| Konu: | Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 54 |
| Tarih: | 25.01.2023 |
CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Zatıalinizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Burası Meclis, vatandaşın derdiyle dertlenmesi gereken yer. Günlerdir Karayolları işçileri bize mesaj atıyor, bir mesajı okuyacağım. İsmini vermeyelim, çocuğu işten de atmasınlar. Hepinizin bildiği bir konu. Bu kürsü milletin kürsüsü, bu kürsüde milletin sesinin dillendirilmesi lazım diye okuyorum, konuşmama öyle başlayacağım. Şöyle yazmış: "Sayın Vekilim, Karayolları işçileri olarak adalet istiyoruz. Karayollarında 4857 sayılı İş Kanunu'muza tabi işçi olarak çalışıyorum. Aynı işi aynı statüde yapmamıza rağmen birbirinden farklı ücretler almaktayız. Bu durum başta Anayasa'mız olmak üzere, İş Kanunu'muza, uluslararası sözleşmelere ve insan haklarına aykırıdır." Doğru söylemiş vatandaş. "Son yapılan protokolle yeni bir adaletsizlik yapılmıştır. Öyle ki 16 bin mağdurdan yalnızca 4 bin civarında kişi bu mağduriyetten kurtarılıp yaklaşık 12 bin kişi tekrar tekrar adaletsizliğe âdeta mahkûm edilmiştir. Lütfen, lütfen, lütfen, artık bu adaletsizliğe son verin." Yüce Meclisin takdirine sunuyorum arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Bu kadar... Cumhurbaşkanı her Bakanlar Kurulundan sonra bir müjde veriyor, diyor ya, arkadaşlar; nasıl! müjdeyse! E, bu konuya da bir el atıverelim. Hepimiz o Karayolları emekçilerinin yaptığı, temiz tuttuğu, bakım yaptığı yollarda arabalarımızı sürüyoruz. Yazıktır, günahtır.
Şimdi, gün içinde bir iki polemik var, bunlara da cevap vermekte fayda var. Milletvekilimiz Özgür Karabat dedi ki: "Yetim hakkı yeniyor ülkede." Yılmaz Bey kardeşimiz itiraz etti. Şimdi, ben böyle tane tane anlatayım bir yetim hakkı, 1-2 örnek anlatacağım. "Sapphire" diye bir yer varmış -ben bilmiyorum da- Halkbank bunun 146 bağımsız bölümünü satın alıyor 100 milyon dolar karşılığı 583 milyon TL'ye. "E, ne var bunda?" denebilir; adamın borcu varmış bankaya sözde, almış -onu da bilmiyoruz- güzel. Sonra, Halkbank -bu 146 bağımsız bölümü aldı ya- üstüne 101 bağımsız bölümü de başkalarından almış, etmiş mi 247 bağımsız bölüm. Bu iş ne zaman oldu? 2019'da. 2020, 2021, 2022, 2023; yaklaşık dört sene geçiyor. Sonra burayı aynı kişiye 905 milyon TL karşılığı yani 48 milyon dolara satıyor. Arkadaş, bunu nereye koyacaksınız? Meclis bunu nasıl seyreder? Seyreder arkadaşlar, alışkın, fıtratlarında var. (CHP sıralarından alkışlar)
Altı ay önce dedik ki: "Darphane..." Akif Hamzaçebi müthiş bir araştırmacı milletvekilliği örneği sergiledi, bir soru önergesi verdi. Olay şu: Darphane... Bandrol işi yaptırılıyor ya bu sigaralara, rakılara -kimse içmesin tabii ama- Tayyip Bey bir kararnameyle bu işi Darphaneye veriyor. Darphane 185 milyona bu işi bir firmaya yaptırıyor. Sonra "Türkiye Gönüllüleri" diye AK PARTİ'ye gönüllü çalışan bir organizasyonun koordinatörüne deniyor ki: "Ya, bu işi sen yap." "Benim matbaam yok." "Ya, boşver, sen al." "İyi, alayım. Nasıl alayım?" "Biz bunu 185 milyona yaptırıyoruz, sana 400'e verelim." Bak, bak, bak! İyi, adam almış da işi bilmiyor, matbaası yok. Gitmiş bu işi Darphaneye daha önce yapan vatandaşa, firmaya, demiş ki: "Sen bu işi yapıyorsun." "He." "Kaça yapıyorsun?" "185'e." "E, gene yapar mısın?" "Yaparım tabii, iyi para kazanıyorum." "E, sen yap ama bana ver, ben Darphaneye götüreyim." E, güzel. 185 milyona yapılan işi 400 milyona yaptırmak ve -işi alan da işi gene eski yapana yaptırıyor 185'e- aradaki 215 milyonu cukka etmek yetim hakkı değil de nedir ya? Nedir? (CHP sıralarından alkışlar)
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Yazıklar olsun!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Başka bir şey; bir sayın milletvekilimizin de adı geçiyor, ben kendisinin... Bu konuda araştırma önergesi de verdik, keşke kabul etseydiniz, sayın milletvekilim de gelip burada kendisini anlatsaydı. Sermaye Piyasası Kurulu üzerinden küçük yatırımcıların keklendiğini hep söyledik. "Kekleme" deniyor ona. Kekleme miydi, neydi Erkan?
TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Kekleme, kekleme.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bu iş dallandı, bir boşanma davası oldu falan, iş büyüdü -sayın milletvekilimizin eşi de daha önce bu Kurumun Başkanı- kayınbirader, enişte, bilmem ne, Cumhurbaşkanının 2 danışmanı... Sayın milletvekilleri, hepiniz iman sahibi insanlarsınız, orta yerde bir iddia var, villalarda 180 milyon dolar alınmış paralardan söz ediliyor. Bu Meclis bunu araştırmıyorsa bu Meclisi, maalesef, yolsuzluğa, rüşvete, harama, yetim hakkına ortak etmiş sayılırsınız. (CHP sıralarından alkışlar) Meclis bu lekeyle daha fazla yaşayamaz. Bereket, doksan gün sonra, yüz sekiz gün sonra seçim var, bütün bunların araştırılacağını bilin. Devletin kör kuruşunun hesabını sormayan bir CHP iktidarı olmaz olsun! Kör kuruşun hesabını soracağız. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, bu kanun... Ha şunu da söyleyeyim, kanuna öyle geçeyim.
Bugün Mecliste basın toplantısı yaptım, saat bir buçukta. Erdoğan temmuz ayında dedi ki: "1 Ekimde Meclis açılınca EYT işine bakacağız." Ben de dedim ki: "Erdoğan, 1 Ekim, kasım, aralık, ocak, dört ay geçti, EYT'lileri daha fazla oyalama. EYT'lilerin emeklilik analarının ak sütü gibi haklarıdır, paşa paşa yapacaksın." Bugün söyledim, saat bir buçukta söyledim. (CHP sıralarından alkışlar) Genel Kurul açıldı, burada yerimden de söyledim.
ERKAN AYDIN (Bursa) - Hemen getirdiler(!)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, kızarım ederim ama duydum, imzaya açmışsınız, imzaya açmışsınız.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Korkudan, korkudan!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Açmadınız mı? Açtınız mı, açmadınız mı?
MEHMET DOĞAN KUBAT (İstanbul) - Açtık.
EYÜP ÖZSOY (İstanbul) - İmza at!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Hah, hah, güzel.
Önce Bay Kemal'e, sonra da Erdoğan'a teşekkür ediyorum. İnşallah doğru dürüst bir kanun olarak gelir de herkes rahat bir nefes alır.
Staj mağdurlarını da getireceksiniz paşa paşa Doğan Bey.
EYÜP ÖZSOY (İstanbul) - Destek olacaksınız değil mi? Destek olacaksınız değil mi ona?
ENGİN ALTAY (Devamla) - Tabii, tabii olacağız, hiç merak etme. Bir saatte geçiririz, bir saatte.
EYÜP ÖZSOY (İstanbul) - Sonra Anayasa Mahkemesine götürmeyin ama!
BAŞKAN - Sayın Kubat, sataşmadan söz verebilirim size.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Sayın Kubat, staj mağdurlarını da paşa paşa buraya getireceksiniz, paşa paşa. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
EYÜP ÖZSOY (İstanbul) - Sonra Anayasa Mahkemesine götürmeyin!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Anayasa Mahkemesini sana soracak hâlim yok!
EYÜP ÖZSOY (İstanbul) - "Yerli ve millî" deyip Anayasa Mahkemesine götürmeyin!
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sana mı soracağız! Sana mı soracağız!
EYÜP ÖZSOY (İstanbul) - Önce oy verip sonra götürüyorsunuz ya! Destekleyin, destekleyin!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, bir konu daha var, buna da girersek kanuna vakit kalmıyor.
BAŞKAN - Zaten kanunu on saniye konuşsanız olur!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Nureddin Nebati, Sayın Bakan dedi ki: "Enerji girdi maliyetleri düşüyor, çok şükür -eller böyle, gözler ışıl ışıl- seneye cari açık düşecek." Ne güzel, ne güzel, güzel. Doğru, dediği yalan değil; dediği yalan dediği yalan değil de şurası sıkıntı ama: Doğal gaz alış fiyatımız bir yılda yüzde 40 aşağıya düştü, ucuzladı. Ey vatandaşlarım... Ocak sıcak gitti, Allah'ın hikmeti de şimdi millet patlamıyor; cuma günü soğuklar geliyor Meteorolojiye göre, Allah bilir. Şimdi, vatandaşlara buradan sesleniyorum: Bir yıl içinde doğal gaz yüzde 40 ucuzladı yani Türkiye dışarıdan aldığı doğal gazın -örnek veriyorum rakamları- 1 metreküpü için 100 kuruş ödüyorsa şimdi 60 kuruş ödüyor, 1 lira ödüyorsa 1 metreküpüne şimdi 60 kuruş ödüyor; 100 lira ödüyorsa şimdi 60 lira ödüyor, güzel. Peki, bu, vatandaşa niye yansımıyor?
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Açık var, açık.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ne olmuş? Kardeşim, iki yılda doğal gaza yüzde 215 zam yapmış bu Hükûmet, yapmış.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Parayı da ödemediler.
ENGİN ALTAY (Devamla) - E, hadi, şimdi yüzde 40'ını geri çek. İki yılda elektriğe yüzde 131 zam yapmış; elektriği doğal gazdan üretiyoruz.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Parayı da ödemiyor Rusya'ya.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Yüzde 131 Doğan Bey, yüzde 131 zam yapmışsınız elektriğe.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Parayı da ödemediler.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, yüzde 40 düştüyse, senin bu doğal gazı da vatandaşın faturasına yüzde 40 indirimli yansıtmamanın sebebi nedir? "Kur korumalı mevduat sahiplerinin zenginliğini koruyalım." Kur korumalı mevduata 100 milyar -geçti şu anda- para verdiniz hazineden; ucuzlamış doğal gazı vatandaşın faturasına yansıtmamak hangi kafayla izah edilir, nasıl bir mantığı var bunun? Yok. (CHP sıralarından alkışlar)
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Yetimin hakkını yiyorlar, yetimin hakkını.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bunun bir mantığı var...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Ödemeyi de 2024'e bıraktılar.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bunun mantığı şu İlhami Bey: "Ben zengin severim, fakir ne hâli varsa görsün." Biraz önce söyledim...
ERKAN AYDIN (Bursa) - Aynen öyle, aynen.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Ödemeyi 2024'e bıraktılar.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Biraz sonra belki Yılmaz Bey "enflasyon" falan diyecek; global, küresel enflasyon var...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkanım, toparlıyorum.
BAŞKAN - Tabii, tamamlayın.
Söz vermedim, şimdi veriyorum; söz istemeden vermiyorum biliyorsunuz.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Çok güzel, çok doğru.
İşte, demin söyledim, asgari ücret 8.500 liraya çıktı, 2.800 lira olsa daha iyiydi; 2.800 liralık asgari ücret 54 kilo et alıyordu şimdiki 37 kilo alıyor diye söyledim. Bunlarla gelmeyin, millet bunları yemez. Şu kanun teklifine "evet" oyu vereceğiz, şunun için... Köylüde, memurda, işçide, vatandaşta ev alma hayalini bile bitirdiniz, hayal bile edemiyor insanlar ev sahibi olmayı. Şimdi, diyorsunuz ki: "Konut kredisi çekeceklere ilk üç yıl, belli bir kısmını hazineden ben ödeyeceğim, sekiz sene sonra vatandaştan geri alacağım ha!" diyorsunuz. Lanet siper olsun. Yeterli değil, yeterli değil ama ev sahibi olmak için Allah'a dua eden, çalışan, çabalayan, alın teri döken memurumuz için çalışanımız için, işçimiz için, emekçimiz için, vatandaşlarımız için, bütün eksikliklerine rağmen bu kanun teklifine "evet" oyu vereceğimizi de söylüyorum.
Başkandan süre istesem vermeyecek, biliyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)