| Konu: | Uludağ Alanı Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 51 |
| Tarih: | 18.01.2023 |
LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Bursa Vekili öyle güzel, süslü cümleler kullandı ki sanki alan başkanlığı olduğu zaman çok büyük bir sorun hallediliyor ve iyi bir şeymiş gibi algılatmaya çalışıyor ama işin aslı, maalesef, böyle değil. Eğer Uludağ, Bursa halkının olacaksa, halka ait olacaksa zaten bu kanunun geçmemesi gerekiyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, burada 2018 yılından bu yana görev yapıyoruz. Bir sürü kanuna "evet" dedik, "hayır" dedik ve çoğunuz birkaç ay sonra burada olmayacaksınız ya da olmayacağız ama vicdanlarımız bizimle beraber ayrılacak buradan. (CHP sıralarından alkışlar) Burada öyle kanunlara "evet" "hayır" dediniz ki bazen çocukları mağdur ettiniz, bazen eğitimcileri mağdur ettiniz, bazen vatandaşı mağdur ettiniz ama genellikle de neye el kaldırdığınızı bilmeden oy kullandınız. Şimdi, öyle bir kanun geçiyor ki, evet, Uludağ Bursa tarihinde çok önemli, alınan bu karar çok önemli ama siz de tarihte çok önemli olacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar) Tarihte bu talana izin vererek yerinizi almış olacaksınız; çocuklarınıza, torunlarınıza bunu aktarmak zorunda kalacaksınız. "Evet, bu kararı ben verdim." diyebilecek misiniz? Bunu bir kez daha düşünmenizi tavsiye ederim. Bursa istemiyor, sivil toplum kuruluşları istemiyor. İşte, gördüğünüz gibi, Kapadokya örneği var, birkaç örnek daha var önümüzde. Hangisinde başarı oldu? Hangisi talan edilmedi? Makineler girdi, istila etti. Orada o kadar canlı var ama siz maalesef rant gözlüklerinizi çıkartmak istemiyorsunuz. Evet, kararlar da siyasi bir tercihtir; siyasi tercihler ya iyi şeylere ya kötü şeylere vesile olur ama siz maalesef kötü şeylere vesile ediyorsunuz.
Biz de Bursalıyız; biliyoruz, kimlere söz verildi, kimler bundan fayda sağlayacak, çok iyi biliyoruz; onun için, bize süslü cümlelerle "Burası böyle olursa, alan başkanlığı olursa, millî park olmazsa, 'millî park' statüsünden çıkarsa çok iyi olacak." şeklinde bunları vatandaşı kandırarak anlatmayınız, vatandaş biliyor. Bakın, vatandaş size çok şeyin hesabını sandıkta soracak, sorduğu konulardan bir tanesi de gerçekten bu konu olacak ve siz, burada, Bursa'da bunun yanıtını sandıklarda gerçekten göreceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
Bursa'nın çok büyük sorunları var, az önceki konuşmamda da söylemiştim ama sanki alan başkanlığı getirilmesi, bu kadar hızla getirilmesi, az önce de ifade ettiğim gibi, şunu anlatıyor: "Biz kaybediyoruz, biz gidiyoruz, iktidar olmayacağız ve seçime kadar da neye sahip olacaksak, neyin yönetimini elimizde tutabileceksek onları şimdiden kavrayalım, bırakmayalım, bunun için savaşalım." Aslında, siz iktidarı kaybettiğinizi kabul ettiniz, bu acelelerinizle kaybettiniz. Getirdiğiniz, çok önemli olduğunu ifade ettiğiniz, sorunları çözdüğünüzü söylediğiniz, alelacele getirdiğiniz torba yasalarla ve yaptığınız yanlışlarla, bu uygulamalarla sorunlar çözülmez ya da seçim tarihinden önce aklınız neredeydi sorunları çözmek için, neden birtakım kuralları, kanunları getirmediniz, buradan geçirmediniz? Şu anda da niyetiniz zaten sadece göz boyamak. Uludağ Alan Başkanlığı konusunda tekrar vicdanınıza sesleniyorum: Çocuklarınıza, torunlarınıza bırakacağınız bir miras olacak burası. Ya rant sevdanızı bırakacaksınız veya doğayı çocuklarınıza bir miras olarak bırakacaksınız, bunun kararı son derece önemli. Ama buradan olumsuz olarak geçmez de kabul edilirse çok kısa bir süre sonra -zaten gidiyorsunuz- biz geleceğiz ve bunu düzelteceğiz, düzelteceğiz, düzelteceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)
Oyumuzun rengi bu talana karşı "hayır"dır. Oyumuzun rengi "hayır"dır, bunu kabul etmiyoruz, talanı istemiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)