| Konu: | Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 43 |
| Tarih: | 22.12.2022 |
MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; sözlerime kumpas davasıyla cezaevinde yatarken hayata veda eden, bugün son yolculuğuna uğurladığımız şerefli bir Türk subayını, Korgeneral Vural Avar'ı anarak başlamak istiyorum; milletimizin başı sağ olsun, Komutanımızın ruhu şad olsun. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, millî meselelerde millî duruş göstermek gerekir. Sayın Elitaş, liman meselesi millî meseledir, sadece bizim için millî mesele değil tüm dünya için liman meselesi millî meseledir. Liman huduttur, liman en önemli stratejik altyapıdır, liman dış egemenliğin en önemli unsurudur.
Şimdi, dünyada küresel egemenlik savaşlarında en çok limanlar yer tutuyor değerli arkadaşlar; sadece ticari değil, askerî alanda da limanlar çok önemli. İngiltere'de Daily Mail gazetesinin en son bir görüş yazısı, eski İngiliz Savunma Bakanı ve Uluslararası Ticaret Bakanı, aynı zamanda, ABD'nin de Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert McFarlane'nin de bir beyanı var, diyor ki: "Çin'in şu anda dünya çapında 96 tane limanı var ve bu limanlarda tek bir asker, tek bir gemi ve hiçbir silah olmadan dünyadaki hâkimiyetini limanlar üzerinden sağlıyor Çin."
Peki, ABD'de durum nasıl? Orada da limanların satışı değerli arkadaşlar, ABD Kongresinde onaylanıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde 6 tane limana sahip olan bir İngiliz şirketini Dubai Ports World şirketi satın alıyor, Amerika Kongresinde ciddi tartışmalardan sonra o sözleşmeyi iptal ettiler değerli arkadaşlar.
Yine, Yunanistan 2016 yılında Pire Limanı'nı Çin'e sattı, Çinli Cosco şirketine sattı. Yunanistan'da inanılmaz tartışmalar oldu, grevler oldu. Olaylı bir oylamayla zoraki Meclisten geçirdiler, Çin'e sattılar. Arkasından Amerika Birleşik Devletleri, Pire Limanı Çin'e satılınca Dedeağaç ve Kavala limanlarına yatırım yapma kararı aldı değerli arkadaşlar. Parlamento onaylıyor, bakın, Amerika'da Kongre onaylıyor, Yunanistan'da Parlamento onaylıyor, bizdeki gibi ihaleyi yapıp, bitmiyor çünkü bunu millî mesele, ulusal güvenlik meselesi olarak görüyor dünya.
Çok yakın zamanda Birleşik Arap Emirlikleri'nde Çin, Abu Dabi'ye 80 kilometre mesafede yine bir liman yatırımı yaptı. "Askerî tesis yapıyor." diye Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri'ne baskı yaptı, liman yatırımını durdurdu arkadaşlar. Yani "liman" dediğimiz şey, dünya ekonomisi için, dünyadaki egemen güçlerin savaşı noktasında en önemli unsurlardan bir tanesi.
Çin "Bir Kuşak, Bir Yol" konsepti çerçevesinde dünyada liman satın alıyor arkadaşlar. Bakın, şu haritada kırmızıyla gördüğünüz yerler Çin'in liman yatırımı yaptığı yerler, dünyanın her yerinde liman yatırımı yapıyor. Sri Lanka Çin'e borçlarından dolayı, borcunu ödeyemediği için 2017 yılında Hambantota Limanı'nı doksan dokuz yıllığına Çinli bir firmaya vermek zorunda kaldı. Afrika Kıtası'nda 2 tane ülke; bir tanesi Kenya'da Mombasa Limanı, diğeri Zambiya'da Kenneth Kaunda Uluslararası Havalimanı; bunlar da borçları dolayısıyla Çin'e verileceği söylenen limanlar ve havaalanları değerli arkadaşlar. Yine, Çin, İsrail'in Aşdod, Mısır'ın Ebu Kir Limanı'ndaki yatırımlarından sonra Beyrut Limanı'na talip oldu; Hayfa Limanı'nı aldı, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki en önemli problemlerden biridir çünkü 6'ncı Filo Hayfa Limanı'na yanaşıyor değerli arkadaşlar.
Yani siz uluslararası güç olmaktan, bölgesel güç olmaktan, küresel güç olmaktan bahsediyorsanız önce kendi limanınızı kendiniz işleteceksiniz ya da ulusal sermayeli bir şirketinize işlettireceksiniz. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Eğer uluslararası bir yatırımcı geliyorsa da o limanın sözleşmesi sizin Parlamentonuzda onaylanacak değerli arkadaşlar. Eğer siz bunu yapamıyorsanız kendi limanınızı kontrol edemiyorsunuz.
Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok; bakın, Rotterdam modeli var dünyada, iskele iskele satıyor, limanın tamamını bir kişiye satmıyor ve orada fiyatları da belirliyor; alt rakam, üst rakam, en yüksek kâr marjını sağlıyor ve onun üzerinden cirodan pay alıyor. Aynı yöntem bizim Türkiye'de limanlarda da uygulanabilir. Mersin Limanı gibi yapamazsınız. Mersin Limanı'nı sattınız 800 milyon dolara -ilk yatırım bedeli dâhil- on sene sonra yüzde 39'unu 800 milyon dolara sattılar Mersin Limanı'nı alanlar değerli arkadaşlar, Avustralyalı şirkete. Yani İzmir'deki limanların 4 katı, 5 katı, monopol şeklinde para kestiler, o parayı yığınla yığdılar, on sene işlettiler, on sene sonra 800 milyon doları ceplerine koydular gittiler.
Sayın Elitaş, Mersin Limanı'ndan bahsediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT BAKAN (Devamla) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MURAT BAKAN (Devamla) - Türkiye'nin yapması gereken, bırakın imtiyaz sözleşmelerinin süresini uzatmayı değerli arkadaşlar, eğer zerre vatan sevginiz varsa, zerre milliyetçiyseniz, zerre vatanseverseniz önce bu imtiyaz sözleşmelerinin dolmasını bekleyeceksiniz, arkasından kamu işletecek, devlet işletecek; olmuyorsa millî sermayeli şirketlerinize işleteceksiniz kendi limanlarınızı; ona buna peşkeş çekmeyeceksiniz, uluslararası sermayeye peşkeş çekmeyeceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, oyumuzun rengi için söz aldık, oyumuzun rengini söyleyelim: OHAL Komisyonunun devamına "hayır", sendikalarla ilgili düzenlemeye "hayır", korsan bütçeye de "hayır" ve liman vatandır arkadaşlar, vatanların satılmasına "hayır" (CHP sıralarından alkışlar)