| Konu: | Bingöl Dernekler Federasyonunun parti gruplarını ziyaret ettiğine ve Bingöl Dernekler Federasyonunun taleplerine, Cumhurbaşkanının Adıyaman'da yapım süreci başlatılan konut ve köy evleri sayısına ve deprem bölgesinde yapılacak konutların ödeme planına ilişkin açıklamalarına ve depremzedelerin çadır ihtiyacının devam ettiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 80 |
| Tarih: | 28.03.2023 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Zatıalinizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Dert o kadar çok ki bu üç dakikada hangi birini anlatayım bilmiyorum ama Sayın Beştaş'ın değindiği konuyla ilgili Bingöllü vatandaşlarımız, dernekler bize de geldiler. Şimdi, Yaylakonak Belediyesi 30/1/2020'de Bakanlığa yazı yazmış, demiş ki: "Sivrice depremi nedeniyle hasarlı binalarımız var." Tam 2020'de devlete yazmış "Bunlara bakmak lazım, insanlar bunların içinde oturuyor." demiş, devlet bakmamış ve 6 Şubat depreminde bu hasarlı binalarda 72 kişi öldü. Aynı şekilde, Adıyaman Sincik İnlice beldesinde de hasarlı evlerin içinde bütün uyarılara, çağrılara rağmen, 2018'de olan depremde, aradan beş yıl geçmiş, devlet hasarlı evleri kontrol etmediği için 18 kişi öldü; bu ikisi cinayettir. Ben diğerlerine bir şey demiyorum ama Yaylakonak'ta ölenler cinayet kurbanıdır, Sincik İnlice beldesinde ölenler cinayet kurbanıdır. Şimdi, Hükûmete, buradan, eğer beni duyuyorlarsa -hepsi adaylık derdine düşmüş- sesleniyorum, Bingöl'de de aynı tablo var. Bir yıl sonra, iki yıl sonra başka bir depremde bu hasarlı evlerdeki insanların -Allah'ım esirgesin- ölmelerini istemiyoruz, Meclis istemiyor ama Hükûmet bunların...
BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Ben buradan uyarıyorum, İstanbul'da deprem olursa çok insan ölür, İstanbul Belediye Başkanı duysun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ayıp ya! Konuşuyoruz şurada ya!
BAŞKAN - Sayın Altay, devam edin.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hoşuna mı gidecek o insanlar ölse! Vır vır, vır vır...
RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) - Ne kadar seviyesiz, siyaset diline bak ya!
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Kim seviyesiz?
RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) - "Vır vır" ne demek ya?
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Aç sözlüğe bak ne demek olduğunu, beyefendinin yaptığı şey.
RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) - Yakışır mı bir milletvekiline Türkiye Büyük Millet Meclisinde! Şu konuşmaya bak ramazan günü ya!
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Konuşma ya!
RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) - Ya, biraz edebe gelin.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu cinayetten utanmıyorsun da "vır vır"dan mı utanıyorsun? Yaylakonak'ta 72 kişiyi ben öldürmedim.
RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) - Kelime mi kalmadı Türkçe'de, bize mi öğreteceksin? Hayret bir şey ya!
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ayıp ya!
BAŞKAN - Sayın Altay, siz devam edin lütfen.
Sayın Katırcıoğlu, lütfen...
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi, Bingöllüler de diyor ki: "Evlerimiz hasarlı, insanlar içinde oturuyor." Feryat ediyorlar, Meclise gelmişler, bundan niye rahatsızlık duyarsınız anlamıyorum ya! Rahatsızlık duyacağınıza bizden çok sizin Hükûmeti uyarmanız gerekmez mi? İnsan hayatı bu kadar ucuz olabilir mi?
Şimdi, Sayın Başkan, depremle başladık. Sayın Cumhurbaşkanı Adıyaman'da yapım süreci başlatılan konut ve köy evleri sayısının 56.323'e ulaştığını söyledi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - İnşallah, bu başlanan evler ve köy evleri de Samsat'taki gibi üç sene, beş sene beklemez; ilaveten, geçen de herkesi güldüren hastane temel atma işi gibi değildir ama Bay Kemal "Deprem konutlarını bedava vereceğiz." deyince Tayyip Bey de şöyle bir formül bulmuş, tam olarak şöyle diyor: "Ödemeler ve destekler göz önüne alındığında devlet, deprem konutlarını vatandaşlarına hibe seviyesinde bir usulle teslim ediyor." Pes! Bu, mealen şu: "Vatandaşla mahsuplaşacağım." diyor. "Deprem oldu, al şu 10 binini. Verdim ya sana bir 10 bin lira, verdim ya bir 15 bin lira; bunları, bu paraları sana konut yaptığımda senden geri alacağım." diyor. Bu kafa ne kafası, biliyor musunuz Sayın Başkan? Bu kafa sosyal devlet kafası değil, bu kafa yap-sat müteahhit kafası ve Türkiye'ye, Türkiye Cumhuriyeti devletine ve onun başındaki zata bu yakışmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bay Kemal "Bedava vereceğim." dedi, sen de "Ben de almayacağım." de. Yirmi yıl taksit ne ya! Adam ailesinden 3 kişiyi kaybetmiş, evi yıkılmış, devletin yıllara sari yanlış politikasının gereği yıkılmış, sen buna ev yapacaksın ve yirmi yıl vadeyle parayı geri alacaksın; yazık, yazık ki yazık! Sosyal devlet böyle olmaz. O ev yıkıldıysa orada devletin kusuru vardır, kontrol kusuru vardır, yapı denetim kusuru vardır, jeolojik etüt kusuru vardır; bunun için yıkılmıştır. Vatandaş canıyla uğraşıyor, kaybına ağlıyor, sen "Sana ev yapıyorum, yirmi yılda parayı geri ödeyeceksin." diyorsun; bunu kabul etmemiz mümkün değil.
Tayyip Bey'e hep söylediğim bir şey var. Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç yanımdaydı, telefon geldi Ali Öztunç'a, Genel Başkan Yardımcımıza, vatandaş Ali Bey'den hâlâ bugün çadır istiyor. Erdoğan, sen bırak konut yapmayı, çadır ver millete yeter, konutları biz yapacağız.
Teşekkür ederim.