| Konu: | Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 42 |
| Tarih: | 24.12.2025 |
MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kamuoyunda büyük beklenti yaratan ve Parlamentoya, her bir milletvekiline büyük baskı yaratan bir torba yasayla karşı karşıyayız.
Öncelikle neden böyle geçici infaz yasalarına gerek duyuyoruz, bunu değerlendirmemiz lazım. Yine, Adalet ve Kalkınma Partisinin bir salgın nedeniyle, toplumsal bir ihtiyaç nedeniyle gündeme getirdiği ama bizim burada bütün itirazlarımıza rağmen yanlış yaptığı, yanlış yapmakta ısrar ettiği bir yasayı düzeltmek için buradayız. Ayrıca, bu torba yasada Anayasa Mahkemesi kararına aykırı 10 tane düzenlemeyi yeniden düzeltme imkânı var.
Burada hep tartıştık, eğer bu yasama Meclisi kendi yaptığı yasaları düzeltmek zorunda kalıyorsa bu hepimizin ayıbıdır, başta Adalet ve Kalkınma Partisinin ayıbıdır. Şunu ifade edelim: Neden bu yasalara ihtiyaç duyuluyor? Çünkü Türkiye, hukuk devleti olma ilkelerinden uzaklaştı, demokratik ilkelerden uzaklaştı ve maalesef, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı da askıya alındı. Dolayısıyla Türkiye'de yargılanan hiç kimse adil ve bağımsız yargılandığını düşünmüyor, tarafsız bir mahkeme önünde yargılandığını düşünmüyor, aldıkları hükmün adil olmadığını düşünüyor. Bu nedenle de sık sık önümüze afla ilgili, infazla ilgili düzenlemeler geliyor. 38 maddelik bu düzenlemede ana konu da zaten Covid nedeniyle bu Parlamentonun, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun yaptığı yanlışlık. O nedenle buradayız, o nedenle bunu düzeltmeye çalışıyoruz. Şimdi, bu yasa içerisinde, torba yasa içerisinde doğru olanlar da var tabii, bunlara "evet" dedik burada ve Komisyonda ama yanlış olanlar var; bizim bütün ısrarımıza rağmen düzeltmeye yanaşmadınız, ne Komisyonda yanaştınız ne de burada yanaştınız, yine bir yanlışa "evet" diyeceksiniz. Beklenti içerisinde olan, gerçekten de kapsamı konusunda beklenti içerisinde olan yurttaşlarımız var, siyasi mahkûmlar var. Bakın, olması gereken adil bir infaz yasasının yapılmasıdır, baştan sona kadar bu geçici düzenlemelerle biz bunu sağlayamayız. O nedenle, sizlerin yani Adalet ve Kalkınma Partisinin çoğunluğunun ilk önce demokratik değerler, hukuk devleti ilkeleri, adil ve bağımsız yargı konusunda bir tutum alması lazım; o tutumdan sonra adil bir infaz yasası yapması lazım ki sonuçta yurttaşlarımız sık sık haklı olarak bu tür talepleri gündeme getirmesinler. En suç işlemiş insanlar bile sonuçta adil yargılanmadığını düşünüyor ve yarattığınız suç düzeni insanları suç işlemeye eğilimli hâle getiriyor. Neden bu kadar çok insan hapiste? 420 bin, 420 bin... Kapasite ne kadar? 300 bin. Her gün görüyoruz, yeni bir operasyonla uyanıyoruz; toplumun en önde gelen, kamuoyu önünde olan insanlar suç şüphesiyle yakalanıyorlar. Bakın, bunlar dün olmadı, sizin iktidarınız döneminde oldu. Muhafazakâr değerlere sahip insanların çocukları, yakınları hiç işlemediğini düşündüğünüz suçları işlediği iddiasıyla gözaltına alınıyorlar, böyle bir düzen yarattınız. Çete suçları, torbacılık suçları toplumun en önde gelen suçları oldu, bunları yarattınız, böyle bir suç düzeni yarattınız adil olmayan, bağımsız olmayan bu yargı düzeni içerisinde ve yargıyı çürüttünüz, çürüttünüz. Yurttaşlarımızın, yaşam hakkından, gelecek korkusundan sonra Türkiye'de üçüncü korkusu gözaltına alınma korkusu hâline geldi yani hukuk devletini ayaklar altına aldınız. Şimdi, önümüze bu yasayı getirmişsiniz; yine geçici, adil olmayan, Anayasa'ya aykırı düzenlemelerle burada tartışıyoruz yılbaşından önce cezaevlerinde beklentisi olan insanlarımızın, yurttaşlarımızın bu beklentisini karşılamak üzere. Doğru yapmıyorsunuz, bakın, yine sizi eleştiriyoruz; bu çoğunluk doğru yapmıyor, müzakereden uzaksınız.
Evet, yılın son günü, son sözü aldım. Ben yeni yılın bütün yurttaşlarımıza, Parlamentomuza hayırlı olmasını diliyorum.
Zor bir süreçten geçiyoruz; toplumsal barışımızı kutuplaşmadan, nefret söyleminden, ırkçı söylemlerden uzak bir biçimde inşa etmek durumundayız. Bunda da Parlamentonun birinci derecede görevi var, tek tek milletvekillerinin toplumsal barışımızı inşa etme konusunda sorumlulukları var. 2026 yılında bu Parlamentonun toplumsal barışımızı inşa edecek; gerçekten de nefret söylemini, ırkçılığı bertaraf edecek bir dil kurmasını, bir düzen kurmasını arzuluyor ve hepinize saygılarımı sunuyorum, iyi yıllar diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)