GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:16
Tarih:03.11.2022

NİHAT YEŞİL (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlar; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Her birimiz, Gazi Mecliste bulunmanın haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı halkımızın sorunlarını dile getirmekle sorumlu olduğumuzu ve kalıcı müspet çözümler getirmek zorunda olduğumuzu hissetmeliyiz. Bu minvalde, geçtiğimiz günlerde Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu geleceğimiz açısından çok mühim bir mevzuya tüm Türkiye'nin dikkatini çekti. Uyuşturucu konusu tartışmalı bir konu değil ve hepimizin bunun karşısında konumlanmamız gerekmektedir. Sayın Genel Başkanımız, defalarca olduğu gibi, 15 Mart 2022'de yaptığı grup toplantısında, uyuşturucu sorununa, uyuşturucu satıcılarının hedefe alındığına ve uyuşturucu baronlarının hapsedilmediğine değinmişti. Sayın Kılıçdaroğlu'nun açıklamasına Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamayla cevap verilmişti, Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı cevapta "Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonlarını ve buna bağlı olarak en büyük yakalamaları gerçekleştirdik." ifadelerini kullanmıştı. "Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu." dedikleri 73 tanıklı Bataklık operasyonunda şu anda tutuklu kalmadı. Bu nasıl bir mücadele yöntemi? Türkiye'nin en köklü kurumlarından olan Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü sosyal medya üzerinden, Bakan talimatıyla Muhalefet Partisinin Genel Başkanına ayar vermeye çalışmak yerine, bu uyarılarımıza kulak vermeli ve gereğini yapmalıdır. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekili arkadaşlarım, uyuşturucu kullanımını ve yaygınlaşmasını tetikleyen etmenlerden bir tanesi de ülkemizin sınırlarını kevgire çeviren iktidar partisinin yanlış politikaları sonucunda ülkemize giren kaçaklardır. Türkiye'ye Afganistan, Pakistan üzerinden yani dünyanın en büyük uyuşturucu üretim merkezi üzerinden yüz binlerce kaçak ülkemize girdi, aralarında uyuşturucu kimyagerlerin de olduğu söylenmektedir. Bakın, Taliban'ın Afganistan'da uyuşturucu üretimini ve kullanımını yasakladığı ortamda bu kişilerin nereye gideceği düşünülüyor. İstanbul'da merdiven altı uyuşturucu üretim tesisleri olduğu, İran'dan uyuşturucu satıcılarının geldiği yönünde vahim iddialar mevcuttur. Hükûmet yetkilileri bu kritik mevzuya odaklanmalı çünkü dünyanın en fazla bağımlılık yapan uyuşturucu maddelerinden biri olan metamfetamin, özellikle sınır şehirlerimizde ve büyük şehirlerimizde düşük paralara satılıyor. 12 yaşında bu uyuşturucu maddeyle tanışan bir çocuğun geleceği ne olacak? Sayın Genel Başkanımızın dediği gibi, iktidara gelince bu sorunu mutlaka çözeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar) Ama iktidarı devredeceğiniz güne kadar üzerinize düşen sorumluluğu yerine getirin ve daha fazla gencimizin bu pisliğe bulaştırılmasına mani olun.

Değerli arkadaşlar, iktidar partisinin bu suçları önlemek gibi bir iddiasının olmasını bırakın, bu suçları önlemek için mücadele edenlere karşı... Suçlularla mücadele etmesi gerekirken, tam aksine, tüm kamuyu ve dinî kaynakları farklı amaçlarla kullanarak bu mücadeleyi yok etmeye çalışıyor. Oysaki ülkemizde gerçekten çok acı bir gerçekle karşı karşıyayız; özellikle bölgemizde, oturduğumuz Altındağ bölgemizde, uyuşturucuyla mücadelede tüm gençlerimizin, annelerin, babaların sürekli bize yalvardığına ve kendilerine karşı bu sorumluluklarımızı yerine getirmemiz için çaba sarf ettiklerine hepimiz gözlerimizle tanık olmamıza rağmen; gittiğimiz tüm illerde -tüm milletvekili arkadaşlarım belki bu olaylarla hep karşılaşmıştır- her milletvekili arkadaşım bu acı gerçekle, bu tabloyla karşı karşıya olmasına rağmen, ne garip ki bunu dile getirdiğimizde uyuşturucu baronları, bu baronlarla poz veren değerli devlet yöneticileri ve bir bakanın talimatıyla Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığımız aynı noktada, Ana Muhalefet Partisinin Sayın Genel Başkanını Twitter üzerinden farklı bir noktaya çekmeye çalışıyor; bu doğru bir anlayış değil. Biz, bu anlayışla Türkiye'nin sorunlarını çözmek yerine; tam aksine, düğümleştirmek için çaba sarf ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

NİHAT YEŞİL (Devamla) - Ama buna inanın, bu işte bu inancı taşıyan tüm arkadaşlarımla her türlü mücadeleyi vermeye ve gittiğimiz yerlerde bu sorunu dile getirmeye devam edeceğiz çünkü vicdan sahibi olan herkes evlatlarımıza karşı, ülkemize karşı bu sorumluluğu taşımak zorunda; bu taşıdığımız sorumluluk... Çok acı bir gerçekle, bu nesil yok olduğu zaman bu ülkenin hepsinin acı gerçeklerle karşı karşıya kaldığına hepimiz tanık olacağız. Bu evlatlarımızı farklı.... Zaten eğitimi yok ettiniz, sağlığı yok ettiniz, bütün hukuku yok ettiniz, adaleti yok ettiniz. İnsanlık adına yapmamız gereken, bu acımasız savaşta da hep birlikte el ele verip, omuz omuza verip bu mücadeleyi yürütmemiz lazım ama bu mücadeleyi yürütme noktasında "Ben yaptım." "Sen yaptın." diye kötüleyerek bir yere varmamız mümkün değil. Bunu dile getiren hangi arkadaşımız olursa olsun, gücümüz yettiği oranda onun yanında olmak hepimizin bir borcudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NİHAT YEŞİL (Devamla) - Bu borç bütün ülkemizin bütün evlatlarına karşı olan bir sorumluluktur.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)