| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 38 |
| Tarih: | 20.12.2025 |
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkanım, dün Grup Başkan Vekillerimiz...
(Uğultular)
BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, Sayın Grup Başkan Vekiline söz verdim; konuşmak isteyen milletvekillerimiz dışarıya, kulise giderlerse sevinirim.
Buyurun.
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkanım, dün burada değerlendirme yapan Grup Başkan Vekillerimiz bir dakikayla sınırlı tutmuşlardı, Necmettin Çalışkan Bey de "Aynı performansı bekliyorum." demişti. Aynı performans olmasa da kısa sürede bitirmeye çalışacağım.
Öncelikle, Sayın Millî Eğitim Bakanımıza... Sayın Bakanım, gerçekten, iktidarınızın Kürt meselesi ve temel haklarla ilgili ilk dönemde yapmış olduğu ilerlemeleri yok sayarsak veya görmezlikten gelirsek haksızlık yapmış oluruz ama siz de özellikle Kurmanci ve Zazaki seçmeli derslerle ilgili "Haktır ama yoktur." uygulamanızı görmezlikten gelirseniz siz de haksızlık yapmış olursunuz çünkü bu derslerin seçmeli olması önemli ama kolaylaştıran değil zorlaştıran bir yönetim anlayışıyla ya da idarecilerinizin bu derslerin seçmeli olması durumunda ortaya koyduğu tutum ve sizin de ayırmış olduğunuz personelin sayısına baktığımız zaman maalesef, uygulamada "Haktır ama yoktur." anlayışının olduğunu görüyoruz; bunu gözden geçirmenizi istirham ediyoruz, yoksa karşılıklı cevap verme anlamında bir eleştiri değildi.
Yine, Öğretmenlik Meslek Kanunu ve ücret dengesi... Kariyer basamakları ile eşit işe eşit ücret ilkesini zedelediniz ve en önemli husus olan ücretli öğretmenlerle âdeta kaçak işçi çalıştırıyorsunuz devlet olarak çünkü yıllık izinleri olmayan, sadece sigortaları eksik yatırılan ve kıdem tazminatı olmayan binlerce ücretli öğretmene maalesef devlet olarak kaçak işçi muamelesi yaptığımızı kabul etmek durumundayız.
Mülakat sistemini yine seçimden önce kaldırmayı vaat ettiniz, daha sora "Mülakat gibi mülakat yapacağız." dediniz. Sayın Bakanım, şunu özellikle ifade etmek istiyorum: Biz, inançlı insanlar olarak ölçü ve tartıda hile yapanlara karşı ne tür tedbirler alındığını ya da ağır yaptırımlarda bulunulduğunu çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla, insanlarımızın, gençlerimizin geleceklerini karartan bu mülakat sistemi bir kul hakkına girme şeklindedir. Elbette yer yer, mülakatın gerektirdiği tercihlerde de mutlaka bulunuluyordur ama emin olun, yaygın bir uygulama olarak mülakat, kul hakkına girmek, bir kişiyi eleyip bize daha yakın olan birini atama uygulamasına döndü. Burada da mülakatın ölçü ve tartıda hile yapanlarla denk bir hâle getirdiğini gözden geçirelim. Yarın ahiret var, yarın vebal var; insanların vebaline girmekten geri duralım çünkü Cenab-ı Allah "Ne olursan ol gel ama kul hakkıyla gelme." diyor. Mülakatta kul hakkıyla elediğimiz insanlar ahirette iki yakamıza yapışır. Bu veballe gitmemeyi değerli bir büyüğümüz olarak sizden de istirham ediyorum.
Temizlik krizi ve İşgücü Uyum Programı. Hazine ve Maliye Bakanlığının tasarruf tedbirleri kapsamında İŞKUR üzerinden başlatılan İşgücü Uyum Programı maalesef düşük ücret ve sınırlı çalışma günleri nedeniyle ihtiyacı karşılayamamakta ve okullarımızda hijyen sorunu bulunmaktadır.
Yine, okullara doğrudan bütçe gönderilmemesi, idarecileri velilerden "bağış" adı altında para toplamaya zorlamaktadır ve yine Maarif Modeli ve ABD fonlarıyla ilgili çalışmalarınızda maalesef bir geçiş süreci veya pilot uygulama yapmadığınız için maliyet artışlarına neden olduğunu buradan bir kez daha ifade edeyim.
Yine, yönetim istikrarı ve uluslararası başarı alanında da iktidarlarınızın devamı olan bakanların her gelenin bir uygulamayı değiştirmiş olması dolayısıyla bu istikrarın ve Millî Eğitimde de istikrarlı bir politikanın olmadığını ifade edeyim.
Son olarak da okullaşma oranı ve MESEM. Evet, biz ara kademede eleman ihtiyacını en fazla önemseyen siyasi partilerden bir tanesiyiz ve maalesef özellikle 28 Şubat sürecinden sonra ara dönem eleman ihtiyacını karşılayan meslek liselerinin içerisine girdiği vahim durumu da görüyoruz. Bu yönüyle MESEM uygulamanızı doğru bulmakla beraber uygulamada özellikle ikili eğitim modelinde öğrencinin işyerindeki güvenliğini ve pedagojik gelişimini kamunun sıkı ve sürekli denetlememesi sebebiyle MESEM kapsamında işletmelerde eğitim gören öğrencilerimizin iş sağlığı ve güvenliğinin süreçlerinin takip edilmesine dönük ciddi aksaklıkların yaşandığını ve mevcut denetim mekanizmalarının uluslararası standartta olmaması sebebiyle maalesef MESEM eliyle ucuz iş gücü ve çocuk yaşta olan öğrencilerimizin âdeta öğrenci olmaktan çıkarılıp birer ucuz köle hâline getirildiğini uygulamada görmekteyiz. Bu politikayı desteklemekle birlikte bu husustaki eksikleri gidermenizi talep ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.