| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 27 |
| Tarih: | 09.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün sadece Dışişleri Bakanlığı bütçesini değil, bu bütçeyle Türkiye'nin onurunun, itibarının korunup korunmadığını da konuşmak durumundayız.
Sayın Bakan, öğrenciler, hocalar, hastalar, sporcular, tır şoförleri elinde Türk pasaportu var diye ikinci sınıf muamele görmekten, konsolosluk kapılarında itilip kakılmaktan bıktı. 2016'da "Vizesiz Avrupa" diye manşet attırdınız, yıl 2026 geldi, bırakın vizeyi 80 ülkeden vatandaşımız randevu dahi alamaz durumda. Siz ise vize serbestîsi için AB'yle imzaladığınız anlaşmaya da kendi Cumhurbaşkanlığı genelgenize de uymuyorsunuz. Sadece 6 kriter kaldı, Avrupa "Hazırız." diyor, biz de desteğe hazırız ama siz inatla hiçbir şey yapmıyorsunuz. Kapalı rejimler gibi "Yurttaş Kapıkule'den dışarı çıkamasın." der gibisiniz Sayın Bakan.
Siz Türkiye'yi demokrasiden uzaklaştırdıkça on binler, yüz binler çareyi hızla Türkiye'yi terk etmekte aramakta. Avrupa'ya iltica başvuruları, Almanya'ya yasal göç rekor seviyede.
Sayın Bakan, Avrupa'yla 220 milyar dolarlık ticaretimiz var, potansiyel büyük, önü açık ama on yıldır gümrük birliği müzakerelerini açtıramadınız. Tamam, Avrupa'ya kızalım ama ya kendi ödevimizi kimden soracağız? Türkiye'nin AB Başmüzakerecisi sizsiniz. Cumhurbaşkanı çağırıp hani "Bu AB için elinden geleni yap." talimatı vermişti ya, ne yaptınız bugüne kadar? Hiçbir şey, hiçbir şey. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü siz kendiniz inanmıyorsunuz AB üyeliğimize. Hep aynı savunmadasınız: "Biz Müslümanız." diye almıyorlar. Hayır efendim, 2004 yılında aynı Türkiye'yi, aynı Avrupa, aynı AK PARTİ iktidarı döneminde "Evet" pankartlarıyla kucaklamadı mı? Peki, şimdi fark nedir? Fark şu: Demokrasi tramvayından indiniz siz; evet, indiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
AB üyelik sürecimize Türkiye olarak biz sahip çıkmazsak başkaları hiç sahip çıkmaz. Gümrük birliğinin güncellemesi, vatandaşlarımıza vize serbestisi ya da Avrupa'nın güvenliğine katkı, bunlar için sizin konjonktürel al ver ilişkileriniz yeterli olamaz. AB'yle karşılıklı güvenin yeniden tesisi şarttır, bunun da olmazsa olmazı Kopenhag Kriterleridir, demokrasidir, adalettir. Kendi insanımız için de yatırıma gelen yabancı için de hukuk güvencesi şarttır. İşte, yıllardır Türkiye raporlarında aynı sonuç: "Demokratik gerileme sürüyor." Sizin yerine getirmediğiniz kriterler nedeniyle kendi insanımız cezalandırılıyor. Hakkımız olan mali yardım fonları bile sizin yüzünüzden 5 milyar eurodan 1 milyar euroya düşürüldü.
Sayın Bakan, siz ise hem Avrupa Birliğine inanmıyor, gereklerini yerine getirmiyorsunuz ama hem de oradan gelen milyonları eşe dosta dağıtmaktan geri durmuyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Milletvekilimiz Aysu Bankoğlu belgeleriyle açıkladı; ülkemizi, gençlerimizi Avrupa değerlerine hazırlamak için gönderilen yardımları Cumhurbaşkanının yakınları, eski bakanlar, milletvekillerinizin yönettiği vakıflarınıza, cemaatlerinize yağdırmışsınız, sadece TÜRGEV'e, TÜGVA'ya 50 milyon liradan fazla hibe bu yıl gitmiş durumda, üstelik bunu Türkiye'de sivil toplumu ve gazetecileri "foncu" diye damgalayıp hedef gösterirken yapmaktasınız. Pişkinliğin, ikiyüzlülüğün böylesi görülmemiştir Sayın Bakan! (CHP sıralarından alkışlar)
Türk insanının hele de gurbette yaşıyorsa tek beklentisi eşit muameledir. Yurt dışında yaşayan 7 milyon kardeşimizin hangi sorununu çözdünüz? Yabancı düşmanlığı ve ırkçılık tehdidi karşısında yapayalnızlar. Türkiye'deki en basit, emeklilik, sağlık hizmeti, araç, telefon, askerlik sorunlarının hiçbirini çözemediniz. Sizin ceberut uygulamalarınız nedeniyle yurt dışındaki insanımız artık imkânı olsa da çifte vatandaşlığı, Türk vatandaşlığını kabul etmiyor. Hiç sordunuz mu niye böyle diye? Biz sorduk, bakın ne diyorlar? "Cebimde Alman pasaportu varsa İstanbul'da havaalanında kimse beni gözaltına alamaz." diyor. İşte, yarattığınız Türkiye tablosu budur. (CHP sıralarından alkışlar)
Türkiye'de demokrasi yok, hukuk yok. Milyonların hür iradesini şafak baskınlarıyla zindanlarda gasbediyorsunuz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu hapiste, Hatay'ın oylarıyla Meclise gönderilen Can Atalay mahpus; AİHM, Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Tayfun Kahraman rehin yıllardır. Televizyonlara hukuksuz el konulurken gazeteciler düşünceleri nedeniyle zindanda. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla) - Son cümlemi söylüyorum.
İşte, bu yüzden siz Türkiye'yi Avrupa'ya sokamazsınız ama hiç kimse merak etmesin, umutsuzluğa yer yok. Bu ülkenin itibarı yeniden yükseltilecekse bunu Trump'tan, Körfez saraylarından medet umarak değil Büyük Önder'imiz Atatürk'ün çizdiği yoldan sapmadan tam bağımsızlık anlayışına, kurumsal devlete ve hukuk devletine dönerek mümkün olacaktır.
BAŞKAN - Sayın Çakırözer, teşekkürler.
UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla) - Biz Cumhuriyet Halk Partililer, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde, bu ülkenin pırıl pırıl gençleriyle, demokrasiye, adalete inanan milyonlarca yurttaşımızla ülkemizi yeniden ayağa kaldıracağız.
BAŞKAN - Sayın Çakırözer, teşekkürler.
UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla) - Halkın iktidarını hep birlikte kuracak, yasaksız Türkiye'yi inşa edecek, vizesiz Avrupa hayalini biz hayata geçireceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)