GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:6
Birleşim:83
Tarih:03.04.2023

CHP GRUBU ADINA MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, elbette, Türkiye bir deprem ülkesi ve maalesef, son yaşadığımız depremlerde 50 binden fazla insanımızı enkaz altında bıraktık. Son beş yılda ise 189 bini pandemi nedeniyle olmak üzere, 250 bine yakın insanımızı doğa kaynaklı afetler nedeniyle kaybettik.

Evet, ne yazık ki depreme karşı yeterli önlem almayı bilmiyoruz, sorunumuz sadece deprem değil tabii ki; siyasi tercihlerimiz. Doğa olaylarının afete dönüştüğü ülkemizde, sismik verilere göre, Karadeniz bir deprem kaynağıdır; Karadeniz sahilinde olabilecek deprem yer sarsıntı ivmesi 0,2 ila 0,3 arasında değişkenlik göstermektedir, bu değer Bartın depreminin 6,6 büyüklüğüne eş değer orandadır. 3 Eylül 1968 tarihinde Bartın'da yaşanan depremde maalesef 25 insanımız hayatını kaybetmiştir.

Gerçekten, özellikle Trabzon'un hemen 10 kilometre kuzeyinde, Karadeniz'de bir depremsellik olduğu AFAD'ın hazırlamış olduğu İRAP raporlarında da belirtilmektedir. Bölgede deniz içi sismik aktiviteler yeteri kadar bilinmemektedir, bu aktivitelerin mutlaka araştırılmaya ihtiyacı vardır. Bölgede tsunami tehlikesi de gözden kaçırılmamalıdır. Son verilere bakıldığında durumun ciddiyetini anlamak zor değildir. Daha geçtiğimiz günlerde yine Samsun-Bartın açıklarında 4 büyüklüğünde bir depremin meydana geldiğini buradan yeniden hatırlatmak isterim. Yine, 21 Kasım 1939 tarihinde Erzincan'da meydana gelen depremler nedeniyle burada 101 ev tamamen yıkılmıştır. Yani dolayısıyla burada İRAP raporlarına muhakkak öncelik verilmeli, İçişleri Bakanlığı ve AFAD bünyesinde bu çalışma mutlaka yürütülmelidir.

Karadeniz'deki depremler Marmara'da olduğu gibi sismik haritalara ve Türkiye diri fay haritasına mutlaka işlenmelidir, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Maden Tetkik Arama, AFAD mutlaka bu ortak çalışmayı yapmalı, Batı Karadeniz olmak üzere Türkiye'nin her yerindeki fay zonları çalışılarak sismik haritalara işlenmeli ve deprem risk haritaları muhakkak çıkarılmalıdır.

Evet, Karadeniz sadece depremle karşı karşıya değil elbette; heyelan, sel, kaya düşmesi ve su baskınlarıyla da karşı karşıya, bunlar da doğa kaynaklı afetler. HES-3 Araklı selini unutmadık 2019'da, maalesef 10 vatandaşımızı kaybettik burada. Yine, 2012'de Samsun Canik'de 10 vatandaşımızı sel nedeniyle, Artvin'de yine sel nedeniyle vatandaşlarımızı kaybettik ve Rize Muradiye'de yaşanan sele ilişkin AKP'li Muradiye Belde Başkanı "Gerekli müdahaleler yapıldı, yağmur yağmasın yeter." dedi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Bitiriyorum.

Bu bize "Öğrenciler olmasa Millî Eğitim ne güzel yönetilirdi." lafını hatırlatıyor açıkçası. Yine, Bekir Pakdemirli "Tamamen doğal bir olay." ifadelerini kullandı. Evet, zaten doğal olay ama biz eğer dere yataklarına yerleşirsek, biz fay zonları üzerine yerleşirsek, yapılaşmamızı, yağış ve akış rejimini doğru şekilde kontrol etmezsek elbette bunlar bize afet olarak, can kaybı olarak ve uzun yıllar sürecek ekonomik ve sosyal travma olarak geri dönecektir. Aklın ve bilimin esas alındığı ve doğa olaylarının afete dönmediği bir iklim elbette mümkün, sadece siyasi tercihleriniz bunu belirleyecek. Dolayısıyla biz diyoruz ki: Mutlaka Trabzon'da bu deniz içi faylarının araştırılması gerekiyor, Gürcistan fayının devamıdır. Marmara'da olduğu gibi bu sismik boşlukların araştırılarak muhakkak gündeme getirilmesi gerekiyor ve o yönde önlemler alınması gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Muhakkak aklın, bilimin ışığında çalışmamız gerekiyor.

Teşekkür ederim Başkanım.