GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:37
Tarih:19.12.2025

CHP GRUBU ADINA ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bütçe nedir? Bütçe, sizin bir yıl boyunca milletten toplayacağınız vergileri nereye harcayacağınızı anlattığınız, demokrasi adına vatandaşın ilk haklarından biridir. İktidarlar için de bütçe vaatlerini yerine getirebilme imkânıdır. Siz yirmi üç yıldır bütçe yapıyorsunuz. Peki, bu millete vaatlerinizi yerine getirebilmiş misiniz bir bakalım. Bakın, 18 Mart 2003 günü o zamanki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yüzde 18'lerde olan enflasyon için ne demiş: "Hükûmetimiz enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek, kamu stokunu düşürmek için toplumumuzun desteğini alacak yeni bir ekonomi programı uygulayacaktır." Aynı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugünkü vaadi ne? Tam da bu kürsüden Meclisin açılışındaki konuşmasında "Enflasyonu bu yılın sonunda yüzde 30'un altına -2025'ten bahsediyor- 2026 yılında ise yüzde 20'nin altına indirmeyi planlıyoruz..." Yirmi üç yılda tek haneli enflasyon hedefinden enflasyonu yüzde 30'un altına indirmeyi başarı gören bir hedefe terfi etmişsiniz; vallahi, helal olsun! (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, ha, enflasyonu da yüzde 30'un altına indirebilmiş değilsiniz. Bir işte çok iyisiniz, o da hedef koyma. Ama hedef koymada kimse elinize su dökemez gerçekten.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Yalanda, yalanda! "Yalanda!" de, kibarlığa gerek yok.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkan, Sayın Ağbaba kendi vekiline bile laf atıyor.

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - İş hedefleri yerine getirmeye gelince aynı başarıyı gösteremiyorsunuz. Mesela, seçim mi yaklaşıyor, hemen seçim beyannamenize yazıyorsunuz "Bir öğün ücretsiz beslenme verilecek." diye. Sonra, seçim vaadinizi bu kürsüde sizin karşınıza getiriyoruz, eliniz titremeden, vicdanınız sızlamadan ret oyu veriyorsunuz yani siz bu millete verdiğiniz sözleri tutmuyorsunuz.

Bir de bir işte daha çok iyisiniz, Allah var, o da sorumsuzluk. Yirmi üç yıldır sorumluluk, iktidar başkasındaymış gibi çıkıp buradan konuşabiliyorsunuz mesela. İyi giden bir şey varsa AKP yapmıştır, kötüye giden bir şey varsa, iç güçleriyle, dış güçleriyle hep başkası yapmış oluyor. E, genel gidişat iyiye değil kötüye gittiğine göre herhâlde yirmi üç yıldır bu ülkeyi dış güçler yönetiyor.

Geçtiğimiz yıl yine bir bütçe yaptınız, muhalefetin bir tane makul önerisini dinlemediniz. Peki, bakalım, sizin yaptığınız bütçeniz vatandaşa ne getirmiş? İzmir Aliağa'da "Her gün her şeye zam geliyor, çalışmak için iş de bulamadım." diyen bir vatandaş not bırakıp hayatına kıydı. Sağlık Bakanlığı Ordu'da temizlik görevlisi için ilan açtı, 67 kişilik ilana 27 bin kişi başvurdu, 10 bini üniversite mezunuydu. (CHP sıralarından alkışlar) 10 bin üniversite mezunu temizlik görevlisi olmak için yarıştı bu ülkede. Mersin'de 16 yaşındaki Emir Kılınç, çocuk işçi olarak çalıştığı sanayide hayatını kaybetti. Emir'in annesi "Emir sekiz yıldır çalışıyor." dedi. Ya, 16 yaşındaki bir çocuk, sizin iktidarınızda doğan bir çocuk on altı yıllık hayatının sekiz yılında çalışıp bir de iş cinayetine kurban gitti, hiç mi utanmıyorsunuz? (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Patronların yağlı çarkı dönmeye devam etsin diye uydurdunuz bir MESEM garabeti, 17 çocuk can verdi, biriniz burada "Yeter." diyemediniz, "Yeter." demek için protesto eden 16 TİP'li genci de tutuklattınız.

Şimdi, 2025 bütçenizde getirdiğiniz bunlar, dahası da var da zaman kısıtlı. Şimdi, bir de bu milletten 2026 bütçesini istiyorsunuz ve yine muhalefetin hiçbir makul talebini dinlemiyorsunuz. En basiti, yurtların tadilatı için koca bütçede 288 bin lira ayırmışsınız, 500 milyon artıralım dedik, önerge verdik, "Yok." dediniz. Ya, bugün 288 bin liraya dairesini tadilat yaptırabilen varsa gelsin buraya. Sıcak su yok, asansör arızalı, yemekler kurtlu, odalar fareli ama bütün bunları çözmek için sizin ayırdığınız para 288 bin lira. (CHP sıralarından alkışlar)

ADEM ÇALKIN (Kars) - Ya, vicdanınız olsun ya!

VELİ AĞBABA (Malatya) - Yazıklar olsun!

ADEM ÇALKIN (Kars) - Vicdanınız olsun ya! Size yazıklar olsun, bunu görmeyenlere yazıklar olsun!

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - Yine, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşülürken bütçeye 252 milyar lira ekleyelim, en azından her çocuğun midesine bir gün sağlıklı bir öğün yemek girdiğinden emin olalım dedik, ona da "Yok." dediniz. Bir konuda hemfikiriz sizinle, hep diyorsunuz ya: "Biz sadece AKP'ye oy verenler için çalışmıyoruz." diye, haklısınız. Siz sadece bu ülkenin zenginleri için çalışıyorsunuz, zenginleri. (CHP sıralarından alkışlar) Genel Başkanımız diyor ya hani "Recep Tayyip Erdoğan fakiri sevmez." diye, yaptığınız her bütçeyle siz bunu kanıtlıyorsunuz. Yüzyılın buluşuymuş gibi öve öve bitiremediğiniz KKM'yi getirdiniz, bu yıl da bitirdiniz. KKM'nin ülkeye maliyeti ne kadar? 60 milyar dolar. 60 milyar doları dağıtmışsınız. Şimdi, 60 milyar doları TL'ye çevirip 86 milyona bölünce ne çıkıyor? 30 bin lira. 4 kişilik bir aileye 120 bin lira yapar. Ben vatandaşlarımıza soruyorum: Etrafında 120 bin lira KKM'den faiz alan biri var mı? Eğer yoksa bilin ki sizin yerinize birileri o 120 bin lirayı aldı ve o parayı AKP iktidarı sizden topladığı vergilerle ödedi. (CHP sıralarından alkışlar) Bu faizi alanlar ülkenin zenginleri, bunu biliyoruz da acaba ödeyenler kimler? Ödeyenler, kredi kartı borcunu dahi ödeyemeyenler, kartları değiştirip değiştirip borca takla attırmaya çalışanlar. Ülkenin yarısı kredi kartı borçlusu, siz onların borcuna her gün faiz bindiriyorsunuz, hatta borca eklediğiniz faizden vergi alıyorsunuz. Evet, bu ülkede birileri kredi kartı borcunu ödeyemediği için üzerine yüklenen faiz üzerinden vergi ödemek zorunda kalırken birileri o toplanan vergilerle servetine servet katıyor ama sevgili halkımız müsterih olsun, zenginlerin AKP'si varsa bu milletin de Cumhuriyet Halk Partisi var. (CHP sıralarından alkışlar)

Bu milletin artık sizden beklediği tek bir şey var, o da seçim sandığı. Seçim sandığından kaçamayacağınızı bildiğiniz için adayımızı kaçırmaya çalışıyorsunuz. Hepimiz gördük, aylarca burada olur olmadık iftiraları seslendirdiniz, ne oldu? İddianame çıktı, fos çıktı. Aslan gibi arkadaşlarımız, başkanlarımız cezaevinde yatıyor, niye? Dışarıda olurlarsa siz onları yenemeyeceksiniz diye. Zeydan Karalar niye hâlâ tutuklu kardeşim ya? Bu adamın iddianamesi çıktı, Zeydan Başkana karşı bir tane delil yok iddianamede. Ya, suçu sabit olsa yatarı yattığını karşılıyor, bu adam niye hâlâ Silivri'de? Niye Adana'da değil Silivri'de? (CHP sıralarından alkışlar) Dahası, parti meclis üyemiz Baki Aydöner, kardeşim Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe; iddianameye adını yazamadınız bu adamların, hâlâ bekliyorlar. Yahu, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney aylardır niye cezaevinde iddianameyi bekliyor? Ama sadece o da değil, Utku Caner Çaykara niye içeride? Benim gençlik kollarından kardeşim yine. Bakın, spor kulübüne bağış yaptırdığı iftirasıyla tutuklattığınız, aylardır bir tane delili ortaya koyup iddianameyi yazamadığınız Hasan Akgün, Ömer Kazancı niye hâlâ cezaevinde? Ben size söyleyeyim mi? Esas sebep, Ekrem İmamoğlu'nun sizi sandıkta 1 değil, 2 değil, 3 kere tuş etmesi ve esas sebep sizin Ekrem İmamoğlu'nun karşısına 4'üncü kez çıkacak cesaretinizin olmaması. (CHP sıralarından alkışlar)

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Aliciğim zaman her şeyi gösterecek.

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - Siz kendinizi hiç kötü hissetmiyor musunuz ya? Ya, burada bu kadar milletvekili var, tabii, şu an görüşmede yok ama bu sıraların hepsi AKP milletvekili.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sizden fazlayız, merak etmeyin! Sizden fazlayız, sorun yok.

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - Genel Başkanınız size güvenmediği için, seçimi kazanacağınıza inanmadığı için yargı yoluyla Cumhuriyet Halk Partisine darbe yapmaya çalışıyor ya! Ya, ben sizin yerinizde olsam kahrolurum, kabul edemem bunu ya! (CHP sıralarından alkışlar)

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Genel Kurulda bu kadar ağır konuşuluyor...

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Aliciğim kendi içinizdekilere bakmanız lazım.

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - Dahası sizin için en zoru da şunu kabullenmek olmalı, yere göre sığdıramadığınız lideriniz adayımızın karşısına çıkmaktan korkuyor arkadaşlar; asıl mesele bu.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Ya, yalan ya!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ya, yirmi üç yıldır ne olmuş Aliciğim, yirmi üç yıldır?

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - Bir şey söyleyeyim mi? Ben size bir şey söyleyeyim, korkunun ecele faydası yok.

ADEM ÇALKIN (Kars) - Görüşeceğiz.

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - Ne yaparsanız yapın, ne kadar uğraşırsanız uğraşın, milletin iradesini engelleyemeyeceksiniz.

ADEM ÇALKIN (Kars) - Bu sefer ana muhalefet bile olamayacaksınız!

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - Her ne kadar davalarla, iftiralarla, ayak oyunlarıyla, hukuksuzluklarla bu alıştığınız koltuklardan kalkmaya direnseniz de gümbür gümbür gelen halkın iktidarını engelleyemeyeceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Biz halkın iktidarı değil miyiz, biz kimin iktidarıyız? Bu nasıl bir laf ya, bu nasıl bir laf ya! Vallahi çok yanlış, ayıp ya!

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ya, çeyrek asır olmuş Aliciğim, çeyrek asır.

İRFAN ÇELİKASLAN (Gaziantep) - Çok beklersiniz çok!

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - Bu vesileyle, millet için değil kendiniz için, zenginleriniz için, eşiniz, dostunuz, akrabanız için yaptığınız bu bütçeye "hayır" oyu vereceğimizi söylüyorum.

İRFAN ÇELİKASLAN (Gaziantep) - Bu 24'üncü bütçe ya.

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - Bütün Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)