GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:77
Tarih:22.03.2023

BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 422 sıra sayılı Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 15'inci maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, yarın itibarıyla ramazan ayına girmiş olacağız. Bu vesileyle ramazan ayının manevi ikliminin yaralarımızın bir an önce sarılmasına, birlik ve beraberlik duygularımızın artmasına vesile olmasını diliyor, milletimizin ve Osmaniyeli hemşehrilerimin ramazan ayını kutluyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün Genel Kurulda görüştüğünüz kanun teklifi geçmişte birçok kez yaşadığımız gibi, yine, Türkiye Büyük Millet Meclisi ilgili ihtisas komisyonlarında yeterince görüşülmeden ve STK'lerin görüşleri alınmadan Genel Kurula getirilmiştir. Tarım, orman ve çevreyle ilgili yapılan böylesi hayati bir kanun teklifinin daha kapsamlı ele alınması gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, karşımızda rakamlarla oynamayı başarı gibi gören ve bunu topluma anlatırken haz duymuş gibi davranan bir iktidar vardır. Bunun en iyi örneklerinden biri de iktidarın ormanlık olarak gösterdiği alanların aslında fiilî olarak orman olmamasıdır. 2020 yılı sonu itibarıyla 748 bin hektar orman alanı, madencilikten enerjiye, turizmden ulaştırmaya uzanan geniş bir yelpazedeki uygulamalara tahsis edilmiştir. Fiilen orman olmayan ve ülke toplam ormanlarının yüzde 2'sine karşılık gelen bu alanlar, ormanlar envanterinde hâlen orman olarak görülmektedir. Bu nedenle de ormanların azalmadığı, aksine arttığı yönünde yanıltıcı bir bilgi oluşmaktadır. Bunun yanı sıra, orman parçalanması da her geçen gün artmaktadır. Sadece on bir yıl içerisinde orman parçalanma miktarı yaklaşık yüzde 60 artmıştır.

Değerli milletvekilleri, 6 Şubatta yaşadığımız korkunç deprem felaketinde seçim bölgem Osmaniye'de 17 bin bina hasarlı duruma gelmiştir. Hasarlı bina sayısının artması, artçı depremlerin devam etmesi ve depremin üzerinden kırk beş gün geçmesine rağmen yaşanan barınma sorunu nedeniyle Osmaniye il merkezinden ve bazı ilçelerinden zorunlu göç yaşanmaktadır. Göçler çoğunlukla Osmaniye'nin köylerine ve yaylarına doğru gerçekleşmektedir. Normalde, Osmaniye'de nüfusun büyük çoğunluğu yılın en az dört ayını yüksek kesimlerde, nemden uzak ve serin yaylalarda geçirmektedir. Bu nedenle, yaz aylarında zaten nüfusu çok olan yaylalarımız, zorunlu göç sonrası nüfus kapasitelerinin bir hayli üzerine çıkacaklardır.

Genel Kurulda geçen sene dile getirdiğim ve ilgili Bakanlığa verdiğim yazılı soru önergesinde de belirttiğim gibi, yıllardır yerleşim yeri ve yayla olarak kullanılan Osmaniye'nin bazı yaylalarında yaşanan sorunlar vardır. En önemli sorun da en büyük yaylamız Zorkun Yaylası'nda ve diğer yaylalarımızda yaşayan vatandaşlarımızın sahip oldukları yayla evleriyle ilgilidir. Bu yaylalar 2005 yılında belediye mücavir alan sınırlarına dâhil edilmiş ve tapulama çalışmaları yapılmıştır. Çalışmalar sonucu 20 bin haneden sadece 2.500 haneye tapuları verilmiştir. 2013 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelikle orman arazisi içinde kalan yayla evleri kamulaştırılmış, binalara el konulmuştur. 2015 yılından itibaren de yıllardır aynı evde oturanlara, dişinden tırnağından artırarak kendi emeğiyle ve parasıyla yapmış oldukları evler -asıl sahiplerine- yüksek kira bedeliyle verilmeye başlanmıştır. İlk başlarda vatandaşlarımız Orman idaresiyle ters düşmemek ve ata yadigârı evlerinden ayrılmamak için kiralarını ödemişlerdir fakat her yıl kiraların TEFE, TÜFE ve yeniden değerleme oranları ölçüsünde artırılması sonucu başlangıçtan bu yana kira bedelleri yüzde 300 ile 400 arasında artmıştır. Vatandaşlarımız kiralarını ödeyememiş ve ilgili idareyle icralık duruma düşmüşlerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

BAHA ÜNLÜ (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.

Bu sebeplerle, 2021 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanunu'nun ek 16'ncı maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarılma işlemleri Osmaniye'deki yaylalarımız için de uygulanmalı, vatandaşlarımızın kira ve faiz borçları silinmeli ve tüm icra dosyaları geri çekilmelidir.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.