| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 35 |
| Tarih: | 17.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA SEVDA ERDAN KILIÇ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada sadece kuru rakamları değil bu ülkenin buz tutmuş adaletini, kalbi durmuş vicdanını ve ertelediğiniz geleceğini konuşuyoruz.
Benim 8'inci bütçem, her yıl aynı bütçe masalını dinliyoruz burada. Sanki bütçe görüşmeleri her sene tekrarlanan ama finali hep hüsran olan bir tiyatro oyununa döndü ve sonunda ne oluyor? Sonunda sofra küçülüyor, tencereler boşalıyor ama saraylar büyüyor; yandaşlar, faizciler semirmeye devam ediyor. (CHP sıralarından alkışlar) Açlığa sabır, israfa sınırsız kaynak isteyen bu düzeni tümden reddediyoruz.
Strateji ve Bütçe Başkanlığı bütçesine baktık; plan var, program var ama insan yok. Yıllardır yaptıkları şey belli, enflasyonu düşük gösterip milletin rızkını çalıyorlar. Verilen sözler de, hedefler de hiçbir zaman tutmuyor ama bu koca hataların sorumluluğunu da asla almıyorlar. Sonuç mu? Memur maaşı da, emekli aylığı da, çiftçinin hakkı da hep yanlış hesaplanıyor, hep eksik kalıyor. Bu yüzden bu kürsüden bir kez daha ilan ediyorum: Bu kurum milleti açlığa mahkûm eden, yoksulluğun planını çizen asıl merkezî kurumdur.
Komisyonda kurumun bütçesi görüşülürken Komisyon üyesi arkadaşlarımız bazı önergeler verdiler, hepsi reddedildi. Bunlara bir baktığımızda, mesela milyonlar evde donarken emeklilere ve memurlara 20 bin lira yakacak yardımı talep ettik, reddettiler. Emeklinin 4 bin lira olan bayram ikramiyesini asgari ücret seviyesine çıkaralım dedik, reddettiler. Öğretmenlere bir maaş, 100 bin atama istedik, onu da reddettiler. Çiftçinin mazotundaki ÖTV ve KDV'nin karşılanmasını talep ettik, onu da reddettiler ve öğrencilerin KHK burs ve kredilerinin arttırılmasını talep ettik, onu da reddettiler. (CHP sıralarından alkışlar) Ama başka bir kuruma gelelim, konu Millî Saraylara gelince akan sular durmuş. Mustafa Kemal Atatürk Millî Sarayları bir kişinin ihtişamı için değil, milletin denetimi altında yaşatmak için Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlanmıştı, bugün onlar yeniden Cumhurbaşkanlığına bağlandı, cumhuriyetin emaneti Meclisten alınıp tek elde toplandı. Bu bir idari tercih değil arkadaşlar, bu, Meclis iradesine karşı işlenmiş tarihsel bir gasptır. (CHP "Bravo" sesleri, sıralarından alkışlar) Elbette ecdadımızın, atalarımızın hatıraları çok önemli bizim için ama bizim itirazımız tarihe değil, "tarihe saygı" adı altında yapılan, sınırsız israfa ve gösterişe. (CHP sıralarından alkışlar) Emanet israfla korunmaz, emanet adaletle korunur; emanet bilimle, akılla korunur. Millet karanlıkta bırakılırken saray aydınlıkta tutuluyorsa, sarayın tek bir odasında bulunan ipek halının maliyeti bir emeklinin yıllık erzak maliyetinden fazlaysa, milletin tenceresi kaynamazken saray mutfaklarının dumanı tütüyorsa ortada bir bütçe değil, açık bir vicdan suçu vardır. (CHP sıralarından alkışlar) Bizim önerimiz net: Bu sömürü düzenini devam ettiren bütçe anlayışının kökten değişmesi gerekiyor. Çünkü bu bütçe bir başarı hikâyesi değil, milletin sırtına vurulmuş son kamçının sesidir. Bütçe emekten yana, halkın ortak refahını esas alan bir sınıf belgesi olmak zorundadır. Bunun için tabii ki önerilerimiz var: Ülkede bütçe disiplinini bozan tüm örtülü ödenekler derhâl şeffaflaştırılmalıdır. Kamudaki lüks, gösteriş ve israf harcamaları tasfiye edilip tasarruf işçinin ve yoksulun sofrasına aktarılmalıdır. Halkı yoksulluk zincirine vuran kemer sıkma dayatmalarından vazgeçilmeli, sivil toplum kuruluşları, sendikalar bütçe planlamasına doğrudan dâhil edilmelidir ve en önemlisi, bütün bu keyfiyetin israfın önüne geçmek için Meclisin yetkilerini gasbeden Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminden derhâl çıkarılmalıdır. (CHP "Bravo" sesleri, sıralarından alkışlar) Kuveyt kuvvetler ayrılığına dayanan parlamenter sisteme geçiş yapılmalıdır.
Değerli milletvekilleri, bu karabasan, yandaş sever, adaletsiz sistemle mücadele bir parti mücadelesi olmaktan çıkarılmalı ve sınıf mücadelesine dönmek zorundadır. Bir yanda tüm kaynakları sömüren, ipek halılarda yürüyen bir avuç yandaş var, diğer tarafta ise etnik kökeni, inancı, siyasi görüşü ne olursa olsun soğukta kalan, yoksulluk sofrasına mahkûm edilen milyonlar var. Bizim tarafımız net, biz hangi dağ efkârlıysa ondan yanayız, ondan yana da olmaya devam edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)
Sözlerime son verirken maalesef bu bütçeye "Hayırlı olsun." diyemeyeceğim çünkü bu bütçenin hayrı yine yandaşa, şerri vatandaşa kalıyor sonunda. O yüzden bu bütçeye ret oyu veriyoruz. Bu sömürü düzenine boyun eğmeyeceğimizi buradan bir kez daha tekrar ediyoruz.
Teşekkür ederim. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)