| Konu: | Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde meydana gelen trafik kazasında şehit olan 2 askere, Orhan Erinç'in vefatına, Uğur Mumcu'nun katledilişinin 30'uncu yılına, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ın katledilişinin 22'nci yılına, eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in vefat yıl dönümüne, Meclisin milletin sorunlarını çözme yeri olduğuna, Meclisin saygınlığına ve İsveç'te Kur'an-ı Kerim'i yakma cüretinde bulunulmasına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 53 |
| Tarih: | 24.01.2023 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Zatıalinizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, az önce, Sayın Metanet Çulhaoğlu'ndan, onun ağzından duyduk; Ağrı Doğubeyazıt'ta 2 şehidimiz var. Allah'ımdan rahmet diliyorum, mekânları cennet olsun, milletimizin, ailesinin ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin başı sağ olsun, son olsun inşallah.
Geçtiğimiz günlerde Orhan Erinç'i kaybettik kendisine. Allah'tan rahmet; ailesine, Cumhuriyet gazetesi ailesine ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Sayın Başkan, otuz yıl önce bugün, 24 Ocak, Türkiye için kara günlerden biridir. Mafyayla, yobazlarla, yolsuzlukla mücadele eden, kalemini satmayan Uğur Mumcu hain bir saldırıyla katledildi, aramızdan ayrılışının 30'uncu yılı. "Ne bir haram yedi ne cana kıydı/Ekmek kadar temiz su gibi aydın." Ve Uğur Mumcu canlara kıyılmasın diye mücadele etti, haram yenmesin diye mücadele etti, fakirin ekmeğine kimse göz dikmesin diye mücadele etti. Katledilmek istenen Uğur Mumcu'ydu, susturulmak istenen özgürlük çığlığıydı, susturulmak istenen temiz devlet, temiz toplum arayışıydı. Bu cinayetlerin Türkiye üzerinden haksız çıkar ve menfaat sağlayan güç odaklarının işi olduğunu biliyoruz.
Gene yirmi iki yıl önce bugün çok büyük bir acı kayıp yaşadık. Diyarbakır Emniyet Müdürümüz Gaffar Okkan'ı da hain bir saldırıda kaybettik. Devlet-millet kucaklaşmasını çekemeyenlerin hain kurşunlarına maruz kaldı, eğilmedi, bükülmedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - "Gider babamın fırınında ekmek satarım ama devletin, milletin hakkını, hukukunu yedirmem." dedi.
Yine, bugün yedi yıl önce, eski Dışişleri Bakanımız, Türk siyasetinin önemli figürlerinden İsmail Cem'i de kaybettik, ona da Allah'tan rahmet diliyorum.
Sayın Başkan, Meclis milletin sorunlarını çözme yeridir; sorunları öteleme, oy kaygısıyla zamana yayma gibi Ali Cengiz oyunları milletin derdini düşünmemektir. 1 Ekim 2022 tarihinden bu yana "EYT'yi Meclise getireceğiz." dediler; her hafta, her ay öteleniyor. Emeklilerimizin maaş farkları hâlen yatmadı. "Kredi ve Yurtlar Kurumu borçlarının faizlerini sildik." dediler; borçlar olduğu gibi duruyor, her gün şikâyet alıyoruz. Hesaplama sistemiyle ilgili vergi daireleri farklı çalışıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasaları uygulanmıyor mu, merak ediyoruz. Milletin umuduyla oynamak milletin vekillerine yakışmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu arada, milletin vekillerine ayakkabı yalamak da hiç yakışmaz. Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığına gölge düşürecek tavır ve tutumlardan bütün milletvekillerinin özenle sakınması gerekir.
Sayın Başkan, son olarak, İsveç'in aşırı sağcı görüşleriyle bilinen ırkçı Sıkı Yön Partisi Lideri Rasmus Paludan, Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği yakınlarında kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'i yakma cüretinde bulundu. Bu eylem bir nefret suçudur, insanlık suçudur. İnsanların kutsalına dil uzatmak, kutsal kitabını yakmak barbarlıktır, şerefsizliktir, alçaklıktır. İsveç faşizme kol kanat germektedir. Faşizme alan açanlar, bir gün faşizmin alçak yüzüyle mutlaka yüzleşirler. Bu tür gayriinsani eylemlere yol verenler bir gün kendi silahlarıyla vurulurlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Türkiye Büyük Millet Meclisinden sesleniyorum: İsveç yönetimini bu hadsizlik, bu saygısızlık karşısında hem Türkiye'den hem bütün Müslüman âleminden özür dilemeye davet ediyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)