| Konu: | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 30 |
| Tarih: | 06.12.2022 |
CHP GRUBU ADINA TUFAN KÖSE (Çorum) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, yirmi yılı aşkın AKP iktidarında yaşadığımız adaletsizlikleri, adaletin geldiği ya da gelemediği nokta artık sadece Adalet Bakanlığının çözebileceği bir sorun olmaktan çıkmış, o basamakları çoktan aşmış, kronik ve yapısal bir sorun hâline gelmiştir. Yirmi yıllık AKP iktidarında adaletin uğradığı zulmü ya da adalet olmadığı için yurttaşlarımızın uğradığı zulmü anlatmak için de beş dakika yeterli olmayacaktır ama çok hızlıca bir şeyler söylemeye çalışacağım.
Değerli arkadaşlarım, yirmi yıl boyunca Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, son dört yıldır da küçük ortağıyla birlikte etki edemediği, ele geçiremediği anayasal her kuruma en ağır cümlelerle saldırmış, o kurumları fethedilecek bir düşman toprağı olarak görmüştür; ele geçirdikten sonra da biat etmeyen herkese karşı o kurumları en acımasız bir silah olarak kullanmıştır. Örnek olsun yargı -biraz sonra detayına gireceğim- örnek olsun YÖK. Şimdi, YÖK'e şunun için özellikle vurgu yapmak istiyorum: Bugün atanmış olan rektörlerin yarısına yakınının uluslararası kabul gören ya da alıntı yapılan herhangi bir yayını, makalesi olmadığı söyleniyor. Günlerdir Genel Başkanımızın "Başdanışman olarak atadım." dediği Daron Acemoğlu, dünyada en çok yazılarından, makalelerinden alıntı yapılan bir bilim adamı. Bunu size hatırlatmak için YÖK'ü söyledim.
Yine, barolar, değerli arkadaşlar; bakın, ölü doğmuş bir barolar... Baroları bölüp, parçalayıp, yönetmeye çalıştınız ama Barolar Birliğini bir türlü ele geçiremediniz. Ankara Barosu kapandı bence, bence gün sayıyor, 1.700 kadar düşmüş üyesi, çoğunluğu da kamu avukatı olmasına rağmen.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Yok, yok, öyle, bir şey yok; bilgilerin yanlış.
TUFAN KÖSE (Devamla) - İstanbul Barosu da Millet İttifakı'nın iktidarında bir hafta sonra kapanacaktır muhtemelen çünkü baskı ve zorla o avukatları oraya üye yaptınız.
Şimdi, yargıya gelelim, değerli arkadaşlar...
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Bilgilerin yanlış; İstanbul 4 bin, Ankara 2.500.
TUFAN KÖSE (Devamla) - 2.500, işte 1.000 falan kalır, bunu söylemeye gerek yok.
2010 referandumundan sonra yargının üzerine bir cemaatin formasını örttünüz, bir cemaatin formasını. O dönemlerde bir parti büyüğünüz "Allah verdikçe veriyor." demişti hatırlarsanız 100 Yargıtaya, 60'da Danıştaya üye atandıktan sonra. Daha sonra bu parti büyüğünüz "Bana suikast yapacaklar." diye şikâyetçi oldu. Güya biri ağzında çiğnerken evinin krokisi falan bulunmuş. Böyle bir iddiayla, bakın böyle bir iddiayla devletin en gizli sırlarının saklandığı, Genelkurmayın kozmik odasını, oradaki subayların ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un gözyaşları arasında FETÖ'cü teröristlere ve onların vasıtasıyla Amerika'nın en çirkin istihbarat örgütlerine teslim ettiniz. Hani, günlerdir saldırıyorsunuz ya "Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı Amerika'da dört gündür, beş gündür ne yapıyor?" diyorsunuz ya Amerika'da bütün basının önünde gezdi, hiç olmazsa sizin gibi devletin en gizli sırlarını götürüp de CIA teslim etmedi. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, bu yargı "Balyoz" dedi "Ergenekon" dedi, en iyi subaylarımızı, komutanlarımızı, generallerimizi, bu memleketin aydınlık yüzlü gazetecilerini, bilim adamlarını, avukatlarını; "askerî casusluk" dedi, astsubayından albayına kadar, millî muhabere gemisini yapanları, MİLGEM'i yapanları; denizaltı sağlık sisteminde, muhaberat sisteminde ne kadar asker varsa hepsini en aşağılık suçlamalarla ikişer yıldan fazla hapis yatırdı; hakeza "şike" diyerek Fenerbahçelileri de.
Ne zaman MİT Müsteşarı çağrıldı, ne zaman 17-25 Aralık olayı çıktı ve ne zaman 15 Temmuz aşağılık darbe girişimi oldu yani sizin uca dokunmaya başladı, 5 bine yakın hâkim ve savcıyı "terörist" diye, dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde olmayacak şekilde "terörist" diye suçlayarak görevden attınız. Sonra, AKP'nin kadın kolları üyesi, AKP'nin gençlik kolları üyesi, AKP'nin il, ilçe yöneticilerini kırk beşer saniyelik mülakatlarla, yazılı puan notlarını da düşürerek bu defa da yargı üzerine bir siyasi partinin üniformasını giydirdiniz yani hiç doğru iş yapmadınız ki. Biz söz veriyoruz, ne yaptıysanız tersini yapacağız, ne yapmadıysanız onları yapacağız iktidara geldiğimizde. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, bakın, bunları siz yaparken, partili bir mahkeme düzeni kurarken çok başarılı öğrenciler vardı. Bakın, hukuk fakültesi 1'incisi -geçmiş konuşmalarında ismini de verdim, şimdi vermeyeceğim- yazılı sınavın 13'üncüsü, 94 puan almış; bu çocukları sudan sebeplerle, vicdan sızlatan bahanelerle hâkimlik sınavlarında elediniz. Bunu Sayın Bakan çok iyi biliyor, ben kendisine de zaman zaman iletiyorum bunu.
Şimdi, bunları söyledik, bakın "coğrafi teminat" dedi arkadaşlarımız, çok önemli arkadaşlar. Şimdi, yargı yetkimizi Suudilere teslim eden karara muhalefet eden mahkemenin başkanını Maraş'a sürdünüz ya -Maraş sürgün yeri değil elbette ama- mahkemesinden ettiniz isteği dışında!
Yine, bu "Osman Kavala" denen vatandaş, Cumhurbaşkanı özel takip ediyor...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
TUFAN KÖSE (Devamla) - Tamamlıyorum Başkanım.
Bu vatandaşın kararına muhalefet şerhi yazan hâkimi de vallahi isteği dışında Turhal'a gönderdiniz. Nasıl bağımsız yargı olacak, nasıl olacak bu iş? Ben soruyorum yani Türkiye'de artık hiçbir kurum ve kuruluşta adalet kalmadı, yargı da bundan en fazla etkilendi değerli arkadaşlarım.
Bakın, bazen buradaki konuşmalarda söylüyoruz biz, diyoruz ki: Ya, hiç Alevi vali yok. "Yok, var." diyorlar, 1 kişi ya da 1 Emniyet müdürü... Ya, birisi varmış, şimdi o da yok, vallahi şu anda yok; o da kalmadı.
Bakın, yine, çok kısa kısa söyleyeyim. Kanuni faiz... Şimdi, devlet kendi borçlarına yüzde 9 faiz öderken kendi alacaklarında yüzde 30'a yakın faiz alıyor. Nerede adalet yani adalet bunun neresinde? Nereye elimize atsak dökülüyor arkadaşlar.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Tefeci bunlar, tefeci!
TUFAN KÖSE (Devamla) - İrfan Fidan ve Akın Gürlek'i de coğrafi teminatın tam tersi uygulaması olarak hatırlarınızda tutmak istiyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)