GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: (10/6996, 7004, 7005, 7006, 7007, 7009, 7010, 7024, 7026, 7034, 7035, 7036, 7037, 7038, 7039, 7040, 7041, 7042, 7043, 7044, 7045, 7046, 7047, 7048, 7049, 7050) No.lu Kahramanmaraş Merkezli Depremlerin Sonuçlarının Tüm Yönleriyle Araştırılması, Depreme Dirençli Yapı Stokunun Oluşturulması ve Kentsel Dönüşüm Uygulamalarının Etkinliğinin Artırılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergelerin Ön Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:68
Tarih:02.03.2023

CHP GRUBU ADINA MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Değerli Başkan, sayın milletvekilleri; gerçekten, artık bu afetlerden sonra bu kürsüden yeniden, yeniden, yeniden "Önlem alın." diye haykırmak, bir daha haykırmak, bir daha haykırmak istiyorum. Sayın Sefer Bey dedi ki: "20 bin bina yıkıldı, ne kadar kurtarma ekibi gerekiyor?" İşte, sorun burada, sorun o 20 bin binanın yıkılmamasını sağlayacak önlem almakta arkadaşlar, önemli olan bu önlemleri almak.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Onu söyledi zaten.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Burada, bir jeoloji mühendisi olarak alnımızın damarı çatladı. Tam beş buçuk ay Deprem Komisyonunda -Temmuz 2021 arkadaşlar- 500 yüz sayfalık üretim yaptık. Bir komisyon daha kurarak neyi sağlayacağız arkadaşlar, bana söyler misiniz lütfen? Bir komisyon daha, bir komisyon daha, bir komisyon daha; hayata geçmiyorsa, yasama faaliyetleri oluşturulmuyorsa, önlem alınmıyorsa elimiz böğrümüzde on binlerce insanın ölümüne sadece yara sarmak olarak bakarız.

Arkadaşlar, sabah 04.17'de evimde depremi yaşamış bir jeoloji mühendisi olarak haykırıyorum: Bakın, biz orada enkazların başına gittiğimizde sadece yıkılmış insanları değil, yıkılmış binaları değil, yıkılmış devleti gördük. Bunu söylemek zorundayız, bununla yüzleşmediğimiz sürece önlem almıyoruz arkadaşlar. Yeter artık, gerçekten şu haritayı ilkokul mezunu çocuklar bile ezberledi artık, ilkokul çocukları bile biliyor ki ülkemizde 24 il, 500'ü aşkın köy, 105'i aşkın ilçemiz doğrudan fay "zone"ları üzerinde. Bunları taşıyın dedik, fay yasası için burada önerme sunduk, kanun teklifi sunduk, sizlerin oyuyla reddedildi arkadaşlar. Zamanında Maraş için bangır bangır bağırdı bütün insanlar "Deprem geliyor." denildi. "Deprem gelecek." denildi. Buna ilişkin hep beraber maalesef "ret" oyu verdiniz, "ret" oyu verdiniz.

ÜMİT YILMAZ (Düzce) - Hatay'da kentsel dönüşümü engelleyen Belediye Başkanınız değil mi?

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Eğer, o gün, o fay yasası çıkarılmış olsaydı, 1999'dan bugüne her gün 1 kentimizi kentsel dönüşüme uğratmış olsaydınız, rantsal dönüşüm değil, kentsel dönüşüm yapmış olsaydınız bugün o 24 ilimiz kurtulmuş olacaktı arkadaşlar. Bizim ülkemiz üçüncü dünya ülkesi gibi 7,7 büyüklüğündeki depremde on binlerce insanını kaybetmek zorunda değil. Aklın ve bilimin yolu bunu söylüyor, "Fay yasasını çıkarın." diyor. "Afet bakanlığını koordinasyon için kurun." dedik burada; yapmadınız. "Yapı Denetim Yasası" diyorsunuz; Yapı Denetim Yasası'nın kime hizmet ettiğini biliyoruz, müteahhitlere ve ranta hizmet ediyor. Hangi biriniz kentsel dönüşümün "rantsal dönüşüm" değil de "kentsel dönüşüm" olduğunu söyleyebilir? Bunların hepsinin düzenlenmesi ve cezai müeyyidenin uygulanması lazım.

Günlerdir konuşuluyor "Ordu, ordu, ordu nerede?" Arkadaşlar, 7269 sayılı afet yasasının, 7'nci maddesi ne diyor, biliyor musunuz? Buradan okuyayım size, diyor ki: "Afet bölgelerinde veya civarında bulunan ordu, jandarma, kıta birlik ve müessese kumandanları, hazarda, kendilerinden vali veya kaymakamlar tarafından istenilecek yardımları üstlerinden emir beklemeksizin yapmaya mecburdurlar." Şimdi buradan soruyorum: Bu 11 vali orduya talimat verdi mi? Verdiyse belgesi nerede? Vermediyse, niye vermedi? Niye ordu harekete geçmedi? Bakın, çok açık 7269 sayılı afet yasası; açın, bakın arkadaşlar. Bu, sorguya muhtaç bir şeydir.

Yine, sahra hastaneleri... Niye ordumuz sahra hastaneleri kurmadı? Yabancı ülkeler geldi, kurdu ama siz -dünyada hiçbir örneği olmayan- askerî hastaneleri -her ordunun bir askerî hastanesi var- bunları kapattınız, orduyu devreye sokmadınız.

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Adana'daki bu sahra hastanesi nerede Ayşe Ersoy? Adana'daki sahra hastanesi nerede, onu söyle.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Adana'daki sahra hastanesi olsaydı belki bu kadar insan ölmeyecekti, 530 insan öldü. Nereye koyacağız bunu?

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Arkadaşlar, biz karışmadık, hiç cevap vermedik siz konuşurken.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri...

Sayın Şevkin, siz Genel Kurula konuşun, Genel Kurula konuşun.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Bir sanatçı kardeşimiz günlerce bağırdı.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Ama Baki, "Sus." dedi bizim konuşmacıya. Sakin olun biraz ya! Sakin sakin biz dinledik.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Adana'ya kadar kız çocuğunu -Allah hiçbir babaya yaşatmasın arkadaşlar- ceset torbasında kendi arabasıyla getirdi ya!

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Söyleyecek bir şey varsa oraya çık konuş, gerçekleri konuş.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Bunları bu ülke yaşamak zorunda değil.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Arkadaşım, senin Grup Başkan Vekilin bize "Konuşmayın." dedi bizim konuşmacı konuşurken. Senden de aynı saygıyı bekliyoruz.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Engin Bey, size demedi, Müzeyyen Hanım'a söyledi.

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Allah Allah ya!

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Ben biraz ek süre isteyeceğim Başkanım yani...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Siz devam edin, devam edin siz.

Genel Kurala hitap edin.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Arkadaşlar, afet kriz merkezlerinde her kurum vardı. Türk Silahlı Kuvvetleri niçin afet kriz merkezlerinde yoktu? Bunların hepsi cevaplanmaya muhtaç sorular. Niye bunları masaya yatırmıyoruz?

Konu, afetten sonra sarı çizmelerini giyip enkazın üzerinde poz vererek "Bir sene içerisinde sana konut yapacağım." demek değildir, buradaki esas konu güvenli kentleşme; insanları canlı canlı konut yerine toplu mezarlara koymak değil, güvenli zemin üzerinde sağlıklı yapılar yaparak güvenli konutlar inşa etmektir. Bunu hepimiz yapmak zorundayız. Ben söylemiyorum, AFAD yetkilisi "İki yıl boyunca artçı depremler devam edecek." diyor, siz ertesi günü temel atma telaşına giriyorsunuz. Tabii ki konut ve barınma en önemli konu, elbette en önemli konu. Bu insanları barındırmak zorundasınız ama önce düzgün bir şekilde kiralarını ödeyin, barındırın ve jeolojik, jeoteknik zemin etütlerini yaptıktan sonra buraya sağlıklı binaları inşa edin, bunu söylüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen Sayın Şevkin.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Evet, arkadaşlar, enkaz altında kalan maalesef Hükûmetin kendisidir. Diri fay haritaları bir an önce belirlenmeli, imar planlarına bu fay hatları işlenerek bir an önce kentler taşınmalı, deprem vergisi kentleri iyileştirmek için, sağlıklı hâle getirmek için kullanılmalı, Türkiye'de bir an önce afet bakanlığı kurulmalı, imar afları Türkiye'nin gündeminden çıkarılmalı. İtiraf edin, 8'inci imar affını çıkarıyordunuz ya. 694 bin bina imar affından yararlanmış deprem bölgesinde, bunu nereye koyacağız arkadaşlar, bunu nereye yerleştireceğiz? Kentsel dönüşüm ranta dayalı olmayacak arkadaşlar. Yapı denetimini, adam gibi bir yapı denetimini sigorta firmaları yapacak. Sigorta firması eğer bina çöktüğünde ödeyecekse o binayı düzenli şekilde kontrol eder arkadaşlar. Doğru düzgün bir DASK sistemi getirmek zorundayız. Sorumluluğu sadece 3 müteahhide vererek altından sıyrılamazsınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Şevkin...

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Rica ediyorum, otuz saniye sadece.

BAŞKAN - Peki.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Bütün zincirin halkaları gözden geçirilerek... Bakın, bangır bangır bağırıyoruz yine, İstanbul depremine karşı bütün bu binalar mutlaka tespit edilmeli ve belediye ayrı, Hükûmet ayrı, bütün kurumlar ayrı şekilde davranmadan, yekvücut ve eş güdüm hâlinde İstanbul'da bir an önce önlem alınmaya gidilmelidir arkadaşlar.

İş makinelerini enkaza, orduyu sahaya, çadırı insanlara ulaştıramayan bu Hükûmet; yirmi yılda liyakatsiz kadroları ve tek adam rejiminin ağzından çıkacak talimatlarla hareket etmeyi beklediği için -üçüncü dünya ülkesi gibi- on binlerce insan enkazın altında ölüme götürülmüştür. Bu, tek adam rejiminin iflasıdır ve sorumlular hesap verecektir.