GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:42
Tarih:24.12.2025

UMUT AKDOĞAN (Ankara) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; ülkemizin içinden geçtiği durum ve kamuoyunun izlediği tartışmalar gerçekten çok acıklı. Bakın, sokağa çıktığınız zaman, sokakta gezdiğiniz zaman, vatandaşla konuştuğunuz zaman memleketin 2 ana, büyük sorunu olduğunu daha görüyorsunuz; biri uyuşturucu, ikincisi sanal kumar. Bu, uyuşturucu ve sanal kumar meselesi aileleri öyle perişan etmiş durumda ki insanlar artık bu konuyla ilgili, milletvekillerinin telefonunu arıyor ve ağlıyorlar.

Geçtiğimiz gün gelen bir telefonu söyleyeyim. Bir anne telefon açıyor, diyor ki: "Kızım çakmak gazı çekiyor." Çakmak gazı, düşünebiliyor musunuz? "Polis kızımı aldı ve savcılık serbest bıraktı. Kızım bu gece beni öldürebilir. Kızımın durumuna da üzülüyorum, kendi hâlime de üzülüyorum. Ya kızımı alıp götürün ya beni alıp götürün bu evden." diyor. Bu feryatlar Anadolu'da yeri yerinden inletiyor.

Bırakın adı büyük insanları alıp götürmeyi, suçu büyük insanları alıp götürmek durumundasınız. Uyuşturucu bataklığı memleketi öyle bir sarmış ki bu uyuşturucu çetelerinin benzinliklerde; bu, benzin dolduran pompacılar var ya, bu iş başvurularına geri döndükleri, torbacıları pompacı olarak işe soktukları, işe soktukları pompacılar aracılığıyla benzinliklerde hap sattıkları söyleniyor. İş bu noktaya kadar gelmiş durumda.

Ama iş ciddiyetini kaybetti değerli milletvekilleri. Yani memleket yatıyor Rümeysa'yla, kalkıyor Mehmet Akif'le, yatıyor Sadettin Saran'la, kalkıyor Furkan'la. Bu işi ciddiye almayacak mısınız? Bakın, öyle iddialar var ki sosyal medya bunlarla yıkılıyor. Gördük, dezenformasyonla mücadele etsin diye işin başına getirdiğiniz kişiyi bu meseleler ortaya çıktı diye görevden aldınız. Peki, değerli milletvekilleri, bu işler nasıl ortaya çıkmış? Size yakın, iktidara yakın Sabah gazetesine sorarsanız, bir ünlünün telefonundan çıkan yazışmalar neticesiyle. Yani o ünlünün telefonundan yazışma çıkmasa bu uyuşturucu operasyonu, soruşturmaları başlatılmayacak mı? Anlaşılan o ki başlatılmayacak. Toplumsal çürümenin geldiği noktanın farkında değil misiniz? Bu toplumsal çürümenin yaşandığı ülkeyi yirmi iki yıldır siz yönetiyorsunuz, farkında değil misiniz? (CHP sıralarından alkışlar) Aç insanın nereye başvuracağı belli olmaz; görülüyor ki yoksulluk, görülüyor ki açlık, bu memlekette insanları "Belki bir çare bulurum." diye sanal kumara, "Belki biraz rahatlarım." diye o illet olan bela, uyuşturucuya ulaştırmış. Bunun farkında olmak zorundayız ve bu iklimi siz yarattınız, biliniz. Bakın, kanalizasyonlardan, kanalizasyonlardaki atık sulardan yapılan testlerde uyuşturucunun ne gibi bir boyuta ulaştığı ortaya çıkıyor.

Diğer mesele şu: Yani o kadar özensiz yapıyor ki liyakatsiz kadrolarınız bu işleri; sanatçısından, gazetecisinden, televizyoncusundan, hiç alakası olmayan insanlar o sözcükle yan yana getiriliyor. Birisinin "uyuşturucu" sözcüğüyle yan yana getirilmesi bile berbat bir durum. Öyle iddialar var ki, bir televizyon yöneticisi, hava atmak istediği zaman bakanları arıyormuş. Öyle durumlar var ki bu konularda, işte, adı geçen o Rümeysa denen hanımefendi, Cumhurbaşkanının uçağıyla geziyormuş. Bunlara söyleyecek hiçbir sözünüz yok mu? İşte, bürokrasi başta olmak üzere, siyasiler başta olmak üzere, örnek olsun, bu işe hep birlikte sarılalım. Gerekiyorsa örnek olsun diye gidip ben test vermeye hazırım, ben de gideyim bir milletvekili olarak ama bu uyuşturucu belasını bu topraklardan söküp atalım. (CHP sıralarından alkışlar)