GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:44
Tarih:07.01.2026

SÜREYYA ÖNEŞ DERİCİ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, kıymetli vatandaşlarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Memleketim Muğla'nın bugün yaşadığı en temel sorunlarından biri artan yerleşik nüfusu, yaz aylarında katlanan geçici nüfusu ve bölgesel hizmet yükü açıkça ortadayken ülkeye en çok döviz kazandıran illerden biri olduğu gerçeğine rağmen merkezî bütçeden aldığı payın çok yetersiz olmasıdır. Muğla'nın hâlâ kâğıt üzerindeki nüfus rakamlarına mahkûm edilmesi, devlet kaynaklarının adaletsiz dağıtımı, Muğla'da yaşayan vatandaşı mağdur etmek dışında bir sonuç doğurmamaktadır.

Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlar genel olarak değerlendirildiğinde yıllardır ihmal edilen, ertelenen ve parça parça ele alınan kamu politikalarının bir sonucunu yaşadığımızı söylemek mümkündür. Su krizi başta olmak üzere çevre, altyapı, tarım ve kentleşme alanlarında yaşananlar ne iklim koşullarıyla ne de yerel yönetimlerle açıklanabilir.

İlimizdeki termik santrallerin yarattığı yük yalnızca hava kirliliğiyle sınırlı değildir. Maden şirketlerinin kontrolsüz faaliyetlerinin bedeli sadece bölgedeki su varlıklarımız değildir. Milas'ta zeytinlik alanların kamulaştırma yoluyla ortadan kaldırılması yalnızca tarımsal üretimi değil, tüm doğal yaşamı yok etmektedir.

Halkı, doğayı, su kaynaklarını umursamayan politikaları sürdürmekte ısrarlı olan bu iktidar, ülkenin yaşam damarlarından biri olan Muğla'yı rant politikalarıyla yöneten bu iktidar aslında orta vadede ülke tarımına, turizmine, su ihtiyacına en büyük zararı bizzat vermektedir.

Kavaklıdere'de verilen madencilik ve taş ocağı izinleri, Fethiye'deki körfez kirliliğine gözünü kapayan bakanlıklar, Bodrum, Datça ve Marmaris'te koruma statüsüne sahip alanlar üzerindeki yapılaşma baskısı, kıyıları ve ormanları korumayan bir yaklaşımın sürdürülmesi, kapasitenin çok üstünde, ekosistemi göz ardı ederek yat limanları yapılma ısrarı, Muğla tarımı için üreticiyi ayakta tutacak desteklerin hayata geçirilmemiş olması gibi onlarca sorunla boğuşmaktayız. Oysa bölge halkını ve Muğla'nın zenginliklerini koruyacak politikalarla çok kolay düzeltilebilecek olan sorunlar yumağında yaşamaya mecbur bırakılıyoruz.

Siz maden şirketlerinin her istediğini yaptığınızda orada ucuz diye çalıştırılan işçilerin bu şirketlerce yabancı uyruklu şahıslardan seçilmelerinde bir sakınca görmediğinizde aslında hepimiz kaybediyoruz. Sadece kamu yararı güden yaklaşımlarla bu sorunları çözmek mümkün ama halkı önceliklendirmeniz gerekiyor. Bakın, yerel mahkemelerde kazandığımız çevre davaları her ne hikmetse her seferinde Danıştayda bozuluyor. Biz Fethiye, Dalaman, Ula, Ortaca, Köyceğiz, Seydikemer, Kavaklıdere, Menteşe, Yatağan, Milas, Bodrum, Datça ve Marmaris'i korumaya çalıştıkça kamu yararı olmayan projelere ısrarla ÇED olumlu veya gerekli değildir raporu verilmesi sağlanıyor. Oysa koyları, kıyıları ve doğal sit alanlarını yatırım baskısına açık hâle getiren bu merkezî yaklaşımınızı değiştirdiğiniz gün tüm Muğla kazanacak, ülkemiz kazanacak. (CHP sıralarından alkışlar) Tarım politikalarını suyu koruyacak şekilde belirlediğiniz gün çiftçimiz kazanacak.

Değerli milletvekilleri, iktidarı halkın, çevre örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel yönetimlerin sesini duymaya davet ediyorum. Biz sanayi kenti kadar üretken Muğla'yı, turizmin çok ötesinde ülke ekonomisine yön veren çok sektörlü bir yapıyı barındıran, tarım açısından, kültür açısından bu kadar önemli bir kent olan Muğla'nın sesini duymazsanız, kontrolsüz yapılaşma ve mevzuat kıskacındaki iş dünyasını görmezseniz, zeytinini korumak isteyen köylüye arkanızı dönerseniz vatandaşa hizmet götürme kaygısındaki belediyelerimizin faaliyetlerini sadece siyasi saiklerle engelleyecek politikalarınıza devam ederseniz, giderek gözünden düştüğünüz bu toplumun size "Artık yeter!" dediğini mutlaka duyacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

SÜREYYA ÖNEŞ DERİCİ (Devamla) - Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkımızın hakkını savunmaya devam edecek ve milletimizi hak ettiği refah düzeyine mutlaka kavuşturacağız.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.(CHP sıralarından alkışlar)