| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 35 |
| Tarih: | 17.12.2025 |
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün Mevlâna Celâlettin Rûmi'nin vuslatının 752'nci yıl dönümü yani Şebiarus'un 752'nci yıl dönümü. Hazreti Mevlâna'yı rahmetle yâd ediyor; onun edep, merhamet ve adalet merkezli öğütlerinin buradaki kürsüde de herkese rehber olmasını temenni ediyorum.
Şehzadeler Belediye Başkanı Sayın Gülşah Durbay'a da Allah'tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun. Sevenlerine, ailesine, CHP camiasına da baş sağlığı diliyorum.
Bugün konuşmalarda çok şeyler söylendi Sayın Başkanım. Dört grup başkan vekilinin konuşmasına da cevap vereceğim için aslında süremin çarpı 4'le eşitlenmesini arzu ediyorum. Adaletle Mecliste söz hakkımızı kullanmak için bence en uygunu bu olur.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Tabii canım, iki saat verin (!)
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Şimdi, Cumhurbaşkanlığı ve Çalışma Bakanlığının bütçelerini görüşüyoruz. Bugün Cumhurbaşkanlığı denilince, ne hikmetse, kurumsal bir yapıyı değil, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan konuşmalarla karşı karşıya kaldık. Bir düzeltme yapmak istiyorum öncelikle, Sayın Selçuk Özdağ idi. Bu ülkede en çok açılan davaların sıralamasını yapmış, 2'nci sırada da Sayın Cumhurbaşkanımızın hakaret davaları açtığını iddia etmişti. Rakamları aldım, 2'inci sırada hakaret var ama bu hakaret davası TCK madde 125 yani vatandaşların birbirlerine yapmış olduğu hakaretlerle ilgili dava. Bu, 2024-2025 yılının rakamları. Cumhurbaşkanına hakaret davası TCK 229, tamamen ayrı bir madde olarak görüşülüyor, dava sayısı da ilk 10'a bile girmemiş durumda. Bu düzeltmeyi özellikle yapmak istiyorum. 2025 yılında ise 1'inci sırada hakaret var, yine TCK 125; vatandaşların, insanların birbirleriyle olan hakaret davaları, Cumhurbaşkanına hakaret davası dediğimiz TCK 229 ilk 10'a bile girmemiş, sayılamayacak kadar az sayıda olduğu için bu istatistikte çıkmamış. Bu düzeltmeyi öncelikle yapmak istiyorum. Neden bunu yapmak istedim biliyor musunuz? Sanki bir şey bulmuş da bunun üstünde çok şey söyleyecekmiş gibi bu veriler üzerinden konuşmayı marifet sayıyorlar ama bu yanlış verilerle bu milleti kandıramazlar.
CAVİT ARI (Antalya) - Sayın verin. Sayın Başkan, sayıları varsa, sayı verin.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bu çıktıların fazlasını da aldım, zahmet etmesin Sayın Selçuk Özdağ, kendisine de zaten konuşmamdan sonra da vereceğim.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Mail atın.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Mail de atarız.
Siyasi ahlakı konuşacaksak bunları hepimizin bilmesi ve doğru şeyler üzerinden konuşmamız gerekir diye düşünüyorum.
Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminden bahsediyoruz. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin en temel artısı ve özelliği Cumhurbaşkanının doğrudan vatandaş tarafından seçilmesi. Ülkemizde seçimler yapılmakta, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmakta ve ülkemizde muhalefet de çıkıp bu kürsüden her istediğini istediği gibi konuşmakta ancak unutmayın, "demokrasi" sadece sonuç beğenildiğinde hatırlanan bir kavram değil. Seçimlerde ne dedi muhalefet? En büyük vaatleri ne idi? "Parlamenter sisteme geri döneceğiz." dediniz, bunu da ısrarla söylediniz ama bir taraftan da masalar kurdunuz, 6 Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Yardımcısı ilan ettiniz. Hadi bu da olmadı, 7'nci, 8'nci de eklendi. Bu da olmadı, Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayınız, birisi sağına birisi soluna 2 Büyükşehir Belediye Başkanını yanına aldı, onları da Cumhurbaşkanı Yardımcısı ilan etti. Vatandaş şunu sordu: "Parlamenter sisteme döneceğiz." diyorsunuz ama vaadiniz buyken çıkıyorsunuz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ilan ediyorsunuz, demek ki bir tutarsızlık var. Vatandaşı anlamaz, görmez, duymaz, bilmez zannediyorsunuz. İşte, vatandaş bunları anlayıp bildiği, gördüğü için sandıkta çok iyi cevabını verdi ve Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde Recep Tayyip Erdoğan'a oyunu verdi. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
CAVİT ARI (Antalya) - Montaj kasetlerle Sayın Başkan.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Ayrıca, Cumhurbaşkanının, Cumhurbaşkanlığı sisteminin dışında, vatandaşının...
CAVİT ARI (Antalya) - Montaj olduğunu Sayın Cumhurbaşkanı kendisi söyledi.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Vatandaşın anlamadığını, görmediğini ve engellendiğini söyleyerek aslında hâlâ vatandaşı küçük gören vesayetçi bir zihniyetin de altyapısının da olduğunu görüyoruz. İşte, vatandaş buna müsaade etmedi. Vatandaşımız her şeyi görüyor, ölçüyor, biçiyor, tartıyor. İşte bu sebeple de sandıkta oyunu yirmi üç yıldır AK PARTİ'ye veriyor, bütçe yapma görevini de yine AK PARTİ'ye ve Sayın Cumhurbaşkanımıza veriyorlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
CAVİT ARI (Antalya) - 411 belediyeyi kazandı CHP, 1'nci parti Sayın Başkan. Vatandaş ölçtü, biçti, tarttı sizin gidici olduğunuza karar verdi.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Müsaade ederseniz konuşmamızı tamamlayacağız, siz konuşmanızı yapmıştınız, bir dinleyin lütfen.
Bugün Bakanlarımız da Sayın Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcımız da milletvekillerimiz de herkes icraatlarımız üzerinden konuşmak için bir çaba ve gayret içerisindeyiz ve kürsüye çıktığımızda icraatlarımızı söylediğimizde de sürekli bir sataşmayla, engellenmeye çalışılıyoruz. Sorun değil, siyasetin özünde olabilir, Meclisin kürsüsünde, konuşmalarda sataşmalar da olabilir. Ancak iş muhalefetin konuşmasına geldiğinde maalesef kişiselleştirilmiş hakaretleri ve saldırıları duyduk. Yönettiğiniz 3 büyük belediye var, büyükşehir belediyesi var; İstanbul, İzmir, Ankara; keşke orada yaptığınız icraatları en azından çıkıp anlatsaydınız da biz de sizi dinleseydik. (CHP sıralarından gürültüler)
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Anlattım ya az önce.
CAVİT ARI (Antalya) - Belediyeler bütçelerinin görüşmelerini yapıyorlar zaten.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - İcraat anlatmak yok ama haklısınız, haklısınız; icraat anlatmak için önce icraatınızın olması gerekir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
CAVİT ARI (Antalya) - Belediye hizmetlerini yerinde anlatıyorlar Sayın Başkan.
ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Ne alakası var bütçeyle?
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Belediye bütçeleri belediyelerin meclisinde tartışılıyor, burası ülkemiz için.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Ortada bir icraat da yok; yolsuzluk var, hırsızlık var, arsızlık var. Az önce kreşlerden bahsettiniz "Kreş yaptık, kreş yaptık." diye hatta Cevdet Yılmaz Başkanımız "Bunları niye belediyeler yapıyor?" diye söylediğinde eleştirdiniz. Bakın adı "kreş yapmak" orada da 100 milyon liralık -daha da aşkın- bir yolsuzluk ortaya çıkmıştır maalesef.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CAVİT ARI (Antalya) - Yıllarca İstanbul'u yönettiniz, 1 tane kreşiniz yok!
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Nerede çıktı ya! Ya, bu olacak şey mi?
ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Bunu kabul etmiyorum, böyle bir şey yok!
CAVİT ARI (Antalya) - İftira!
BAŞKAN - Sayın Usta, lütfen tamamlayın.
ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Kaldı ki iddianame hazırlanmamış, bu doğru değil ama Sayın Başkan.
CAVİT ARI (Antalya) - İftiracısınız!
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Müsaade edin, konuşmamı tamamlayayım, cevabınızı Ali Mahir Başkan verecektir.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Vereceğim.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Şöyle bir sistem kurulmuş Sayın Başkanım, kreş yapılacak diye belediye bütçesinden paralar bir şirkete aktarılmış. Bir taraftan bu şirkete aktarılan paralarla kreş yapılmamış, bunlar ekosisteme aktarılmış.
ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Böyle bir mahkeme kararı yok ama Sayın Başkanım.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Bir tane yolsuzlukla ilgili belge çıkarıp gösterin. Belge göstermeden nasıl böyle iş!
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Maalesef iş adamlarının da ümüklerine çökülmüş "İlla bir kreş yapın, illa bir anaokulu yapın." diye de böyle bir ekosistemi kurmuşlar.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Bir haftadır söylüyorum, bir tane bir belge gösterin diye.
ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Böyle bir şey olamaz.
CAVİT ARI (Antalya) - Size de iftiracılık yakışmıyor, düzeltin.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - 800 tane kreş açılmış, 800 kreş!
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bunların hepsi, bunların hepsi çok açık ve net iddianamede de var, şahitleri de var.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Hükûmetin bütçesine gelin, Hükûmetin bütçesine. Bırakın belediyeleri, Hükûmete gelin.
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Siz İBB Grup Başkan Vekili misiniz?
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - İşte bu yüzden icraat olmayınca konuşacak bir şey bulamadıkları için bu boş vaatlerle gün geçiriyorlar, bu boş vaatlerle kavga çıkarmaya çalışıyorlar. Burası Meclisin kürsüsü ise kavga etmektense icraat konuşacak işler yapmalarını ben de bu güzel, anlamlı günde Allah'tan temenni ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) İnşallah iyi icraatlar yaparsınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak) - Halk 2'nci kez verdi hatta 3 kez verdi pardon. 4'üncüyü de verecekti de fırsat vermediniz, şimdilik!
BAŞKAN - Sayın Şahin Usta, lütfen tamamlayın.
ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Gizli tanıklardan biri herhâlde sizsiniz! Böyle bir şey var mı ya!
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Siyasi ahlak yasasını...
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Sayın Başkanım, siyasi ahlak evet, erdemli olmayı gerektirir, karşınızdaki konuşanı da sabırla dinlemeyi de gerektirir; biraz dinleyin lütfen.
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak) - İftira atıyorsunuz Sayın Başkan, iftira atıyorsunuz! Az önce konuşmacıya "Hâkim misin, savcı mısın?" diye kendiniz dediniz, şimdi aynı şeyi siz yapıyorsunuz.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Varsa cevabınızı verirsiniz. Mahkemeler işlerini yapıyorlar. Bu ülkede, bu ülkede terörsüz Türkiye süreciyle ilgili sürekli bir kurcalama hâli var.
CAVİT ARI (Antalya) - Sayın Başkanım, gerçekten iftira atıyorsunuz konuşmanızda.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bu Mecliste çok önemli bir görev icra ediyor. Hâlâ aynı zihniyet maalesef "Kürtleri birileri temsil eder, Türkleri birileri temsil eder." diyerek demokrasinin özüne de zarar veriyorlar. Sistem öyle bir sistem ki Cumhurbaşkanlığı sisteminde kim kimi istiyorsa Cumhurbaşkanı olarak gidiyor, oyunu kendisi veriyor. Burada temsilîyet diye bir şey yok. Vatandaş kendi seçimini yapıyor. Artık, Kürtleri ve Türkleri kategorileştirmekten, vatandaşı ikinci sınıf olarak görmekten, sizin kendi seçiminizin daha üstün olduğuna inanmaktan vazgeçin çünkü buna vatandaş buna inanmıyor. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesi, alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Şahin Usta, son kez uzatıyorum, lütfen tamamlayın.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - On beş dakika oldu!
CAVİT ARI (Antalya) - Bizi yordu valla!
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Buna vatandaşımızın inanmadığını tekraren söylüyorum.
Aynı konu yine Aleviler üzerinden sürekli gündeme getiriliyor. Ülkede bir çatışma ve kızışma ortamını yaratmak elbette ki birilerinin arzusu ve isteği, buna müsaade etmedik.
İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Ya, ne ilgisi var ya! Ne ilgisi var ya!
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Ayda yılda bir kere Aleviler konuşuluyor, rahatsız oluyor ya!
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Aleviler yaptığımız her türlü icraatımızdan çok memnunlar.
İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Cemevlerini ibadethane sayın o zaman! Getirin kanunu!
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Cemevlerine verdiğimiz desteklerden de çok memnunlar. Söyledikleri tek bir şey var: "CHP gölge etmesin, başka bir şey istemeyiz." diyorlar, yaptığımız icraatlerden de çok memnunlar.(AK PARTİ sıralarından alkışlar)
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Kanunu getirin...
İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - İşinize geldi mi çatışma... Devlet Bahçeli de bizim gibi düşünüyor, getirin kanunu!
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Sayın Başkanım, bir konuda bir konuda elbette ki kimsenin hakkını yemek istemem. Sayın Selçuk Özdağ'ın konuşması kadar hızlı kimse konuşamıyor, büyük bir ehliyet ve liyakat olduğunu söylüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın atamalarıyla ilgili "Ehliyet ve liyakatten yoksun." demişti. Unutmasın ki bir zamanlar Genel Başkan Yardımcısı olduğunda da onu atayan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Şu anki milletvekilliği bile tamamen bu Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerine kurgulanmış durumda. Bence dönüp bir Cumhurbaşkanını...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)