GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:33
Tarih:15.12.2025

CHP GRUBU ADINA TAHSİN BECAN (Yalova) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 bütçesi üzerine söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Manisa Şehzadeler Belediye Başkanımız Sayın Gülşah Durbay'a Allah'tan rahmet diliyor, sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

Parlamentoların kamu harcamaları ve vergiler alanında yetkili kılınması, bütçeyi onaylaması, iktidarın mali uygulamalarının denetlenmesi genel siyasi kontrolün çok önemli bir yönünü oluşturmaktadır ancak parlamentoların bu karmaşık bütçeyi tam da denetleme imkânı yoktur. Bu durumda, Sayıştayın Parlamentonun gözü kulağı olarak bütçeyi tam olarak denetlemesi gerekir fakat yirmi üç yıllık iktidar süresine baktığımız zaman, Sayıştayın denetim yetkisinin fiilen kalktığı ve görevini yapmadığını gözlemliyoruz.

Sayın vekillerim, gördüğünüz gibi denetim kısmında hâlimiz içler acısı. Peki, bağımsız olması gereken idari kurullarda hâlimiz nasıl? Enerji, finans, ilaç, bankacılık, iletişim gibi sektörlerin bağımsız baskı altında olmadan özgürce faaliyetlerini sürdürebilmesi için de Sermaye Piyasası Kurulu gibi koruyucu kalkan görevi yapan kurumlar oluşturulmuştur. Zira son yıllarda yaşanan yolsuzluklar, haksız rekabet koşulları, ülkeler arası yanlış ekonomik anlaşmalar, fizibilitesi yapılmadan alınan kararlar sonucunda da bu kuruluşlar ne bağımsız ne özerk ne de kalkan durumundadırlar; hâl böyle olunca Hazine ve Maliye Bakanlığımız ne yaparsa yapsın boş. Sayın Bakanımız Komisyon konuşmasında "2025 yılında 13 milyon dolar finans sağladık." dediyse de son yıllarda yargı eliyle yapılan operasyonlar sonucunda bu miktarın çok üstünde ekonomimize darbe vurulmuştur. (CHP sıralarından alkışlar) 19 Marttan sonra dövizdeki dalgalanma, hukuk güven endeksinin düşüşü yabancı yatırımcının Türkiye'ye girişini engellediği gibi, yerli yatırımcının da yurt dışına kaymasına sebep olmuştur. 19 Mart sonrası on beş gün içinde yabancı yatırım çıkışı 5 milyar dolar, yerli yatırımcının çıkışı da 15 milyar doları bulmuştur. Merkez Bankası rezervi 19 Mart süresince 60 milyar dolar döviz satışıyla gündem olmuştur; tüm bunların sonucunda faizler de yüzde 49'a ulaşmıştır. Dolayısıyla özel sektörün finansa erişmesi mümkün olmamıştır.

Değerli vekillerim, 2026 bütçesine baktığımızda, yüzde 28 artışla 19 trilyon olarak sunuldu. Bu bütçe, mali disiplin vurgusu yapmasına rağmen kamu yatırımlarını askıya almak, emekçilerin ve emeklilerin ücretlerini baskılamak ve sınıflar arasında gelir ve vergi adaletsizliğini artırmaktan başka hiçbir işe de yaramamıştır. 2002 bütçesinde kamu hizmetlerine ayrılan pay yüzde 42 iken bugün baktığımızda yüzde 29'a düşmüştür. Özellikle "tasarruf tedbirleri" adı altında belediyelerin faaliyetlerini halka anlatmasına engel olmak amacıyla basına haber, bilgi karşılığında ödeme yapmaları engellenerek hem basın emekçilerine haksızlık hem de o bölgenin halkının haber alma özgürlüğünü kısıtlamıştır. Zira para harcamazsanız, yatırım yapmazsanız para kazanamazsınız. Tasarruf yapılacak konuları iyi inceleyip öncelikle kendimizden başlayarak uygulama yapması gerekmektedir.

Sayın milletvekillerim, son olarak, emlak vergileriyle ilgili buradan bir öneri sunmak istiyorum. Eğer, bir konut veya iş yeri alacaksanız belediyelerdeki beyan değeri resmî ekspertiz değeri olarak belediyelerce gerçeğe yakın tespit edilmelidir; vatandaş da bu ekspertiz değeri üzerinden vergisini, harcını daha az bir oranda ödemelidir. Bunu sağladığınızda, tapu dairelerinde elde bavullarla para taşıma dönemi bitip banka yoluyla reel hareket sağlanırsa vergi kaçakçılığını da önlersiniz. Bunun dışında, kiracı-mal sahibi mahkemeleri de burada son bulmuş olur. Kira bedellerinde de bir yasayla "belediyedeki mülkün ekspertiz değerinin yüzde 5'i kira bedeli" derseniz bu sorunların tamamı kalkmış olur. Ancak bu kadar kolay çözümler varken yıllardır neden uygulanmaz bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Ayrıca, 1 mülkü olandan alınan vergi, 2'nci, 3'üncü, 4'üncü mülke doğru artarak uygulanmalıdır ki çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alarak vergi adaletini yerine getirmiş olalım.

Son olarak, illere göre sektörel dağılım yapmak gerekir. Bundan birkaç ay önce, yazın Konya'da çalıştığımda şunu gördüm Sayın Bakanım: Sular kurumuş, açtıkları kuyular da kurumuş, maalesef, mısır üreticilerine de "Dört senede bir mısır ekebilirsin." izni verilmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TAHSİN BECAN (Devamla) - Maalesef, bir işletmeye "Seneye bir, ayda bir açacaksın." diye saçma sapan bir öneri verilmez. Nerede su varsa orada imalat yaptırmanın yolunu açmak lazım.

Ayrıyeten, bütçeyi tekrar kurtarmak için inşallah vatandaşlık vermeye kalkmazsınız çünkü savaştan kaçmış bir millete, tarihini savaşarak kanıyla yazmış bir milletin de vatandaşlığının asla verilmemesi gerekir. (CHP sıralarından alkışlar)