GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:36
Tarih:18.12.2025

BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Gazi Meclisimizin 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin maddeleri üzerinde yoğun, yapıcı ve sorumluluk bilinci yüksek görüşmeler gerçekleştirdik hep beraber. Bütçe görüşmeleri rakamların, kalemlerin ve tabloların konuşulduğu teknik bir süreç olmanın yanı sıra, bir milletin önceliklerini, yönünü ve geleceğe dair iradesini ortaya koyan en temel siyasi belge niteliğindedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği, ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda hazırlanan 2026 yılı bütçesi, siyasi istikrarın, kurumsal sürekliliğin ve uzun vadeli planlamanın son bir tezahürüdür. Bu bütçe Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin 8'inci bütçesi olarak hızlı karar alma kapasitesinin, etkin kamu yönetiminin sahadaki karşılığını açık biçimde yansıtmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ortak sorumluluğumuz milletimizin emaneti olan bütçeyi en doğru şekilde değerlendirmek ve geleceğe güvenle taşımaktır. Ancak bugün yapılan konuşmalardan bir kısmına gerçekler çerçevesinde cevap verme zorunluluğu hasıl olmuştur. Hükûmetimizin ekonomi ve sosyal politikalar ve kamu yönetimine ilişkin uygulamalarına yönelik haksız, eksik, maalesef algıya dayalı bazı değerlendirmeler dile getirilmiştir. Öncelikle şunun altını çizmek isterim ki rakamlar ortadadır ve gerçekler algıyla değişmez. 2025 yılı bütçemizin yarıdan fazlası doğrudan vatandaşımıza ayrılmıştır. Sağlık, eğitim, sosyal yardımlar ve dezavantajlı kesimlere yönelik destekler bütçenin ana omurgasını oluşturmaktadır. 2002 öncesi Türkiye ile bugünün Türkiyesini yan yana koyduğumuzda sosyal devlet anlayışının ne ölçüde güçlendiğini çok açık şekilde görüyoruz. Biz bütçe disiplinini güçlendirerek faiz giderlerinin payını azaltıyor, kaynağı yatırıma ve üretime yönlendiriyoruz. Buna karşılık, kendi yönettikleri belediyelerde biriken borçlar, ödenmeyen SGK primleri ve maaşlarını alamadığı için eylem yapan çalışanlar ne yazık ki görmezden gelinmektedir.

Deprem konusu ise siyasetin üstünde tutulması gereken hayati bir meseledir. Kentsel dönüşüme yıllarca karşı çıkanların bugün bu alandaki çalışmaları eleştirmesi en azından tutarsızdır.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Siyasete alet etmeyin depremi lütfen, lütfen siyasete alet etmeyin.

BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; başka bir milletvekili arkadaşımız da bütçeyi rakamlar ve politikalar üzerinden tartışmak yerine meseleyi ideolojik bir kamplaşmanın diliyle ele almayı tercih etmiştir. Oysa bütçe sloganların, ithamların ya da ideolojik etiketlerin değil devletin gelir ve giderlerini, önceliklerini, sorumluluklarını ortaya koyan hukuki bir belgedir. Bu çatı altında bulunan her bir milletvekili milletin oyuyla, sandığın iradesiyle görev yapmaktadır. Seçilmiş temsilcilere yönelik küçültücü ifadeler kullanmak siyasi eleştiri sınırlarını aşar, doğrudan Meclisin meşruiyetini hedef alır. Demokratik siyaset hakaret diliyle değil sorumluluk bilinciyle yapılır.

Sonuç olarak, bu bütçe bir kesimin değil milletin tamamının bütçesidir; tarih ve sloganları değil milletin iradesine saygı duyan, sorumluluk üstlenen ve çözüm üretenleri kaydedecek mutlaka.

Yine bir hatip kürsüden bildik ezberleri tekrarlamıştır, isterseniz bir parça değinelim.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Yok, gerek yok.

BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU (Manisa) - Yargı görevini yapınca hemen "yargı darbesi" diye bağırıyoruz. Yolsuzluk ve rüşvet iddialarını soruşturan savcıları cuntacı ilan etmek hukukun üstünlüğüne doğrudan saldırıdır. Savcılar görevlerini Anayasa ve yasalar çerçevesinde yapar. Beğenilmeyen soruşturmalar karşısında hukuki suçlama hesap vermekten kaçma refleksinden başka bir şey değildir. Yapılması gereken, iddiaları karalamak değil iddialara hukuki zeminde cevap vermektedir.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Süre doldu.

BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU (Manisa) - Bir de bir hatibimiz...

Ali Mahir sürekli benim insicamımı bozmaya çalışıyor ama ben onun Grup Başkan Vekili konuşurken tek bir söz söylemedim.

BAŞKAN - Sayın Başkan, lütfen...

Buyurun.

BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU (Manisa) - Ali Bey'in bunu yapıyor olmasını esefle kınıyorum.

Bir de hatip cuntadan bahsetti. Bu kelimeyi ağzına alanların Türkiye'nin her darbe döneminde ya suskunluğunun ya da parmak izinin olduğunu çok iyi biliyoruz. Bizim sicilimizde darbe yok ama devletimizin kurumlarını itham edenlerin sicillerinde vardır. O yüzden tarihe girmiyoruz çünkü bugünü konuşmakla mecburiyiz. Burası Türkiye Cumhuriyeti'dir; iktidar sandıkla gelir, sandıkla gider. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Son yirmi üç yılda 7 genel seçim, 5 yerel seçim, 3 referandum yaptık, millet ne dediyse başımızın üstünde yeri oldu ama derdi millet olmayanın bahanesi de çok olurmuş.

Bu düşüncelerle, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin ve 2024 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyor, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.