| Konu: | İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 76 |
| Tarih: | 21.03.2023 |
CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Maalesef, deprem olalı kırk beş gün oldu ama hâlâ yaralarımızı sarmaktan çok uzağız. O bölgede hâlâ çadır sıkıntısı var, hâlâ konteyner sıkıntısı var, hâlâ nitelikli sağlık hizmeti veremiyoruz, hâlâ barınma sorunları var, hâlâ hijyen sorunları var ve bu sorunlar altında oradaki sağlık emekçileri sağlık hizmeti vermeye gayret ediyorlar. Peki, sizler ne yapıyorsunuz? Depremden önceki aynı aymazlığınızla şimdi de aynı şekilde devam ediyorsunuz ve özellikle sağlıkçıların orada nitelikli hizmet verebilmesi için gerekli en asgari koşulları bile sağlamaktan son derece uzaksınız.
Değerli arkadaşlar, bakın, İskenderun Devlet Hastanesinin -benim de beş yıl görev yaptığım bir hastane- A Blok'u depremde yıkıldı ama daha öncesinde defalarca bu hastanenin kullanılamayacağı, riskli olacağına dönük raporlar var; bunu kim dinlemedi, bunu kim göz ardı etti? Sağlık Bakanı, Sağlık Bakanlığındaki ilgililer görmezden geldiler. Peki, o deprem sırasında, o yoğun bakımda ölen vatandaşlarımızın vebali kimin üstündedir şu durumda? Elbette ki başta Sağlık Bakanı olmak üzere bu raporlara kulaklarını tıkayan, gözlerini tıkayanlardadır. Şimdi, alelacele bölgeye hekim atıyorsunuz, sağlıkçı atıyorsunuz ama ihtiyaç varsa doktor göndermekle iş bitmiyor ki. Oraya gönderdiğiniz bir doktor hangi hastanede çalışacak, hangi cihazlarla çalışacak, hangi yardımcı personelle çalışacak, o hastalar hangi eczanelerden ilaçlarını alacaklar? Bunları düşünmüyorsunuz. Siz burada rahat koltuklarınızda oturuyorsunuz ama gidin bölgeye, görün. Bakın, ben Samandağ'da kaldım on beş gün; sadece bir devlet hastanesinin acili çalışıyordu; o 6,4'lük depremden sonra orası da kapatıldı ve koca Hatay sadece seyyar hastanelere terk edildi. Bütün bölgede neredeyse hiçbir hastane ayakta kalmadı; her 10 aile sağlığı merkezinden 9'u yıkıldı veya kullanılmaz hâle geldi. Ve maalesef, çaresiz bir biçimde, sağlıkçılar yaralılara yetişmeye çalışıyor, hastalara yetişmeye çalışıyor ama siz temel altyapıları, mutlaka götürülmesi gereken destekleri yapmadığınız için maalesef orada sağlık hizmeti de hâlâ olması gerektiği gibi verilemiyor.
Değerli arkadaşlar, çok önemli bir konu var, bakın, orada özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerini geliştirmek, yeniden ayağa kaldırmak zorundasınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MURAT EMİR (Devamla) - Niye? Çünkü deprem bölgesinde özellikle milyonlarca vatandaşın doktora ulaşması şart; günlük hastalıkları oluyor ve bunlar büyük bir hastane gerektirmeksizin tedavi edilmek zorundalar.
Bulaşıcı hastalık riski var. Bakın, buradan feryat ediyorum, bağırıyorum, duyun bu sesi: Orada bulaşıcı hastalık riski var ama bu konuda da maalesef yapılması gerekenler yapılmıyor.
2016'da TOKİ Hatay'da 101 milyon liraya hastane yaptı. Hadi, onlar eskiydi; hadi, bakımsızdı; hadi, bir yerde kabul ettik; ya, devletin daha yedi sene önce açtığı, 101 milyon liraya mal olmuş "modern hastane" dediğiniz hastane depremde yıkılır mı? Peki, bunun altına imza atanlar nasıl böyle pişkinlikle burada oturabilirler?
Siz gidicisiniz arkadaşlar. Elinizi çekin ve hiç olmazsa şu iki aylık sürede deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın temel sağlık hizmetlerine ilişkin taleplerine kulağınızı verin.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.