GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:38
Tarih:20.12.2025

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, bildiğiniz gibi bugün Koma Amed'in İstanbul Küçükçekmece'deki konseri gerekçesiz bir şekilde Kaymakamlık tarafından yasaklandı. Bu kararın hukuksuz olduğunu ve bu kararı kınadığımızı ifade etmek istiyoruz. Özellikle de yürüyen barış ve demokratik toplum sürecinin ruhuna aykırı olan bir karardır. Bu karar nedeniyle, bilet alan binlerce insan insan mağdur edilmiş ve konser vermek isteyen, otuz yıldır bu topraklarda konser vermekten mahrum kalan Koma Amed'in de aynı şekilde sevenleriyle buluşması engellenmiştir.

Şimdi, açık ve net söyleyelim: Barış dille gelir, barış sanatla gelir, barış eşitlikle gelir ve barış hoşgörüyle gelir. Kürtçe bizim ana dilimizdir, Kürtçe içine doğduğumuz evrendir, Kürtçe bizim ninnimizdir, zılgıtımızdır, ağıdımızdır, havarımızdır, Kürtçe bizim ana yurdumuzdur ve hiç kimsenin bizi ana yurdumuzdan koparmasına izin vermeyeceğiz. Kürtçe konuşacağız, Kürtçeyi de yaşatacağız! (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, Sayın Başkan, bugün biliyorsunuz, KESK'in bütçeye karşı bir itirazı vardı, birçok sendika gibi, onlar da Meclis önüne gelmek istediler ve "Bu bütçeye onayımız yok." diye de bir eylem yapmak istediler ama burada da yasakçı zihniyet devreye girdi ve Valiliğin yasaklamasıyla ne yazık ki basın toplantısı, basın açıklaması yapmaları engellendi. Biz bu kararı da kınıyoruz. Bütçe yapım sürecinde gerçek anlamda sendikaları, emek, meslek örgütlerini ve halkı dışlıyorsunuz ama yetmiyor, halkın demokratik protesto hakkını da yasaklıyorsunuz. Bu yasakçı anlayışa karşı durduk, durmaya da devam edeceğiz ve bizim de bu bütçeye onayımız yok diyerek buradan içeriye atıyoruz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, gelelim diğer bir meseleye. Sayın Başkan, sayın vekiller; birileri bize "ulak" dedi. Çok açık ve net söyleyelim, ulak olan kimdir? Burada "dış güçler" "dış güçler" deniliyorsa vallahi uluslararası istihbarat örgütlerinin temsilciliğini yapanlar, sürece karşı çıkanlar, barışı istemeyenler, Kürt nefretini her fırsatta kusanlar, devlet dışı, norm dışı güçlerin sözcülüğünü yapanlar ulağın dik alasıdır, buradan söylemiş olalım. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

İkincisi, "Edep nedir, adap nedir, ahlak nedir, terbiye nedir?" diye bazılarının öğrenme şansı yok, biz bunu anladık artık. Burada gelip Türkiye Büyük Millet Meclisinde, halkın kürsüsünde ağza alınmayacak hakaretleri edenlere bütün o hakaretleri misliyle iade ediyoruz, açık ve net. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Diğeri, ya, artık o kadar izandan, o kadar akıldan uzaklar ki bir kadına, bir siyasetçi kadına yapılan sinkaflı bir küfrü sahiplenecek kadar da edep ve ahlak yoksunular, açık ve net söyleyelim. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi Leyla Zana'ya gelecek olursak, Leyla Zana Kürt siyasetinin yetiştirdiği onurlu, erdemli, bizim de onur ve gurur duyduğumuz bir mücadele arkadaşımızdır. Açık ve net söyleyeyim, Leyla Zana'ya dil uzatanlar Leyla Zana'nın tırnağı olamazlar tırnağı. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Leyla Zana'nın mücadelesi, Leyla Zana'nın dik duruşu, Leyla Zana'nın Kürt halkı ve bu halklar için ödediği bedelin sadakası beş bin yıl onları yaşatmaya yeter ama bunun farkında değiller. Onun için, Leyla Zana'nın adını ağızlarına almadan önce ağızlarını suyla çalkalasınlar diyerek bu gündemi kapatmak istiyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, sayın vekiller; Millî Eğitim Bakanı burada Kürtçeyle ilgili konuştu, sanırsınız ki bütün millî eğitim okullarında gerçekten herkes Kürtçe ana dilinde eğitim alabiliyor seçmeli de olsa. Oysa biz biliyoruz ya; dilekçe yazıyor, dilekçesi kabul görmüyor, "Sınıf yetersiz." deniliyor, okul müdürleri dilekçe vermeme yönünde baskı yapıyor. Her yıl kaç Kürtçe ya da Zazaki bilen öğretmen atıyorlar, ben buradan Sayın Bakana sormak istiyorum. Öyle bir tablo çizdiler ki sanırsınız ki hiçbir sorun yok. Bakın, gelin, yüzleşelim, bir öz eleştiri yapalım ve gerçeği görerek yeni bir yol açalım, gerçek anlamda yeni bir başlangıç yapalım ve Kürtçenin kamusal hayattaki ve eğitim öğretim hayatındaki kullanımının önündeki engelleri hep beraber kaldıralım.

Diğer bir şey; şimdi, burada çok uzun anlatabiliriz ama "Yoksulluk yok." deniliyor ya... Bakın Sayın Başkan, sosyal konut projesi ihaleye çıkmış, kaç kişi başvurmuş, biliyor musunuz? Yaklaşık 9 milyon insan, 9 milyon insan başvurmuş. Peki, bu insanlar niye başvurmuşlar? Açılan konut sayısının 18 katı çünkü insanlar yoksul, çünkü barınamıyorlar, emekliler AŞTİ'de bantların üzerinde ya da otel odalarında sabahlamaya çalışıyorlar ama iktidar bütün bunları görmüyor, her şey güllük gülistanlıkmış gibi konuşmaya...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)