| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 33 |
| Tarih: | 15.12.2025 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ALİ BOZAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Öncelikle, Maliye Bakanına Grubumuzun tüm konuşmalarını dikkatle dinlediği için teşekkür ediyorum; sonrasında da Maliye Bakanına samimiyetle bir soru sormak istiyorum.
Sayın Maliye Bakanı, bu ülkede Bakan olmanın şartlarından bir tanesi saraya girildiğinde vicdanını bir kenara bırakmak mı ya da Bakan olunurken -Bakan olmanın şartlarından bir tanesi- bir aşı mı yapılıyor, bir ilaç mı veriliyor "Bakan olduktan sonra vicdanını bir kenara bırakacaksın, vicdansız olacaksın." diye?
Biz günlerdir burada -bakanlar geliyor- muhalefet olarak önerilerde bulunuyoruz, eleştirilerde bulunuyoruz, "Bu bütçe olmaz, bu bütçe doğru değil." diyoruz ama bakanlara baktığımızda karşımızda âdeta bir duvar görüyoruz çünkü bugüne kadar bütçesi geçen bakanlıklarla ilgili muhalefetin hiçbir önerisi, hiçbir eleştirisi dikkate alınmadı. Ben bugün sadece vicdanınıza seslenmek istiyorum ama görüyoruz ki sizlerde maalesef vicdanın zerresi dahi kalmamış; neden? Yani, ağır bir şey söylüyorum, "vicdansızlık" diyorum ama sebebi şu Sayın Bakan: Eğer bu ülkenin Maliye Bakanında vicdan olsaydı açlık sınırının 30 bin lira, yoksulluk sınırının 97 bin lira olduğu bu zamanda siz emekliye 16 bin lirayı, asgari ücretliye 22 bin lirayı reva görmezdiniz. Sayın Bakan, maalesef, siz o kadar vicdansızsınız ki vicdanınız o kadar körelmiş ki siz bu ülkede emeklinin, asgari ücretlinin yoksulluk içerisinde yaşama hakkını dahi elinden almışsınız. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Siz bu ülkede asgari ücretlinin, emeklinin açlık içerisinde yaşama hakkını dahi elinden almışsınız.
Sayın Bakan, size şimdi 2024 yılından bir haberden bahsedeyim: 2024 yılında 24 yaşındaki İngiliz genç İngiltere'de bir ayda harcadığı parayla gelmiş, Antalya'da 5 yıldızlı bir otele yerleşmiş ve bir ay boyunca tatil yapmış. Peki, gelelim bizim ülkemize, gelelim bizim emeklilerimize: Hemen yanı başımız, Ankara Ulus, günlerdir burada kürsüde muhalefet bahsediyor, anlatıyor. Sayın Bakan, muhtemelen sizin haberiniz yok, ben tekrar edeyim. Hemen yanı başımızda, Ankara Ulus'ta emekliler maaşları ev tutmaya yetmediği için günlük 200 lira ödeyerek odada kalıyorlar. Sayın Bakan, haberiniz var mı? Eğer gerçekten sizde vicdan olsaydı Ankara Ulus'ta, yanı başımızda biz bu rezaleti görmezdik, bu rezaleti o emeklilere yaşatmazdık ve o emeklilerin günde 200 liraya kalmak zorunda kaldıkları odada banyo yok, tuvalet yok Sayın Bakan. Banyo için ayrıca günlük 100 lira para ödemek zorundalar. Eğer, gerçekten, sizde vicdan olsaydı, emekliler bugün bu hâlde olmazdı.
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Vicdan var, para yok.
ALİ BOZAN (Devamla) - Şimdi Sayın Bakan, ben size örneklerle anlattım, bilmiyorum, anladınız mı. Başka şekilde anlatayım Sayın Bakan: Sayın Bakan, Yüce Allah der ki: "Benim yanıma her şeyle gelin affederim ama kul hakkıyla gelmeyin. Onu ben değil, kulum affeder." diyor Yaradan. Tekrar edeyim Sayın Bakan anlamanız için: "Benim yanıma her şeyle gelin affederim fakat kul hakkıyla gelmeyin, onu ben değil, kulum affeder." diyor. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Peki, sarayın günlük harcamasının 58 milyon olduğu bu zamanda, emekliye 16 bin vermek, asgari ücretliye 22 bin lira vermek kul hakkı yemek değil midir? Ve, yine ifade edelim, kul hakkı yemek günahların en büyüğüdür, haramdır. Gelin, Sayın Bakan, gelin, kul hakkı yemekten vazgeçin, günahların en büyüğünden vazgeçin ve bugün gerçekten bu ülkede milyonlarca emeklinin, milyonlarca asgari ücretlinin insanca yaşayabilecekleri bir ücreti hep birlikte belirleyelim.
Değerli arkadaşlar, sevgili halkımız, sevgili asgari ücretliler, sevgili emekliler; gelelim çareye. Emin olun, çaresiz değilsiniz, çare sizsiniz çünkü. Gelin, emekliler, asgari ücretliler birleşin, örgütlenin, sizler bu iktidarın, bu kul hakkı yiyen, bu günaha giren iktidarın hazırladığı bütçeye mahkûm değilsiniz. Gelin, örgütlenin birleşin ve kendi bütçenizi kendiniz hazırlayın, kendi bütçenizi kendiniz yapın.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)