| Konu: | Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 362 sıra sayılı 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 363 sıra sayılı 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin beşinci tur görüşmelerinde yaptıkları konuşmalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 34 |
| Tarih: | 10.12.2022 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bakanlık bütçelerine olumsuz oy vermekle birlikte, memleket için hayırlı olmasını diliyorum.
Sağlık Bakanımıza teşekkür ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisine saygılı bir sunuş yaptı. Eksik gedik yok mudur? Şüphesiz vardır. İnşallah zaman içinde eksikler gedikler tamamlanır.
Aile Bakanımızla ilgili gerilimin sebebi şudur: Bu olay pazartesi günü Türkiye'de herkesin gündemine geldi ama Aile Bakanımızdan -pazartesi, salı- çarşamba akşamı, ben burada konuşmadan on dakika önce bir "Müdahil oluyoruz." açıklaması geldi. Bu gecikmeye, duyarsızlığa muhalefetin tepki göstermesi kadar, bundan daha doğal hiçbir şey olamaz.
Gelelim malum konuya. Şimdi, beyefendi Plan ve Bütçe Komisyonunda Genel Başkanımıza hakaret etti. Hangi AK PARTİ'li Tayyip Bey'e böyle bir hakareti içine sindirebilir? Sindiremez. Şartlıydı martlıydı... Ben de zaten baştan şartlı bir laf ettim. Üç gündür sosyal medyada broşürler, kitaplar gösterdi, neşretti, işte "Açıklayacağım, sorulara cevap verdim." dedi. Vallahi de billahi de Sayın Genel Başkanın sorduğu bu 4 sorunun -ben şimdi tekrarlamayacağım- hiçbirine cevap verilmedi. Bunu da söyleyeyim. (CHP sıralarından alkışlar)
Ha, siyaset, şüphesiz nezakettir, vicdan işidir ama yarısı münakaşadır, yarısı müzakeredir; kötü söz söyleyen aynı sesi duyacaktır; bu böyledir, böyle de kabul edilecek. Kimisinin bakan olması, kimisinin milletvekili olması, kimisinin iktidar olması, kimisinin muhalefet olması kimseye böyle bir üstünlük kazandırmaz. (CHP sıralarından alkışlar) Anayasa "Kuvvetler ayrılığı, kuvvetlerin birbirlerine üstünlük sağlaması anlamına gelmez" der. Bu kadar basit. Herkes anayasal sınırlarını bilecek. Biz, beyefendiye "iftiracı" "şantajcı" diyoruz; somut, burada söyledik. Hangi eleştirime cevap verdi? Veremedi.
Şimdi buradan soruyorum: Daha üç gün önce kendisi dedi ki: "Devlet dedikodu yapmaz, bilgiyle çalışır." Hangi somut bilgiyle muhalefet partilerine laf etti? Neymiş efendim: "Amerikancı." Yandaş medya da manşet yapmış herhâlde. Şimdi bir Amerikancı tarifi yapalım hep beraber. Şimdi, kim Amerikancı olabilir diye soruyorum: 1 Mart tezkeresine "evet" diyen mi Amerikancıdır "hayır" diyen mi Amerikancıdır? Kim Amerikancıdır diye soruyorum: Mesela, İstiklal'deki hain şerefsiz saldırı nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri'nin taziyesini reddeden mi Amerikancı, kabul eden mi Amerikancı? (CHP sıralarından alkışlar) Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, benim ülkemin Cumhurbaşkanına -sevmem, ayrı bir şey; kızarım, ayrı bir şey; karşıtıyım, ayrı bir şey- "Aptal olma." diyemez; buna ses çıkarmak mı Amerikancılık, sessiz kalıp boyun eğmek mi Amerikancılık? (CHP sıralarından alkışlar) F-35 Projesi'nden atılınca F-16'ya razı olup kapıda beklemek mi Amerikancılık? Böyle bir şey olabilir mi? (CHP sıralarından alkışlar) Devam edelim: Acaba danışmanını Amerika'ya gönderip "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını deliğe süpürmeyin." demek mi Amerikancılık ya da dememek mi? (CHP sıralarından alkışlar) Partiyi kurduktan, AK PARTİ'yi kurduktan altı ay sonra, milletvekili değilken, hiçbir şey değilken Amerika Birleşik Devletleri'nde New York ve Washington'a gitmenin sebebini, yaptığı görüşmeleri, bu millete tane tane açıklamak mı Amerikancılık, saklamak mı Amerikancılık merak ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
SALİH CORA (Trabzon) - Dünya tanıyor, dünya!
ENGİN ALTAY (İstanbul) - "Bu can bu tende kaldıkça o rahip hiçbir yere gidemez." deyip Amerikan yönetimi tarafından mal varlığıyla tehdit edilince rahibi paşa paşa Amerika'ya göndermek mi Amerikancılık, karşı çıkmak mı Amerikancılık? (CHP sıralarından alkışlar) Seçimden önce, Amerikan seçimlerinden önce Trump'tan yana tercih, rey belli edip, ihsasırey yapıp tersi çıkınca telefonla görüşebilmek "Hayırlı olsun." demek için, üç ay sağı solu araya koymak mı Amerikancılık merak ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Ve son söz şu olsun, çok şey var söylenecek, şunu söyleyeyim bitireyim: Sayın Recep Tayyip Erdoğan 7 Şubat 2012'de Fetullah Gülen teröristiyle yollarını ayırdı mı? Ayırdı. Gönlünden sildi mi? Sildi. Tam bir yıl on ay daha Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Fetullah Gülen'i gözünden, gönlünden silip arayı... Niye? MİT Müsteşarımız Hakan Fidan'a yönelik operasyondan sebep. Sonra bir yıl, beyefendi bir yıl on ay sonra...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...şu cümleyi kurdu: "Birisi Başbakanımız, birisi..."
Vermeyeceksiniz, istemiyorum. O zaman sesim duyulsun diye ayağa kalkacağım.
Dedi ki beyefendi -Tayyip Bey ipi koparmış, MİT Müsteşarımıza operasyon çekilmiş- 23 Kasım 2013, 17-25'ten bir ay önce: "Fitne sokuyorlar, fesat sokuyorlar, bizi birbirimize düşürecekler, birliğimizi bozmayın." Feryat ediyor. MİT Müsteşarına operasyon yapılmış, Tayyip Bey hastaneden ameliyattan kalkmış, operasyona müdahale etmiş, aradan bir yıl on ay geçmiş, beyefendi ne dedi biliyor musunuz? "Biri Başbakanımız, biri gönlümün efendisi." dedi. Hadi, buyurun alkışladığınız adam, buyurun! (CHP sıralarından alkışlar)