| Konu: | Afet Yeniden İmar Fonunun Kurulması ile Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 73 |
| Tarih: | 15.03.2023 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, maalesef sel afeti nedeniyle, yine bir afet nedeniyle 13 vatandaşımızın hayatını kaybettiği bir süreci yaşadık. Ben ölen vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Ama gerçekten, bu ülke artık üçüncü dünya ülkesi gibi afetlerde insanlarını kaybetmemeli arkadaşlar. Biz "AFAD görevini yapmadı." derken işte tam da bunu kastediyorduk. AFAD'ın görevi, deprem öncesi veya afet öncesi, afet sırası ve afet sonrası alınacak önlemlere ilişkin çalışmalar yapmaktır. Maalesef çadırları ve konteynerleri sağlayamayan AFAD bugün de konteynerleri doğru yerleşim alanlarına yerleştiremediği için konteynerde insanların hayatını kaybettiği, çadırların su bastığı bir süreci yaşadık ve insanlar hayatını kaybetti.
Ben bu kürsüden defalarca ifade ettim; arkadaşlar, 7269 sayılı Afet Yasası tam altmış dört yıl önce çıkarılmış bir yasa ve günümüz koşullarına uygun hâle getirilmeli. Yine, bir afet ve iklim değişikliği bakanlığı kurulmasına dair bir önerge sunduk. Daha sonra, 2020 yılında burada bir fay yasasının çıkarılmasına ilişkin çok değerli Grup Başkan Vekillerimizin de imzaladığı bir kanun teklifi verdik; ne yazık ki bir türlü Meclise gelmedi. Van depremi ve Elâzığ depremlerini art arda yaşadıktan sonra Değerli Başkanım Özgür Özel'e ben dedim ki: Bakın, bu fay yasa teklifi bir türlü gelmiyor, depremlerde ölümler devam ediyor, lütfen, bunu Meclise indirelim. Ve 37'nci maddeden 2021 yılında indirdik arkadaşlar, ne yazık ki AKP ve MHP oylarıyla bu fay yasa teklifinin görüşülmesi reddedildi. Neydi? 24 il, 500'ü aşkın köyümüz ve 100'ü aşkın ilçemizin doğrudan fay zonları üzerinde bulunduğu ve bunların, bu fay zonlarının jeolojik, jeoteknik, sismik çalışmalar ve mikrobölgeleme çalışmaları yapılarak belirlenmesi, imar planlarına işlenmesi ve buranın sakıncalı alan olarak ilan edilmesine dairdi vermiş olduğumuz kanun teklifi. Bugün, Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki: "Yerleşim alanlarının büyük çoğunluğu fay zonları üzerindeydi." Peki "Bu fay yasası çıkarılsın." dediğimizde neden reddediniz arkadaşlar? Tam beş yıldır burada bangır bangır bağırıyoruz bu yasanın çıkarılması için. Bunu çıkarmadınız. Başka ne yaptınız? Arkadaşlar, 1999 depremi, milat olmalıydı. 17.500 vatandaşımızı enkaz altında bıraktık, bir yapı denetim yasası çıkardık. Peki, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Yasa aslına uygun olarak mı uygulanıyor? Emekli mühendislerin gidip de uzaktan kontrol ettiği bir hâle mi dönüştü? Yapı denetimin gerçekten doğru olarak işlediğine dair söz söyleyebilecek içinizde herhangi bir kişi var mı? Yine, arkadaşlar, 6306 sayılı kentsel dönüşüm yasası. Rantı yüksek olan alanlarda kentleri normalde afete dayanıklı hâle getirmek üzere kurgulanmış bir yasaydı ve ne yazık ki rantı yüksek olan alanlarda 3 katlı, 5 katlı binalar yıkılarak buraya gökdelenler dikilmesine evrildi kentsel dönüşüm yasası. Arkadaşlar, mutlaka bu fay zonlarının çalışılması, bütün altyapı tesislerinin, bütün barajların, tünellerin, havalimanlarının, önemli kara yollarının tamamının jeolojik, jeoteknik etütler yapıldıktan sonra buralara binalar kondurulması gerektiğini söylediğimiz zaman burun kıvırıyordunuz. Bugün Amik Ovası'nın ortasına kurduğunuz havalimanı -tekrar doğanın öcünü alması- fay hattının üzerinde, 1'inci sınıf tarım toprağının üzerinde, yer altı su seviyesi yüksek ve ne yazık ki hem Adıyaman Havalimanı hem Amik Ovası'nın üzerindeki Hatay Havalimanı pert oldu. İki gün ulaşamamanın gerekçesini yolların kapanması, GSM operatörlerinin hayata geçmemesi olarak söylediniz.
Peki, biz, yine, Bayraklı depreminde 117 vatandaşımızın vefatından sonra kurmuş olduğunuz Deprem Komisyonunda tam 500 sayfa, 268 önermenin sunulduğu bir üretim yaptık arkadaşlar. Bunlar neden hayata geçmedi?
Yine, 1999 depremi sonrası kalıcı hâle getirdiğiniz deprem vergileri bazı verilere göre 88 milyarı buluyor; 36,5 milyar dolar olduğu ifade ediliyor. Peki, bunları niçin kentleri riskiz hâle getirmek için harcamadınız? Şimdi bize yeni bir fonla geliyorsunuz.
Arkadaşlar, para denildiğinde çok cevval olan bu Hükûmet, nedense önlem almaya geldiğinde aynı cevvalliği göstermiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Hemen tamamlıyorum.
Giresun'da, nehrin yatağına gittiniz, TOKİ olarak yeniden bina kurdunuz. Şu anda, selin geleceği günler öncesinden söylenmesine rağmen oralara çadırlar kurdunuz, konteynerler kurdunuz. Arkadaşlar, yapılması gerekenler: Bundan sonra derhâl fay zonlarının çalışılması, bunların imar planına işlenmesi, afet bakanlığının kurulması, kentsel dönüşümün yeniden gözden geçirilmesi, yapı denetiminin de ya sigorta firmaları ya da proje yapan firma tarafından konut bitinceye kadar denetlenecek hâle getirilmesi.
Bakın, İRAP raporları hazırlamıştınız, bunlar neden hayata geçmedi arkadaşlar? İRAP raporları... Adana'da, Hatay'da, Maraş'ta depremin nerede olacağına, büyüklüğüne, zemin sıvılaşmasına, nerede yıkım yapacağına kadar AFAD çalışma yapmış. Niçin buna dönük bir çalışma yapmadınız arkadaşlar? Söylediğimiz zaman kızıyorsunuz ama lütfen bunları hayata geçirin, artık tekniğin, aklın ve bilimin yolunu izleyin diyorum.
Teşekkür ediyorum.