| Konu: | Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 58 |
| Tarih: | 02.02.2023 |
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin 4'üncü maddesi, Yükseköğretim Kanunu'nun 50'nci maddesinin (d) fıkrası kapsamında istihdam edilen bazı personelin statülerinin aynı kanunun 33'üncü maddesinin (a) fıkrasında belirtilen statüye dönüştürülmesini içeriyor; bunda bir sıkıntı yok fakat ilgili madde bu hâliyle, yıllardır 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesine göre istihdam edilmekle birlikte, 2018-2022 yılları arasında azami süre ve mezuniyet sebebiyle ilişiği kesilmiş ve doğal olarak bu maddeye bağlı uygulamaların asıl mağduru olan araştırma görevlilerini kapsamıyor. Yıllarca üniversitelerde araştırma görevlisi olarak görev yapan öğretim elemanlarının kadrolarının üniversitelere dönüşünde kamu yararı olduğu açıkça ortada.
İlişiği kesilen bu araştırma görevlilerinin bir bölümü konuyu yargıya taşıdı ancak Danıştayda davaları kaybettiler çünkü Danıştay da hâlâ 50/d maddesindeki istihdamı lisansüstü eğitimle sınırlı gören bir anlayışa sahip. 50/d kadrolarıyla üniversitelerde sözleşmeli olarak görev yapan akademisyenlerin 2018 sonrası çıkan yasayla daimî kadro olan 33/a'ya geçirilmesi istendi, bunu destekledik fakat bir kısım 50/d sözleşmeli, doktorasını tamamlamış araştırma görevlileri atanmış rektörlerin kişiye özel keyfî kadroları nedeniyle 33/a kadrolarına geçirilmedi ve sözleşmeleri feshedildi, üniversitelerle ilişikleri kesildi. Şimdi, yasayla, mevcut araştırma görevlilerini kadroya geçiriyoruz ama bu yasadan önce bu haklarını kullanamayanlar ne olacak? Onların da muhakkak bu yasa kapsamına alınması gerekiyor. Bizlerin, bu Mecliste, yasal düzenlemeyle, araştırma görevlilerinin, tüm akademisyenlerin sorunlarını çözmemiz, mağduriyetlerini gidermemiz, lisansüstü eğitim almış, yetişmiş elemanların kaderlerine terk edilmesine izin vermememiz gerekiyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Öte yandan, ülkemizdeki mağduriyetler akademisyenlerle de sınırlı değil tabii. Mesela, KİT'lerde çalışan taşeron işçiler, kiralık araç şoförleri, bilgi işlem personelleri, yemekhane çalışanları, biyomedikal teknikerleri, sterilizasyon çalışanları, şehir hastanesi çalışanları, laboratuvar teknikerleri, il özel idare çalışanları, Karayolları çalışanları, diş protez çalışanları, PTT çalışanları, sosyal tesis çalışanları; radyoloji, MR çalışanları, aile sağlığı merkezi grup elemanları, 4 Aralık mağdurları, kamu çağrı merkezi çalışanları, HBYS çalışanları, Vakıfbank güvenlikleri, TELEKOM çalışanları, belediye şirket işçileri, Ziraat Bankası temizlik ve servis elemanları hâlâ kadro bekliyor. Söz veriyoruz, iktidarımızda, en geç dört ay sonra onların kadrolarını biz vereceğiz. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
EYT yasası şu anda Komisyonda görüşülüyor. Aynı SGK çatısı altında resmen çifte standart uygulanıyor. SGK'li olanlar 5000 ile 5975 günlük prim arasında kademelendirilmiş; millet 5000 günle emekli olacağım diye borçlandı, şimdi süreyi 5975 güne kadar çıkardınız; burada bir mağduriyet. Öte yandan, BAĞ-KUR'lu kadınlarda 7200, erkeklerde 9000 günlük prim koydunuz, esnaf, çiftçi mağdur oldu. BAĞ-KUR'lunun günahı ne? Böyle bir adaletsizlik, SGK çatısı altında 2 ayrı sosyal güvenlik sisteminde böyle bir adaletsizlik olur mu? Gelin, bu adaletsizliği Komisyon aşamasında, Genel Kurula inmeden çözelim. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Ayrıca, staj ve çıraklık sigorta başlangıcı kabul edilmeli, emekliliğe dâhil edilmesi gerekiyor. Siz de biliyorsunuz, staj da çıraklık da bal gibi hizmettir ama bu mağduriyeti çözmüyorsunuz. Gelin, hazır bu EYT yasası gelmişken bu staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarını da çözelim, stajı, çıraklığı emekliliğe, sigorta başlangıcına dâhil edelim.
Önümüz bahar, yaz, çiftçi için ekim, dikim, üretim zamanı ama çiftçide üretecek mecal bırakmadınız. Hadi bir iyilik yapın giderayak, çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV'yi kaldıralım, elektrik faturaları çok yüksek, yarı yarıya indirelim, hayvanlara yedirdiği yemin yarısını devlet tarafından verelim, kadın çiftçilerin ve 30 yaşa kadar olan çiftçilerin BAĞ-KUR primlerini biz karşılayalım devlet olarak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
BURCU KÖKSAL (Devamla) - Gelin, 27'nci Yasama Döneminin şu son günlerinde giderayak bu iyiliği bu insanlara yapın, biz de destek verelim.
Güzel ülkemin kıymetli vatandaşları, devletin kurumlarının padişaha en iyi yalakalık yapanlar tarafından değil de işin eğitimini almış olanlar tarafından yönetilmesini istiyorsan, okula, işe karanlıkta gitmek istemiyorsan, peyniri etten daha pahalı almak istemiyorsan, ucuz yağ ve şeker kuyruklarında saatlerce beklemek istemiyorsan, maaşının sürekli açlık sınırının altında kalmasını istemiyorsan, çocuklarının saraya sadakatle değil, liyakatle işe girmesini istiyorsan, kendi partilerinden olmayanları ötekileştiren ve ayrıştıranlardan kurtulmak istiyorsan, her gün gelen zamlardan illallah ettiysen bu seçimde bize oy vereceksin ve Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayını Çankaya Köşkü'ne çıkaracaksın.
Genel Kurula saygılarımla. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)