| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 34 |
| Tarih: | 16.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA MEHMET GÜZELMANSUR (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve tüm vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakan, öncelikle asrın felaketini yaşayan Hatay'ın inşası için, yeniden normale dönüşü için, bugüne kadar yapılan çalışmalar için teşekkür ediyorum.
Hatay'ın sıkıntılarını yapıcı bir şekilde hep dile getirdim ve bununla ilgili hep dile getireceğim. Çalışmalar yapılıyor ama eksiklerimiz hâlâ çok fazla ve Hatay halkı çözüm bekliyor. Bugün hâlâ Hatay'da yaşamın tanımı 21 metrekarelik konteyner kutudur. Yaklaşık 180 bin insanımız yaşamını, 280 bin hekimi sağlık hizmetini, 135 eczacımız, 3 binden fazla esnafımız, mali müşavirimiz, avukatımız faaliyetlerini; STK'ler yönetimlerini bu 21 metrekare kutularda gerçekleştiriyor. Burada yani konteynerlerde mahremiyet yok, ısı yalıtımı yok, ses yalıtımı yok; yazın sıcaktan kavruluyorsunuz, kışın soğuktan donarsınız; yağmur yağar tavanınız akar, rüzgâr eser çatınız uçar.
Değerli milletvekilleri, Hataylılar'ın üç yıldır medeni dünyadan uzak bir şekilde yaşamasının tek nedeni var, o da iktidarın konuştuğunu yerine getirmemesidir. (CHP sıralarından alkışlar) Nedir bunlar? Bir, depremin hemen ardından "Bir yılda konutları bitireceğiz." dediniz, sonra "2025 sonu." dediniz, bugün gelinen noktada Hatay'da 171 bin hak sahibi var, "2025 sonuna kadar 153 bin teslim edeceğiz." diyorsunuz.
VAHİT KİRİŞCİ (Kahramanmaraş) - Az mı?
MEHMET GÜZELMANSUR (Devamla) - Yani üç yılın sonunda tüm hak sahiplerinin evlerini teslim edemiyorsunuz.
VAHİT KİRİŞCİ (Kahramanmaraş) - 153 bin az mı?
ABDULKADİR ÖZEL (Hatay) - Mehmet ağabey "40 bin fazla var." diyordun.
MEHMET GÜZELMANSUR (Devamla) - Daha taşınan çok az insan var, dinlerseniz ona göre... Bugün Antakya'nın kalbi, şehrin merkezi konumundaki Atatürk Caddesi'nde, 75'inci Yıl Caddesi'nde, Gündüz Caddesi'nde yerleşim hâlâ başlayamadı. Kura çekim töreni düzenliyorsunuz, anahtarı üç beş ay sonra verebiliyorsunuz, yine de insanlar evlerine taşınamıyor çünkü yol yok, altyapı yok, doğal gaz yok; bu insanlar konteynerlerden kalıcı konutlara nasıl taşınsın?
İki, "Halkın istemediği hiçbir şey yapmayacağız." dediniz ama Hatay'da hâlâ halkın rızası olmadan acele kamulaştırmalar yapılıyor, hukuki süreçler tamamlanmadan evler boşaltılıyor. Ağaçlar kesildi, geçim kaynakları yok edildi. TOKİ neden hazine arazilerine yapılmadı?
Üç, "Antakya Kunduracılar Çarşısı'nı 6 etapta bitireceğiz." dediniz, "Dokuz ayda dükkânlarınızı teslim edeceğiz." dediniz, bugün o çarşı verilen sözlerin paramparça bir aynasıdır.
Dört, "Uzun Çarşı esnafından 2025 yılı sonunda yerleşmeyen kimse kalmayacak." dediniz, 2025'in bitmesine günler kaldı, tamamlanan tek bir dükkân bile yok. Prefabrik Uzun Çarşı esnafı isyanda. Yol yok, müşteri yok, siftah yok. Kepenkler birer birer kapanıyor.
Beş, dediniz ki: "Hiç kimse mahallesinden uzaklaştırılmayacak." Şimdi Affan Mahallesi'ni riskli alan ilan ettiniz. Verdiğiniz sözün aksine bu mahallenin insanlarını onlarca kilometre uzaklıktaki TOKİ konutlarına geçmeye zorluyorsunuz. İktidarın verip de yerine getirmediği sözler bitti mi? Depremzedeye eşya yardımı sözü verildi, öğrenciye kırtasiye yardımı sözü verildi ama bunlar yerine getirilmedi.
Değerli milletvekilleri, Hatay'da ticari hayat felç durumunda. Yapılması planlanan kalıcı iş yeri sayısı 22.861, teslim edilen bugüne kadar sadece 2.515 yani oran yüzde 11. Buna rağmen, mücbir sebep kaldırıldı. Hangi esnaf rahat nefes alabiliyor? 30 Kasımda mücbir sebep neden sona erdirildi? Ben buradan soruyorum: Hatay'da hangi hayat normale döndü? Van depreminde altı yıl uygulanan mücbir sebebi asrın felaketinde neden iki yılda kaldırdınız?
Son olarak, şunu söyleyeyim: Hatay'da işler daha iyi bir plan ve koordinasyonla yapılabilir ama şimdi ne yapılıyor? Bir kurum okul yapıyor, başka bir kurum o okul yolunu kapatıyor, çocuklar çamur içinde okula gidiyorlar, veliler çocuklarını sırtlarında taşıyorlar, yollar çamur deryası, öylece duruyor ama ne zaman "Sayın Cumhurbaşkanımız gelecek." dense yollar bir gecede yapılıyor, o gidince asfalt sökülüyor. Siz, hizmeti gerçekten halk için mi yapıyorsunuz, Sayın Cumhurbaşkanınız için mi yapıyorsunuz?Hatay sadaka istemiyor, Hatay hakkını istiyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Bu kürsüden bir kez daha haykırıyorum: Hatay unutulursa vicdanımız ayaklar altında kalır.