GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 4'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:30
Tarih:12.12.2025

CHP GRUBU ADINA HASAN ÖZTÜRK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Bakanları, bürokratları ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Plan ve Bütçe görüşmelerinde de Mecliste yaptığımız bütçe görüşmelerinde de iktidar temsilcileri "Her şeyi mükemmel yaptık, her şey çok güzel gidiyor. Biz bütçenin hakkını veriyoruz -tırnak içinde- tek kuruşunu heba etmiyoruz." edasıyla yine masal anlatıyorlar. O zaman millete şu soruların cevabını verin: İşçi neden açlık sınırının altında bir maaş alıyor? Emekli neden çalışmak zorunda bugün? Memur neden yoksulluk sınırının altında maaş alıyor? Mülakat mağdurları, kamu mühendisleri, staj ve çıraklık mağdurları, emeklilikte adalet arayanlar neden meydanlarda? Esnaf neden kepenk kapatıyor? Kısaca; millet neden mutsuz, gençler umutsuz? (CHP sıralarından alkışlar)

Yaptığınız en iyi şey algı ve rakamlarla dans etmek. Ekonomik olarak 2024 ve 25'i kıyaslayamayacağınız için "2002'de böyleydi, 2025'te böyleydi." örnekleriyle bir algı oluşturup gerçekleri aslında bilmenize rağmen topluma anlatmıyorsunuz. 2002'ye gidersek 2002'deki telefonla bugün cebinizdeki telefon nasıl? 2002'de aldığınız otomobil bugün hurda olmuş durumda, 2002'deki bilgisayarlarınızın hurda olarak bugün değeri bile yok. Dolayısıyla 2002'deki dünya ile bugünkü dünya kıyaslanamaz yani 2002'den örnek verince 2025'in faturası düşmüyor. Özetle, dünkü güneşle bugünkü çamaşır kurumuyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Anlıyoruz, siz de eski Türkiye'yi özlüyorsunuz, dilinizden düşürmüyorsunuz, şimdi de bütçeyi konuşmak yerine "Muhalefet bir kere de yapıcı eleştiri yap." diye ağlanıyorsunuz ama siz bir kere öz eleştiri yapmıyorsunuz. Bir bakan, bir milletvekili gördünüz mü "Şurasını yapamadık, şurada bir eksik vardı, burada böyle bir hata yaptık." muhalefet eksiklikleri anlatınca da "Kabul ediyoruz." diyen? Umarım, bugün Sayın Bakan, Kartalkaya'da yanarak hayatını kaybeden 78 vatandaşımız için bir öz eleştiri yapar, Bakanlık soruşturma yetkisi verir ve bizi utandırır, beni utandırır.

Bu bütçeyi tek cümlesini, tek virgülünü, tek rakamını muhalefetin haklı nedenlerle anlatmasına rağmen değiştirmeden sarayla beraber siz yapıyorsunuz, hem de muhalefetten hoşgörü bekliyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Hoşgörü, demokrasinin temelidir ama hoşgörü iktidardan beklenir; tolerans çoğunluğun azınlığa göstermesi gereken bir unsurdur. Hoşgörüyü iktidar göstermediğinde, muhalefetin söylediklerini dikkate almadığında işte, bugünkü gibi sizin yarattığınız bir avuç insanın zenginleştiği, bütün milletin fakirleştiği, tefeciye mahkûm edilmiş, en büyük giderin faiz olduğu bir bütçe çıkıyor karşımıza. Yani özetle arkadaşlar, kendiniz çalıyorsunuz, kendiniz oynuyorsunuz, bir de burada milletin önünde ağlanıyorsunuz. Temel söyleminiz ise "İyi bir şey olursa Erdoğan'dan, AKP'den; kötü bir şey olursa ya kader ya CHP'den ya da dış güçlerden kaynaklanıyor." Sizin hiç bir hatanız ve günahınız yok.

Bütçe açığını giderme yöntemi ise ülkede olan her şey satılık; dağı, taşı madenlerle dolu, toprağı zengin, medeniyetlerin doğduğu, yeşiliyle, mavisiyle, beyazıyla dünyanın en değerli ülkesini ve cumhuriyetin yarattığı tüm kurumları neredeyse sattınız; yetmedi, Türk vatandaşlığını dairenin yanında eşantiyon olarak verdiniz. Yerli ve millî söylemlerle "Vatanın her karış toprağı kanla sulanmış, satılamaz." düsturuyla iktidara geldiniz ancak döneminizde parsel parsel yabancıya toprak sattınız, satmaya da devam ediyorsunuz. Yer üstü bitti, yerin altına geçtiniz; altınından boruna, en sonunda nadir toprak elementlerine gözü diktiniz. Daha yeni demokrasiye geçmiş Bulgaristan'da, bırakın yabancıya toprak satışını, eşi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir Bulgaristan vatandaşı bir metrekare toprak satın alamaz. Siz ise her sıkıştığınızda "Dededen kalan tarlanın birini satalım." diyen ailenin hayırsız evladı gibi her şeyi satıyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi sıra Uludağ'da, Uludağ'a geldi. En iyi bildiğiniz iş kupon arazi ve yine, gözü Uludağ Alan Başkanlığıyla Uludağ'a diktiniz. Yani her yıl olduğu gibi bu yıl da kendiniz çalıp kendiniz oynamaya devam ediyorsunuz ancak artık milletimiz sadece kendiniz için çalıp kendiniz için oynadığınızı gördü. Yakında bu perde kapanacak ve oyuncular alkış almadan sahneden inecek diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)