yılın tamamında 300 milyar lira gelir vergisi tahsilatı yapılacağı düşünüldüğünde, böylesi bir düzenlemenin maliyetinin 30-40 milyar lirayı geçmeyeceğini hesaplamak güç olmasa gerek. Çalışanlardan alınan gelir vergisinin tamamından vazgeçilse bile maliyet ancak 160 milyar lira. Kur korumalı mevduatın hazineye getirdiği 85 milyar liralık maliyeti çalışanın ve tüm ülkenin sırtına yükleyen Bakan Nebati ve AKP Hükûmeti, çalışanlara 30-40 milyar liralık bir katkıyı çok görüyor.

AKP'nin çalışana, emekçiye dost olmadığını söyleyegeldik, açıkça bir kez daha söylüyorum: AKP'nin dostu ballı ihale takipçileri ve paradan para kazanan faiz lobileri.

Vatandaşla pek ilgili değilsiniz ama seçim yaklaştığı için bu kanun teklifini getirdiniz. Vatandaşa bir nevi seçim rüşveti vererek seçimi tekrar kazanabilmeyi umuyorsunuz. 2022 başında ortalama fiyatı 2 lira olan ekmek bugün 5 lira. Asgari ücretle on ay önce 2.127 adet ekmek alınabilirken bugün 1.100 adet ekmek alınabiliyor. Ülkeyi getirdiğiniz durum burası; vatandaşı düşürdüğünüz hâl, bu hâl.

Siz ne anlatırsanız anlatın hepsi boş laf. Geldiğimiz noktada iktidar sıfırı tüketmiştir. AKP, iktidardaki yirmi yılın sonunda Türkiye'yi dikkate değer tüm ekonomik verilerde 2002'nin gerisine düşürmüştür. Oysa ne hayaller satmıştınız değil mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam ediniz.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - 2023'te kişi başına düşen millî geliri 25 bin dolar yapacaktınız, kişi başına düşen millî gelir şu an 10 bin doların altında. Türkiye'yi en zenginler sıralamasında ilk 10'a sokacaktınız, şu an ilk 20'nin bile dışına düşürdünüz. Millî geliri 2 trilyon dolara çıkaracaktınız, şimdi ancak 800 milyar dolar. İşsizliği yüzde 5'e düşürecektiniz, TÜİK son aylarda istatistik oyunlarıyla ancak yüzde 10'lara düşürebildi. Dikkat edin, işsizliği AKP değil TÜİK düşürdü. İhracatı 500 milyar dolar yapacaktınız, bunun çok uzağında kaldığınız gibi ithalatı ve cari açığı patlattınız. Hayal ticaretiniz çöktü, yalan ticaretine dönüştü ama hâlâ aymazlıkla 2023 hedeflerinden bahsedenler var; pes doğrusu!

Aslında herkes biliyor geminin su aldığını, kaptanının yalan söylediğini ve zarların hileli olduğunu. Ama şunu bilin ki bazı insanları her zaman, bütün insanları bazen kandırabilirsiniz ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)