| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 40 |
| Tarih: | 22.12.2025 |
NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hukukun esas olduğu yönetim anlayışlarında devlet her şeyden evvel, şeffaflığı ve tarafsızlığı ilke edinmelidir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, adaletin terazisinin şaştığını, âdeta bir dekor görevi gördüğünü ve bu şekilde bir sürecin yaşandığını hepimiz görüyoruz ve yetersiz kaldığını biliyoruz.
Bugün neden buradayız? Dün, Dikmen Kapısı'nda, özellikle acılı ailelerle -kim bunlar- depremde ailelerini kaybetmiş, yakınlarını kaybetmiş ve üç yıldır, yaşayan bir ölü gibi hayata tutunmaya çalışan akrabalarımızın, yurttaşlarımızın sesine ses olmak için onlarla dayanışma içindeydik. Eğer sizler de dayanışma içerisinde olmak isterseniz şu an Cemal Süreya Parkı'ndalar ve bu soğukta adalet nöbeti tutuyorlar. Neden? Çünkü biz iki buçuk-üç yıldır deprem davalarını takip ediyoruz.
Biz, toptancı bir anlayışı asla kabul etmedik ancak bugün itibarıyla Meclise gelecek olan on birinci yargı reformu paketinde bir madde üzerinde bir muafiyet tanınması noktasında bu ailelerin bir serzenişi var, bir haykırışı var çünkü biz, Hatay'da daha "Sesimizi duyan var mı, sorumlular nerede?" diye haykırırken bugün davalarda, özellikle bilirkişi raporlarından dava süreçlerinin, yargılama usullerinin çok fazla uzamasından dolayı, adaletin tesis edilmemesinden dolayı çok fazla zarar gören yurttaşlarımız var. Biz istiyoruz ki aynı sizin Komisyonda verdiğiniz önergede olduğu gibi, cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, kadına ve çocuğa yapılan muamelelerde olduğu gibi, 27'nci maddede deprem suçlularının, deprem suçunun infaz düzenlemesi kapsamı dışında tutulmasını talep ediyoruz, istiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, bu davalarda kimseyi... Ben yargıç veya hâkim değilim. Belki de genel afet yasası, bunun... Deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak ülkenin en fazla doğal afetlerden dolayı can kaybının yaşandığı bir coğrafyada yaşıyor olmamızdan dolayı önümüzdeki süreçlerde de belki müstakil, genel afetlerden kaynaklı bir yasanın Mecliste adil, şeffaf, hesap verebilir bir şekilde buraya getirilmesi ve burada konuşulmasında yarar olacaktır diyoruz.
53 bin yurttaşımız öldü. Bakın, sevgili, kıymetli milletvekili arkadaşlarımız, depremde hayatını kaybedenlerin dışında öyle acılı aileler var ki... Suna Abla, Fadime Abla, Antakya'da Selahattin Kılıç, İskenderun'dan Batuhan Güleç... Belki hâlâ saçının teli veya vücudunun bir parçası dahi yok. Bunların ne DNA'ları eşleşti ne fethikabirlerle... Bir mezar taşı yok bu ailelerin. Dolayısıyla biz bunlara nasıl hayatta kalıyorlar, nasıl yaşıyorlar, nasıl her gün yeni bir sabaha uyanıyorlar diye... Gerçekten çok zor zamanlar yaşıyorlar. Şu gün, şu saatte, dediğim gibi parkta adalet nöbeti içerisinde... Buradan AK PARTİ'li vekil arkadaşlarımıza da söylüyorum; bakın, dün polis kardeşlerimiz, polis arkadaşlarımız dahi gözlerinden gelen yaşlara engel olamadılar. Bu vicdan muhasebesi bu Meclisin üstünde kalır; bu vicdanın altında, bu lekenin altında kalmayın. (CHP sıralarından alkışlar) Biz haksız hukuksuz yere içeride tutulan yurttaşlarımızı da korumaya çalışıyoruz ancak adaletin tecelli etmesinden yanayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Yıldırım Kara, lütfen tamamlayın.
NERMİN YILDIRIM KARA (Devamla) - Bu yaraları daha fazla kanatmayın diyorum. Bırakın kabuk tutsun, belki onların gönlünde bir şekilde kalır. Onların acılarına daha fazla acı eklemeyin diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)