GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:29
Tarih:11.12.2025

İCHP GRUBU ADINA İNAN AKGÜN ALP (Kars) - Sayın Başkan, saygılar sunuyorum efendim.

Sayın milletvekilleri, Savunma Bakanının bütçesini sunduğu bu günde benim 2026 yılı bütçesine getireceğim en temel eleştiri bu bütçede eş zamanlı yürümekte olan barış sürecine tek bir kör kuruş kaynak dahi ayrılmamış olmasıdır efendim. Bu da sürecin başarısı için büyük bir risktir. "Barış sürecinin bütçeyle ne ilişkisi var?" diyenler olacaktır, bu haklı bir sorudur. Sürem dâhilinde bu soruya cevap aramaya çalışacağım.

Sayın milletvekilleri, Türkiye'de süreci başlatan tartışmanın ana teması neydi? Bunu hatırlayalım, bu sorunun bir önemi var. Önemi şu: Barış süreçlerinde süreci başlatan tartışmanın ana teması aynı zamanda sürecin modelini de belirlemektedir. Ana tema şöyle şekillenmişti: Devlet Bey bir çağrı yaptı 1 Ekim gününde: "Silahlarınızı bırakın, örgütü feshedin ve gelip Mecliste konuşun." dedi. Çağrıya muhatabı Abdullah Öcalan da bir cevap verdi ve örgütüne bir çağrı yaptı: "Silahları bırakın, kongrenizi toplayın. Örgütü feshedin, devletle ve toplumla bütünleşin." dedi. Akabinde örgüt bir fesih kongresi topladı, kendisini feshetti, bütün dünya basını önünde silahları yaktı, militanlarını da Türkiye dışına çekmeye başladı. Bir takvim içerisinde de silahlarını terk ediyor. Sayın milletvekilleri, demek ki bu süreci başlatan tartışmanın ana teması silah bırakma, örgütü fesih, devletle ve toplumla yeniden entegrasyondur. Bu modele dünyada -Türkçe kısaltmasıyla söylüyorum- "STR" deniliyor; silahsızlanma, terhis ve reentegrasyon. Bu yaklaşım, sürecin güvenlik, adalet ve toplumsal bütünleşme boyutlarını aynı çatı altında ele alan bir yaklaşımdır. Demek ki Devlet Bey'in ta o zamandan yaptığı çağrı sürece aynı zamanda bir model belirleyen, istikamet çizen bir düşüncenin de tezahürüdür ama bu modelin başarılı olabilmesi için bu mekanizmaların sağlıklı bir şekilde katedilmesi gerekir. Bu model, aynı zamanda basit bir barış süreci modelidir, hükûmetler tarafından da tercih edilir. Bu sürecin başarılı olabilmesi için aynı zamanda demokrasi taleplerini de doğası gereği karşılamalıdır. Zira "STR" denilen model tek başına yürüyen bir süreç olarak düşünülmemelidir. (CHP sıralarından alkışlar) Sürecin barış inşası, geçiş dönemi adaleti, güvenlik reformları ve kalkınma bağlamında yürümesi şarttır fakat başarılı olabilmesi için temel bir şart vardır: Yerel kalkınma, istihdam, sağlık, eğitim, adalet, onarıcı adalet ve toplum hayatına adapte olabilmek için gerekli diğer imkân ve olanakları da yaratmak gerekir. Bu imkânlar yaratılırsa model ancak o zaman başarılı olacaktır.

Dünyada bu modelin başarısız örnekleri de vardır. Başarısız denemelerin akıbetine uğramamak için bütçe vesilesiyle uyarıyorum: Sürece ve bütçeye daha ciddi yaklaşmak gerekir ve barış sürecine muhakkak surette 2026 yılı bütçesinde kaynak ayrılması gerekir yoksa bu sürecin demokrasi arayışlarını yadsıyarak, plansız programsız, bir kaynak ayırmadan, bütçede karşılığı olmadan yapılması hâlinde başarısız olma riski de her zaman vardır. İşte, ülkemizde barış süreciyle eş zamanlı yapılan 2026 yılı bütçesinin temel eksiği budur. Kabul edelim ki bu bütçede bazı projeler için elbette ki kaynak ayrılmıştır; havaalanları için, köprüler için, savunma sanayisi için, yollar için az veya çok kaynak var fakat "yüzyılın projesi" dediğiniz, "Türkiye'nin 2'nci yüzyılı projesi" dediğiniz, "büyük proje" dediğiniz bu barış projesi için tek bir kör kuruş dahi kaynak yoktur. Bu hâliyle bu bütçeyi kabul etmiyoruz, "ret" oyu veriyoruz. Muhakkak suretle bütçede "barış, kardeşlik ve demokrasi projesi" için bir kaynak ayrılması gerekir diyorum.

Bu uyarıyı yürümekte olan barış ve kardeşlik sürecine pozitif katkı sunabilmek amacıyla bir parlamenter sorumluluğu içerisinde yapıyor, beni dinlediğiniz ve dikkatiniz için hepinize teşekkür ediyorum. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)