GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: (10/6818, 6819, 6821, 6822, 6823, 6824, 6825) No.lu Altı Yaşındaki Bir Kız Çocuğunun Evlilik Adı Altında Cinsel İstismara Maruz Bırakılması Olayının Araştırılarak Benzer Olayların Yaşanmaması ve Her Türlü Çocuk İstismarının Önlenmesi İçin Yapılması Gerekenlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:44
Tarih:03.01.2023

CHP GRUBU ADINA GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Genel Kurul görüşmelerini ve süreci şöyle bir hafızamızda tazelediğimizde, aslında, 2016 yılında yaşananları tekrar yaşıyoruz, hepimiz dejavu olmuş gibiyiz, tarih tekerrür etmemeli ama maalesef tekerrür ediyor.

Ne olmuştu 2016 yılında? Ensar'daki ve KAİMDER'deki çocukların cinsel istismarı ve kamuoyunda yükselen muhalefet ve tepkiler üzerine yine böyle bir komisyon kurulmuştu. Komisyon üç ay çalıştı ve üç ay çalıştıktan sonra elimdeki bu raporu hazırladılar. Bu raporda 88 öneri vardı, çocukların bu tür kapalı kurumlarda bir daha istismara uğramaması ya da hiçbir yerde istismara uğramaması için neler yapılması gerektiği bu Komisyon raporunda 88 madde hâlinde tek tek yazılmıştı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak muhalefet şerhimiz vardı; yine, o şerhe ilişkin, umarım burada tekrarı yaşanmaz.

Bir de bu rapor 2017 yılında Meclise dağıtıldı ama yine "Neden görüşülmüyor?" tepkileri üzerine ancak 2018'in Şubatında görüşülebildi. Görüşüldü, ne oldu? Diğer birçok rapor gibi Meclisin tozlu raflarına bırakıldı ve maalesef, hiçbir konuda bir ilerleme sağlanamadı. Ne diyordu bu raporda? Raporda diyordu ki: "Bu kapalı kurumlar, her ne ad altında olursa olsun çocukların barındığı bu yurtlar, pansiyonlar Millî Eğitim Bakanlığına bağlansın." Bağlandı mı? Hayır, bağlanmadı. Ne oldu ondan sonra? Ordu Fatsa'da bulanan bir erkek öğrenci yurdunda 12 yaşındaki bir çocuk kurs öğretmeni tarafından istismara uğradı. Adıyaman Besni'de yine yurtta kalan 2 çocuk istismara uğradı. Maraş'ta yurtta kalan 4 çocuk istismara uğradı. Ankara Güdül'de özel bir yurtta 2 çocuk istismara uğradı. İzmir Dikili'de bir özel erkek öğrenci yurdundaki erkek çocuk istismara uğradı. Konya'da erkek çocuk, yine, yurtta kalan erkek çocuk istismara uğradı. Erzurum'da Kur'an kursunda 8 çocuğa nitelikli istismarda bulunuldu. Denizli'nin Çivril ilçesinde bir yurtta 12 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunuldu; yurt kapatıldı, mühürlendi ama ne oldu? Yurdun ismi değiştirildi ve yurt sessiz sedasız tekrar hizmete açıldı ve çalışmaya başladı. Denizli'nin Akköy ilçesinde yine bir yatılı Kur'an kursu yurdunda çocuklar cinsel istismara uğradı. İşin ilginci ne biliyor musunuz? Çocuklara cinsel istismarda bulunan aşçı için müftülük tarafından deniliyor ki: "Bu kişiyi burada işe alacaksınız." Güvenlik soruşturması yok, hakkında tahkikat yok; müftü istedi diye işe alınıyor aşçı olarak, deniliyor ki: "Yatacak yeri yok, yurtta yatacak." ve o kişinin yurtta yatarken o yurttaki çocuklara cinsel istismarda bulunduğu ortaya çıkıyor. Kişi tutuklanıyor, müftü ne oluyor? Müftü görevine devam ediyor, onun hiç suçu yokmuş!

AHMET AKIN (Balıkesir) - Yazıklar olsun!

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Evet, demek ki bu Komisyon raporundaki "Millî Eğitim Bakanlığına bağlansın." önerisi yerine getirilmiş olsaydı burada sayamadığım birçok çocuk da istismar mağduru olmayacaktı, cinsel istismara uğramayabilirdi.

Yine, burada, Komisyon raporunda deniliyor ki: "Çocuk izlem merkezlerinin tüm illerde faaliyet gösterecek şekilde yaygınlaşması gerekir." Ama maalesef yaygınlaşmadı. Yaygınlaşmadığı gibi istismara uğrayan çocuklarla çocuk izlem merkezlerinde yapılacak özel görüşmeler... Zaten kapasite yetersiz, yoğun bir talep var, bir de 2022 yılında bir genelge çıkardınız, bu genelgeyle dediniz ki: "İstismara uğrayan yetişkinlerin de çocuk izlem merkezlerinde ifadesi alınsın." Çocuk izlem merkezlerinde çocuklara karşı istismarı sorgulamak ve buna ilişkin çalışma yapmak için orada bulunanlara "Yetişkinlere de bunu yapın." dedi. Bunu kim dedi? Adalet Bakanlığı dedi. Açması gereken ÇİM'lerden sorumlu Sağlık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığının maalesef bundan haberi yok.

Peki, Komisyon raporunda başka neler söylenmişti? Komisyon raporunda -özellikle Türk Ceza Kanunu'nun 103'üncü maddesindeki cinsel istismarın tanımı- "Fiziksel temas içermeyen cinsel eylemleri de kapsayacak şekilde düzenlenmelidir." denildi. Evet, bir düzenleme yaptınız, bu düzenlemede dediniz ki... İşte, nitelikli cinsel istismar suçunda 103'te sekiz yıldan başlattınız ama sarkıntılık seviyesinde kalmışsa, sarkıntılık yapmışsa üç yıl ile sekiz yıl arası. Nitelikli cinsel istismarın kanunda tanımı yapıldı ama sarkıntılığın yapılmadı. Sarkıntılığın tanımı yapılmadığı için de o çocuklar mahkemelerde... Fiilen oluşturulan belli kriterlerle maalesef, failler, istismarcılar daha az ceza aldılar. Dedi ki mahkemeler: "Neden geç şikâyet ettin?" Yargıtayı, istinafı, yerel mahkemesi, çocuğun neden geç şikâyet ettiğinden bahisle "sarkıntılık" demeye başladı. "İlk ifade ile burada verdiğin ifadeler çelişkili, ifadeler arasında çelişki var." deyip failini beraat ettirdiler. Oysa, istismara uğrayan çocuğun o anda, o psikolojiyle elbette unutacakları olacaktır.

Başka bir şey daha var, ensest istismarlara cezasızlık algısı ciddi şekilde güçlendi. Tarafları, anne-baba arasında boşanma davası varsa ve aile içinde çocuk istismara uğramışsa "Boşanma davasından dolayı iftira atılıyor." denilerek anne-baba arasındaki boşanma kusurları çocuğun omzuna yüklendi.

Bir başka durumu daha burada ifade etmek isterim değerli arkadaşlar. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun Üçüncü Komitesinde iktidar, saray iktidarı bir önergeye imza attı -kabul etti- dedi ki: "18 yaş altında, küçük yaşta, erken yaşta zorla evlendirilmenin önüne geçeceğiz ve evlilik yaşında düzenleme yapılacak." 15 Kasım 2022.

Şimdi buradan sesleniyorum: Eğer Çocuk Koruma Kanunu'na göre 18 yaşından küçük herkes çocuksa o zaman gelin, evlenme yaşını "fakat"sız, "ama"sız, istisnasız 18'e çıkaralım. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, peki, neden bu Komisyon kurulacak? Hiranur Vakfındaki, cemaate ait bir vakıftaki istismar vakasından sonra kamuoyu baskısıyla yine böyle benzeri bir komisyon kurulacak. Tıpkı KAİMDER'de, tıpkı Ensar'da olduğu gibi süreci uzatarak, ipe un sererek oradaki yaşananları bu Komisyon aracılığıyla aklamak istiyorsanız buna izin vermeyeceğiz değerli arkadaşlar. Samimi misiniz, bu konuda gerçekten cinsel istismarın önlenmesini, çocukların korunmasını sağlamak, buna "evet" mi demek istiyorsunuz? Mecliste 5 siyasi partinin grubu var, grubu olmayan siyasi partilerin vekilleri de var. 5 gruptan eşit temsiliyet yapalım, eşit sayıda milletvekili gelsin ve oradaki oylamalarda Komisyon Başkanı "Ben gündemi belirlerim, istediğim kurumu çağırırım, istediğim yetkiliyi çağırırım ya da istediğim kurumlarda inceleme yaparım." diyerek belirleyici parmak hesabına gidilmesin, samimice bu işi yapalım. Aynı zamanda, kapalı kurumların etkin bir denetime kavuşabilmesi için bağımsız denetim mekanizmalarını hayata geçirelim. Haber verip "Biz geliyoruz." diyerek ortamın düzenlenmesine, temizlenmesine izin vermeden bunu yapalım. Eğer, bu raporda ifade edildiği gibi, burada, bir ihtisas komisyonu kurulmuş olsaydı, çocuklara karşı her türlü istismarın önlenmesi için bir ihtisas komisyonu kurulmuş olsaydı bahsettiğim etkin denetimi hayata geçirmek için, çocuklar için, hepimiz için bir şans doğabilirdi ama ne yaptınız? İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna bir alt komisyon yani istismara uğrayan çocuklara verdiğiniz değer ya da çocukları korumak için göstereceğiniz tek şey, alt komisyonda öyle sıradan bir şekilde gitmesi.

Değerli arkadaşlar, evet, bir komisyon kurulacak. Öncelikle, gruplardan eşit temsiliyeti gelin, bu komisyonda hâkim kılalım. Bir başka şey daha yapalım: Cumhuriyet Halk Partisi bu Komisyon raporundaki muhalefet şerhinde "Biz incelenmesi gereken kurumları bildirdik ama 'benim kurumum' 'bana oy veren kurum' 'bana yakın kurum' ayrışmasıyla bizim istediklerimiz yapılmadı." diyor, bu raporun bir komisyon raporu değil, AK PARTİ'nin kendi raporu olduğunu ifade ediyor. Gelin, bundan da bu Komisyonu ayrı tutalım.

Değerli arkadaşlar, peki, ne yapmalıyız, neye ihtiyacımız var? Bir önceki bahsettiğim istismar, bu Komisyonun kurulmasının sebebi olan istismar ve 6 yaşından itibaren sistematik tecavüz vakasında Aile Bakanlığının iki yıldır bildiği hâlde sustuğu ve hiçbir şey yapmadığı ortaya çıktı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Şimdi, o davada Aile Bakanlığı davaya müdahil olacak.

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Tamamlıyorum.

İki yıldır bu davada hiçbir varlık göstermeyen, sümen altı edilmesine göz yuman Aile Bakanlığının aslında o sanıklarla birlikte -müdahil değil- sanık sandalyesinde oturması gerekirdi. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, erken yaşta istismara uğrayan çocuk için "Çocuğun rızası var." diyen birisi Adalet Bakanlığı koltuğunda oturduğu sürece bu Komisyondan hiçbir sonuç çıkmayacaktır. Yine, 6 yaşındaki birine sistematik istismar vakasına "İnsani bir durum." diyen Aile Bakanı o koltukta oturduğu sürece bu Komisyon gerçekleri örtme ve o suçu aklama komisyonuna dönüşecektir. Ancak, bizler, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu Komisyonun her hukuksuzluğunu ya da her yanlışını bütün kamuoyunun önünde ifşa edeceğiz ve çocukların istismardan korunması için gerekeni yapacağız.

Sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)