GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 4'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:30
Tarih:12.12.2025

AK PARTİ GRUBU ADINA YÜCEL ARZEN HACIOĞULLARI (İstanbul) - Kıymetli milletvekilleri, AK PARTİ, İstanbul Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezinin karşısına bir cami inşa ederek aslında ne demek istedi, bu konuyla ilgileneceğim. Bir kültür sanat merkezi, bir düşünce, fikir, imajinasyon, fantazya alanını bir camiyle bütünlemeye çalışmanın ne demek olduğudur benim için asıl soru. Yoksa Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 2026 bütçesinden talep ettiği şu kadar liranın gerekçesini anlatmak adına tekdüze, aslında risksiz, ne anlatırsam anlatayım sonunda "Hayır." deyip onaylamayacağınız sıradan bir konuşma hazırlayabilirdim. Aklınızı, aklınızda tutamayacağınız kimi rakamlarla bulandırabilirdim, bunu yapabilirdim, hâlâ yapabilirim ama yapmayacağım. Dedim ya, ilgimi çeken Taksim'de bizim yıkıp, yeniden bizim yaptığımız muhteşem Atatürk Kültür Merkezi ve onun karşısına kondurduğumuz anlam tamamlayıcı Taksim Cami. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu ilişki ve bu ilişkinin zorunluluğu üzerinde konuşacağım. Cami, içinde yalnızca namaz kılınan bir yer değildir, kuşkusuz bir kilise de sadece bir kilise değildir. Her ikisi de kültürü, düşünceyi, bütününde insanın hayatını koşullayan yapılar, anlam tamamlayıcılar yani metafizik bir alan kabulü olmaksızın fazilet üretilemez, sanat üretemezsiniz. Kuşkusuz, AKM'nin karşısına bir cami yapmak ile yapmamak arasında bir fark var. Farkı fark etmez ve önemsemezseniz örneğin ne Homeros'u ne Shakespeare'i ne Goethe'yi ne Bach'ı ne Beethoven'i ne Wagner operalarını ne de Avrupa resmini anlayamazsınız, anlamlandıramazsınız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) An, işte, o muhteşem kelime; an çünkü an değişir, değişti çünkü anlayış değişti; yüzyıl öncesinin anında değiliz artık, artık Türkiye Yüzyılı'ndayız. AK PARTİ, anı yakalayan, anı fark eden Türklerin yeni yüzyılda var kalmak adına olağanüstü refleksle anlayışını değiştirdiği bir tür değişim hareketi. Adına "Türkiye Yüzyılı" dediğimiz bu anda yani şimdide anı sadece anlamıyor, ana artık yön veriyoruz; AK PARTİ bir özgürlük hareketidir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Hatırlayın, 1923 yılında kurulan cumhuriyetimizin kültür ve sanat politikası 2000'li yılların başında değişen Türkiye için artık kullanılamaz hâle gelmişti, daha özgürlükçü bir anlayış gerekti hatırlayın ve AK PARTİ bunu sağladı. Sanatçıların, kültür insanlarının aradıkları şey de buydu zaten. Baskıcı, yasaklayıcı, ötekileştirici geçmişti yetmiş beş yıl. Başörtüsü yasaktı, Müslümanlar ve Kürtler yoktu "Müslüman ve Kürt giremez." yazıyordu zihinsel devlet kapısının girişinde, hatırlayın. Zihinlerdeki o yazıyı AK PARTİ kaldırdı ve kısa zamanda müthiş bir destek buldu bu özgürlük anlayışı. Artık devlet içeriğe karışmayacak ve fakat kültür sanata imkân hazırlayacaktı. Bakın, hiçbir vicdanlı insan AK PARTİ hükûmetlerinin cumhuriyet tarihi boyunca yapılanlara kıyasla yaptığı kültür merkezlerini; kongre, konser, opera, tiyatro salonlarını görmezden gelemez, yadsıyamaz, küçümseyemez. Buralarda hiçbir sorun yok bizim için. Devlet binalar yapsın; salonlar, galeriler yapsın, yapsın, yapsın da sanatçılar ne yapsın, yeni binalarda eski şarkılar mı söylesinler? Devlet ve millet kendini sürekli yenilesin, yenilesin, yenilesin de sanatçılar yüzyıllık yalnızlık ezberini mi yinelesinler?

Bakın, size birkaç karikatürden, ucube bir heykelden, içe söylenmiş, ecinni şarkıdan söz edeyim; daha doğrusu, çalıntı, ortez, protez bir medeniyet, uygarlık anlayışından. Geçenlerde sergilendi ya, aslında 1931 yılında Alman faşistleri yapmıştı o karikatürü, sonra onu 1947'de Akbaba dergisi ortez, protez biçimde çalmıştı. Şimdi, geçenlerde o çalıntı karikatürün heykelini yaptılar. Hani, irtica, gerici filan, bir kılıç saplıyorlar, üzerinde "inkılap" yazıyor. Bu yakışıksız ve anlamsız karikatürler bize yakışıyor mu Allah aşkına? Anlamı yok, anlamı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Peki, teşekkür ederim.

YÜCEL ARZEN HACIOĞULLARI (Devamla) - Ben de teşekkür ediyorum. Sayın Bakanıma çok teşekkür ediyorum, kıymetli ekibine çok teşekkür ediyorum ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)