GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ordu'nun sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:6
Birleşim:17
Tarih:08.11.2022

SEYİT TORUN (Ordu) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. Tüm izleyenlerimize, hemşehrilerimize sevgilerimizi, saygılarımızı gönderiyorum.

Değerli arkadaşlar, bu kürsüden birçok defa Ordu'nun sorunlarını gündeme getirdik, birçok ortamda da getirmeye çalışıyoruz ama maalesef, yapılan uyarılar hiçbir şekilde yerini bulmuyor, önerilerimiz hiçbir şekilde yerini bulmuyor, hep aynı şeyleri tekrarlayıp duruyoruz. Hani yıllardır fındık üzerine konuşuruz bu kürsüden ama her yıl aynı tekrar: İşte, TMO devreye girecek mi, girmeyecek mi; taban fiyat açıklanacak mı, açıklanmayacak mı? Hâlbuki diyoruz ki: Bir fındık kanunu çıkaralım; bir yıllık, beş yıllık, on yıllık, yirmi yıllık bir planlama yapalım ve artık üretici de aracı da tedarikçi de önünü görebilsin, maliyetlerini ona göre ayarlayabilsin ama her yıl olduğu gibi, bir kişinin iki dudağının arasında fındık hapsolmuş durumda. Bu yıl içine doğrudan gelir desteği ve gübre desteği de koyularak 54 lira açıklandı ama maalesef, serbest piyasada 43-44 liranın üzerine çıkmadı; vatandaş gene mağdur, gene maalesef her yılki hayal kırıklığını yaşıyor.

Bakın, fındığın yarattığı katma değer dünyada 120 milyar dolar ama biz Türkiye'de bunun 2-2,5 milyar dolarını kullanıyoruz. Hâlbuki bir planlamayla birlikte yıllara sâri bu rakamı artırabiliriz, fındıktan elde ettiğimiz geliri artırabiliriz ama maalesef, kendi hâline bırakırsanız, sadece bir yabancı tekel firmasının eline mahkûm ederseniz her yıl aynı şeyleri konuşur dururuz. Yani doğrudan gelir desteği de zaten altı yıldan bu yana artmadı, şimdi üretici yeni sezonun hazırlıklarına başladı, hâlâ çaresiz; geçmiş yıl borçlarını zaten kapatamadı, ciddi anlamda da beklentisi hayal kırıklığına döndü. İktidara çağrımızdır: Bu mağduriyetin telafi edilmesi için acil olarak fındık üreticisine destek paketi açıklayın ve bunu da yıl sonuna kadar mutlaka sunun.

Tabii "yol, yol" diye övündünüz ama Ordu'da Karadeniz Sahil Yolu'nun geçtiği tek yer Fatsa kaldı. Fatsa Çevre Yolu Projesi'ni altı yıl önce "mega proje" diye açıkladınız ancak altı yıldır bırakın bitirmeyi, projeye başlayamadınız bile. Ünye-Akkuş-Niksar Yolu Projesi'ne yıllardır kazma vuramadınız; Gürgentepe-Gölköy yolu yıllardır bitirilemedi. Sayacabaşı'na viyadük, Dokuz Dolambaç mevkisine tünel çalışması yapın dedik, görmezden geldiniz. Fatsa-İslamdağ-Korgan yolunu yıllardır bitiremediniz. Ordu'nun ve bölge illerinin yıllardır beklentisi olan Samsun-Ordu-Giresun-Trabzon-Rize-Artvin-Sarp demir yolu projesi söylenildi, söylenildi, hâlâ tek bir adım atılmadı. (CHP sıralarından alkışlar) 21'inci yüzyılda yol çilesini çekmek Ordu halkına reva mıdır, buradan sormak istiyoruz. Yıllardır övündüğünüz yol konusunda maalesef Ordu'da sınıfta kaldınız.

Tabii, bir diğer önemli sorunumuz, altın madenleri. Değerli arkadaşlar, Ordu'nun toplam arazisinin yüzde 74'ü şu anda maden arama sahası ilan edilmiş durumda, yüzde 74'ü. Toplam ruhsatlandırma sayısı 437 yani tarım alanlarının yüzde 76'sı, orman alanlarının yüzde 70'i, meraların yüzde 64'ü madenlerle ruhsatlandırıldı değerli arkadaşlar.

Hepiniz tanıksınızdır; bizim Aybastı'da Perşembe Yaylamız vardır, menderesleriyle meşhurdur. Düşünebiliyor musunuz, dünya harikası bir yer, buraya bile maden ruhsatı vermekten çekinmediniz; üç beş kuruş kazanacağız diye, maalesef, Ordu'nun o canım coğrafyasını tahrip etmek için izin verdiniz. Şimdi, Fatsa'da yaşadığımız felaket yetmiyor gibi, oranın da kapasitesini artırmak için çabalıyorsunuz ama buradan söz veriyoruz: Asla ve asla buna izin vermeyeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)

Tabii, arıcılık Ordu'muzun gene en önemli geçim kaynağı; 17 bin tonla en fazla bal üretiminde bulunuyoruz. Türkiye'deki bal üretiminin yüzde 15'i Ordu'dan sağlanıyor ama maalesef, şu anda sahte bal sektörü yüzde 70'ine hâkim durumda. Bal üreticisi maalesef şekere ulaşamıyor, istediği oranda şeker alamıyor.

Kivi üreticisiyse gerçekten mağdur. El insaf! Kivi üreticimiz geçen yıl 8 liraya sattığı ürünü bu sene, maliyetler 3-4 kat artmasına rağmen 9 liraya satamıyor. 9 bin ile 10 bin ton arasında bir rekolte beklentisi var ama kivi üreticisi hâlâ fiyat bekliyor ve mağduriyeti devam ediyor. Kivi üreticisini mağdur etmeyin diye ifade ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

SEYİT TORUN (Devamla) - Tamamlıyorum.

Bir de Pelitliyatak'ta bir doktor sorunumuz var. Ünye'nin 2 bin nüfuslu Pelitliyatak beldesinde -eski beldemiz, şimdi mahalle- doktor yok. Vatandaşlar doktora gidebilmek için Ünye'ye veya Akkuş'a gidiyor ve inanın yol parasını karşılayacak durumları yok.

Bir gelişmişlik endeksi açıklandı, Ordu sıralamada 81 il arasında 44'üncü. Gerçekten bunu kabul etmek mümkün değil. Yirmi yıllık iktidarınızda Ordu'yu getirdiğiniz yer 44'üncü sıra, bu da Ordu'ya yakışmıyor değerli arkadaşlar.

Bir de Büyükşehrimiz var, evlere şenlik; sata sata bitiremedi arkadaşlar, parsel parsel sattı bitiremedi. En son Belediyenin Cumhuriyet Mahallesi'ndeki tesisi kaldı, orayı da satmaya başladı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SEYİT TORUN (Devamla) - Yani ne kadar üretilmiş alan varsa maalesef sata sata bitiremedi, sata sata belediyecilik yapmaya çalışıyorlar. Ama biliyoruz ki inşallah önümüzdeki ilk seçimde geldiğimizde halkın belediyeciliğini de ortaya koymuş olacağız.

Teşekkür ederim. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)