| Konu: | Polis Yüksek Öğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 23 |
| Tarih: | 22.11.2022 |
SUAT ÖZCAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Polis Yüksek Öğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 7'nci maddesi için Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Teklifin 7'nci maddesiyle Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'na yeni bir ek madde eklenmesi önerilmektedir. Maddeyle Jandarma Genel Komutanlığının emniyet ve asayiş hizmetleri açısından güçlendirilmesi amacıyla kurulan Jandarma Asayiş Vakfı, 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun'un hükümlerinden muaf tutulmaktadır. Jandarma Asayiş Vakfının muaf tutulduğu söz konusu kanun, kamu kurum ve kuruluşlarını, kamu hizmetlerini veya personeli desteklemek üzere kurulan dernekler ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet binaları ile müştemilatı içerisinde faaliyet göstermeyeceğini, bu kuruluşlara ait araç ve gereç kullanamayacağını, kamu hizmetleriyle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri isimlerle herhangi bir karşılık alamayacağını, kamu görevlilerinin görev ve unvanlarını kullanarak bu vakıflarda görev alamayacağını, yardım toplama ve bağış hizmetlerinde kamu görevlilerini kullanamayacaklarını; bütçeden bu vakıflara ödenek, yardım veya herhangi bir kaynak aktarılamayacağını; kamu personelinin maaş ve ücretlerinden bu vakıflar için kesinti yapılamayacağını düzenlemektedir. Dolayısıyla Jandarma Asayiş Vakfı bu kanundan muaf tutulduğunda kanunda yer alan bu kısıtlamalara tabi olmayacaktır.
Aslında, 5072 sayılı Kanun'la kamu kaynaklarının kamu görevlilerinin kurduğu vakıflara aktarılmasını önlemek ve kamu hizmetlerinden yararlanan vatandaşlardan "bağış" adı altında zorla yardım alınmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Kamu görevlilerinin kurduğu kimi vakıfların söz konusu kanun hükümlerinden muaf tutulmasının, kamuda kaynak israfının ve kamu hizmetlerinden yararlanan vatandaşlardan zorla yardım toplanılmasının önünü açması beklenmektedir.
Sayın milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz bu düzenlemenin yapılmak istendiği kanunun yanlış seçilmiş olduğunu düşünüyoruz. Bizim görüşümüzce, bu maddenin 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun'a eklenmesi gerekmektedir çünkü benzeri bir muafiyet, örnek olarak Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfıyla ilgili düzenleme 5072 sayılı Kanun'a eklenen bir maddeyle de yapılmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Öğretmenler Günü'ne birkaç gün kala Gaziantep Karkamış ilçesinde bir okula yapılan roketli saldırıda 1 öğretmenimiz, 1 vatandaşımız ve Milletvekilimiz Mahir Polat'ın yeğeni 5 yaşındaki öğrencimiz hayatını kaybetmiştir. Öğretmenimize ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyor ve terörü bir kez daha lanetliyorum.
Biliyorsunuz ki perşembe günü Öğretmenler Günü'nü kutlayacağız. Ülkemizde yolu eğitimden geçen herkes öğretmenlerin itibarından, hayatlarına olan olumlu katkılarından bahseder ancak ne yazık ki günümüz gerçekliğinde öğretmenlerin durumu hiç iç açıcı değil. Öğretmenlerin ciddi sorunları var; öğretmenler geçinemiyor, öğretmenler kiralarını ödeyemiyorlar, öğretmenler atanamıyor, hatta bu sebeplerle yaşamını sonlandıran öğretmenlerimiz var. Genel Başkanımızın da dediği gibi, öğretmenin "Ay başını nasıl getiririm?" diye düşünmesini sağlamak 21'inci yüzyıl Türkiyesine yakışıyor mu?
Öğretmenler çok uzun zamandır öğretmenler odasında ücretli, sözleşmeli ve kadrolu olarak ayrıştırılıyor. Bizim iktidarımızda tüm öğretmenlerimizi kadrolu öğretmen yapacağız; hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında aylık almayacak, hepsi yoksulluk sınırının üstünde aylık alacak. Öğretmenler odasındaki ayrım, bir kez daha, Hükûmetin yeni yasasıyla daha da derinleştirilmek isteniyor. Artık bu ayrıma bir de uzman ve başöğretmen gibi statüler eklenmek isteniyor. Bu kanunun iptal edilmesi talebimizi Anayasa Mahkemesine sunduk, oradan da öğretmenlerin lehine bir karar çıkmasını umut ediyoruz.
9 Kasım günü Öğretmenlik Meslek Kanunu için Anayasa Mahkemesinin önünde meslek nöbeti tutmak isteyen eğitim sendikaları temsilcileri Çevik Kuvvet polisi tarafından kalkanlarla zor kullanılarak bölgeden uzaklaştırılmaya çalışılmış, polis müdahalesinde EĞİTİM-İŞ Genel Başkanı Kadem Özbay, EĞİTİM-İŞ ve EĞİTİM-SEN'li yöneticiler ters kelepçelenip yerde sürüklenerek gözaltına alınmışlardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
SUAT ÖZCAN (Devamla) - Şimdi buradan soruyorum: Öğretmenlerimize yapılan bu sert müdahale sizce uygun mudur? İçişleri Bakanı herhangi bir soruşturma açmış mıdır? Millî Eğitim Bakanı ise buna karşın sessizdir.
Öğretmenlerimiz şunu çok iyi bilsinler ki Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup konuşmasında dediği gibi, bizler Millet İttifakı iktidarında tüm öğretmenlerimizin itibarlarını yeniden kazandıracağız diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)