GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:44
Tarih:07.01.2026

TAHSİN BECAN (Yalova) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 214 sıra sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Türkiye ekonomisine bir can suyu arayışında olan iktidarın bütçe açığını "trafik idari para cezası" adı altında vatandaşın omzuna yüklemesi amacına yönelik olan bu teklife ilişkin asıl amacın iyi anlaşılması gerekmektedir.

Şöyle ki: Çağdaş devlet yapılanmalarında hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı sadece bireysel hak ve özgürlüklerin teminatı değil, aynı zamanda ekonomik istikrarın ve toplumsal refahın ön koşuludur.

Maalesef Türkiye'ye ilişkin risk algısını artıran son gelişmeler ülkenin uluslararası kredi notunu doğrudan olumsuz etkilemekte, dış finansman olanaklarını kısıtlamakta ve mevcut yatırımların geri çekilmesine yol açmaktadır. Yatırım ortamında oluşan bu kırılganlık orta ve uzun vadede ekonomik büyüme potansiyellerini düşürmekte, istihdam yaratma kapasitesini sınırlamakta ve ekonomik dengeleri tehdit etmektedir.

Bu süreçte ekonomide yaşanan gelişmeler yargı eliyle yürütülen operasyonların siyasal niteliğini ve ekonomik maliyetini açıkça ortaya koymaktadır. Örneğin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 19 Mart sonrası iki haftalık süreçte yabancı portföy çıkışı yaklaşık 5 milyar dolar, yurt içi yerleşiklerin yurt dışına aktardığı toplam varlıksa 15 milyar dolar düzeyine ulaşmıştır. Merkez Bankasının rezervlerinin 19 Mart süresince yaklaşık 60 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirilmiştir. Söz konusu bu süreçler teklifin asıl sunulma gerekçesine dair önemli ipuçları vermektedir. Teklifin her ne kadar trafik, can ve mal güvenliği gibi sebeplerle getirildiği söylense de bunun böyle olmadığı ortadadır. Hâlihazırda ağır vergiler altında ezilen halktan dolaylı yöntemlerle bütçede yama amacıyla para toplanması hedeflendiği de aşikârdır. Zira cezaların fahiş oranda artırılmasının trafik kazalarını önlemediği bilimsel bir gerçektir. Teklifin para odaklı olması, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına ilişkin bir düzenleme içermemesi de bunun en net kanıtıdır.

Değerli vekillerim, trafik para cezalarından 2023 yılında 15 milyar, 2024 yılında 20 milyar, 2025 yılında da 68 milyar gelir elde edilirken, 2026'da ise yaklaşık 98 milyar lira gelir tahmin edilmektedir. Bugün gelinen noktada vatandaşı âdeta bir gelir kapısı olarak gören bir anlayış hâkimdir. Her ekonomik krizin ardından da vatandaşın cebine el atan, her bütçe açığında cezaları gelir kaynağı olarak gören bir anlayış bulunmaktadır.

Trafik kurallarına uymak elbette medeni bir toplumun olmazsa olmazıdır. Ancak cezaların ölçüsüz, orantısız ve keyfî bir şekilde artırılması ne güvenliği sağlar ne de adaleti tesis eder. Bütçeyi trafik cezaları vasıtasıyla finanse etme yoluna başvurmak iktidarın beceriksiz ekonomi yönetiminin ülkeyi iflasa sürüklediğini ortaya koymaktadır. İktidarın ekonomi politikalarının iflası nedeniyle ceza keserek bütçeyi dengeleme çabası kısa vadeli ve çürük bir çözümdür.

Fahiş cezalar eliyle ekonomiyi düzeltme girişimi trafik güvenliğini artırmak yerine vatandaşlar üzerinde ekonomik bir yük oluşturacaktır. Özellikle düşük ve orta gelirli vatandaşlar için bu cezalar orantısız bir mali yük getiriyordur. Örneğin hız sınırını 66 kilometre fazla aşanlara 30 bin lira idari para cezası öngörülmesinin can güvenliğiyle bir ilgisi bulunmayıp salt ekonomik yarar elde etme amacı içerdiği de açıktır. Mesela soruyorum sizlere: Tütün kullanımına ilişkin aşırı fiyat politikası sonuç vermiş midir? Kesinlikle hayır. Tüm yapılmış çalışmalar bu tür yöntemlerin caydırıcı olmadığını göstermektedir. (CHP sıralarından alkışlar) Yasaklar yerine eğitim ve bilgilendirme daha doğru yol olacaktır. Ayrıca özellikle ticari amaçla kullanılan her türlü araç sürücülerinin karşılaşacağı aşırı trafik cezaları sonucu işlerinden olma ihtimalleri de çok yüksektir. Yani bu kanunun uygulanabilirlik oranı çok düşüktür. Trafikte gezen araçların yüzde 80'i ticaridir; sonuçta ehliyeti alınan bir işsiz ordusu da ortaya çıkacaktır ya da aldığı maaşı cezalara yatıran bir işçi topluluğu olacaktır.

Önerimiz, trafik güvenliğini artırmak için eğitim ve bilinçlendirme kampanyalarına ağırlık verilmesidir; cezaların orantılı ve adil olması sağlanmalı, gelir düzeyi düşük vatandaşlar için ödeme kolaylıkları ve alternatif yaptırımlar düşünülmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

TAHSİN BECAN (Devamla) - Bütçe açığını kapatmak için vatandaşlara ekonomik yük getiren yöntemler yerine ekonomiyi çöküşe sürükleyen nedenleri ortadan kaldırarak yeniden inşa edilmesi yoluyla güvene dayalı finansman elde edilmesi daha etkin ve adil bir çözüm yolu olacaktır.

Saygılarımla.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)