GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:36
Tarih:18.12.2025

SEYİTHAN İZSİZ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

3'üncü madde bütçeyi kuru satırlara dizilmiş rakamlar cenderesinden çıkararak devlet yönetiminin ruhunu oluşturan bir ilke ve ahlak metni olarak önümüze seriyor. Bütçe, basit bir muhasebe cetveli değil, milletin alın teriyle oluşmuş imkânların kutsal bir emaneti, kamu hizmetlerinin istikametini tayin eden manevi bir pusuladır ancak kıymetli arkadaşlar, emanet sadece bütçede değil, dilde de başlar çünkü bu yüce Meclis kürsüsünden çıkan her bir söz kâğıt üzerinde kalmaz; milletin sofrasına oturur, yuvaların içine süzülür, çocukların diline, gençlerin zihnine karışır. Bu sebeple, siyaset yalnızca söz söyleme mahareti değil, sözü incitmeden taşıma sorumluluğudur. Biz buraya kalp kırmaya değil, gönül yapmaya geldik; sözü inceltmeye, milletin üzerindeki yükü hafifletmeye geldik. Bilirsiniz, bir cümle de emanettir, bir kuruş da; bu ulvi duruşu en iyi özetleyen Yunus Emre'nin hikmet dolu çağrısıdır: "Benim işim sevi için/ Dostun evi gönüllerdir/Gönüller yapmaya geldim" (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Üstat Sadi Şirazi der ki: "İnsan oğulları birbirlerinin uzuvları gibidir, başka insanların gamını çekemiyorsan sen neden kendine diyorsun insan?"

Kıymetli milletvekilleri, birbirimizi inciten söz sadece karşı sırayı değil, bütün milletin ortak gönlünü incitir. Bizim siyaset anlayışımız, gerilimi büyütmek değil, milletin büyük birlik duygusunu güçlendirmek, ortak paydaları onurlu büyütmek, bizim irfanımızı da insanımızı aziz görmektir. Öyleyse bize düşen insanı kimliklerinden soyarak yalnızlaştırmak değil, onu ait olduğu tüm güzelliklerle birlikte korumaktır. Uzlaşacağız ama yozlaşmadan uzlaşacağız. Farklılıklarımız çatışmanın değil, milletçe eriştiğimiz olgunluğun vesilesi olmalıdır. Hazreti Mevlana'nın işaret ettiği gibi "Aynı dili konuşanlar değil, aynı şeyi hissedenler anlaşır." Bizler farklı parti aidiyetlerine sahip olup farklı cümleler kurabiliriz ama aynı milletin duasına, aynı vatanın istikametine hizmet etmek gibi ulvi bir mecburiyetin neferleriyiz. AK PARTİ olarak siyasetin ölçüsü lafın yüksekliği değil, hizmetin sahiciliğidir diyoruz. Bu kardeşiniz, otuz yıla yakın bir süredir alın teriyle yoğrulan ülkemizin tüm renklerini bağrında taşıyan Esenyurt'un bir evladı olarak konuşuyor: Hayatım boyunca bir mücadelem oldu. Garsonluk da yaptım, hamallık da yaptım ve de şu sokaklarda nelerle karşılaştım, biliyor musunuz? Hayatın zorlu akışında sözün ruhunu ve siyasetin hakiki sorumluluğunu öğrendim. Sahada gördüm ki bize düşen, partiye veya görüşe bakmaksızın her bir hemşehrimize aynı şekilde şefkatle ve yapıcı bir sözle sarılmaktır. Bizi birleştiren de işte bu gönül yapma sorumluluğumuzdur. Öyleyse burada kurduğumuz üslup da yaptığımız iş gibi yapıcı, birleştirici ve vakar sahibi olmalıdır. Ne söylediğimiz kadar nasıl söylediğimiz de mühimdir. Kamu kaynağı bir emanettir, doğru ancak insanın gönlü de aynı derecede kıymetli bir emanettir. Bu yüce Meclis milletin kardeşliğini çoğaltmalı, ayrılığı asla büyütmemelidir. Peygamber Efendimiz "İnsan bir hazinedir, içine girmesini bilene." Gelin, tanış olalım/İşi kolay kılalım/Sevelim, sevilelim/Dünya kimseye kalmaz.

2026 bütçesinin ülkemize, aziz milletimize hayırlar ve bereketler getirmesini temenni ediyor, yüce Meclisi en derin duygularımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)