GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 4'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:30
Tarih:12.12.2025

CHP GRUBU ADINA ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2019 yılında Kapadokya Alan Başkanlığıyla ilgili özel kanun burada çıkarılmıştı ve bölge için büyük bir umuttu ama o günden bu yana daha personel dokusu oluşturulamayan ve personelin özlük haklarıyla ilgili sorunlar da aşılamayan bir noktada. Tarihî doğal doku ve sit alanları konusunda tek yetkili kuruluş olan Kapadokya Alan Başkanlığının olumsuz yapılanmaları ve bölgeye vereceği tahribatı önleyeceği düşünülüyordu ancak baktım şimdi, faaliyet raporunda 12 tane ticari dükkân yaptırmışlar, hepsi modern yapı. En azından bölgeye uygun yapıların orada oluşturulması gerekir, ticari dükkânlarda dahi buna dikkat edilmeli. Öyle bir an gelecek ki anlaşılan, Kapadokya Alan Başkanlığından Kapadokya'yı korumak zorunda kalacağız. Bu konuda uyarıcı olalım istedim. (CHP sıralarından alkışlar)

Bunun yanı sıra -bu hızla giderse- böyle olayların artmasının yanında bölgede kuruma karşı bir güvensizlik de var. Belediyelerin üzerindeki yetkilerin de burada toplanması, kamu kurum kuruluşlarının tümünün burada yetkili olmasından dolayı belediyeler bu anlamda sorunlu hâle gelmiş. "Niğde, Aksaray ve Kayseri niye bu alan içinde değil?" diyorduk. Şimdi, diyorlar ki: "Aman, bizi buraya almasınlar." Çünkü uygulamadan genelde bir rahatsızlık var. Adamına göre iş yapıldığı, kayırmacı bir anlayışla işlerin yürüdüğü, imaja zarar verecek bir anlayışın olduğu da bölgeden bize nakledildi. Buradan uyarıyorum, daha altı yıllık bir kuruluşun yapılanması tamamlanmadan böyle bir anlayışla bunun sürdürülebilirliği yok. Kapadokya bizim göz bebeğimiz. Nevşehir de Niğde de Aksaray da Kayseri de Kapadokya da tarihsel doku zenginliği bulunan yerler, bunların özel olarak korunması gerekiyor.

Bu anlamda, kendi bölgem Niğde ilinde de depremde müzemiz zarar gördü, "Kapandı, yıkılacak." dendi, 20 bin eser teşhir edilmeyi bekliyor; hâlâ müzeyle ilgili ne olacağı belli değil, müzemiz kapalı. Bunun yanında, antik Tyana'da kaçak kazıda mumyalar ortaya çıktı. Çok önemli değerlere sahip bu mumyaların olduğu bölgenin, bir yıl boyunca kapsamlı olarak bilimsel bir kazıyla antik kentin ortaya çıkarılması gerekir. Bu bağlamda, Bakan Bey'e de ricacı olalım, şu Niğde'ye müsamaha gösterip bir destek olun. Nedense Niğde'ye biraz küs gibi bakıyorsunuz. Niğde'nin tarihsel dokusu çok zengin. Ben kentle ilgili 6 kitap yazdım, bir gün brifing vermemi isterseniz geleyim, Niğde'yi anlatayım. Bu kadar sahipsiz kalmasını insanın vicdanı almıyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, aynı zamanda, bölge tarım bölgesi; kabak çekirdeğinde, üzümde, kuru fasulyede, patateste önemli bir tarım bölgesiyiz. Patatesi çiftçimiz yine depolara götürmek zorunda kaldı, bu yıl tarlada para etmedi; patates seçilerek toplandı, hayvan yemi oldu ve depolara alınanların da giderleri arttı. Bu gider artışından doğal olarak üreticinin maliyeti daha da arttı. Girdi maliyetlerine uygun ve makul kârla Toprak Mahsulleri Ofisi bu patatesleri alsaydı çiftçinin uğradığı zararı kısmen ortadan kaldırır, tüketiciye de uygun fiyatla ürünün gitmesi sağlanırdı. Hububattan sonra bu ülkede en çok patates tüketiliyor ama patates iki üç yıldır Adalet ve Kalkınma Partisinin anlayışıyla çöp oluyor. Nedeni de şu: Tüccara bırakılan bir piyasa var oysa patatesten elde edilecek 30'dan fazla ürün var; bir entegre tesisi getirip bölgeye kurup Nevşehir'in, Niğde'nin, Sivas'ın, Yozgat'ın, bölgede patates üretenlerin tümünün bu sorunlarına çözüm de yaratılabilir. Bu konuda da siyasi iktidarın bugüne kadar bir yaklaşımı olmadı. Şu an patates depoda, havalar iyi giderse ocak-şubattan itibaren çillenmeye başlar ve büyük bir sorun olur çünkü onu depodan çıkarmak da sorun. Oysa çoğu yurttaşımız ekonomik sıkıntı içinde, onlara bu patatesin iktidar eliyle, Toprak Mahsulleri Ofisi, Tarım Kredi Kooperatifleri vasıtasıyla erişimi sağlanıp en azından patatesle karınlarını doyurmalarının yolu açılır. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü çoğu evde artık bir günde 3 öğün yemek yenmiyor, çoğu evde artık 1 öğün yemek yeniyor.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Patates bile yenmiyor artık, patates!

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - İçinde bulunduğumuz derin yoksullukla mağdur olan kesimler dikkate alınarak en azından ürettiğimiz ürünler zarar görmesin, onlar değer bulsun. 23 milyon ton ürün çöpe gidiyor bu ülkede arkadaşlar. Bir tarafta yoksulluk artıyor, bir tarafta yönetim zaafı artıyor. Onun için, Kapadokya Alan Başkanlığıyla ilgili yapılması gerekenlerin varlığı yanında, yetkililere bölgemizin ürününün içinde bulunduğu durumu da bu vesileyle anlatmak istedim.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)