GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:45
Tarih:08.01.2026

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkanım, ben de Genel Kurulu ve Divanı saygıyla selamlıyorum.

Suriye'de, Halep'te yaşananlar elbette ki hepimiz için çok endişe verici olaylar. On üç yıldır savaşın bedelini ağır olarak ödemiş, yine savaştan kaçarak ülkemize sığınmış Suriyelilerin artık barış ve huzur içerisinde yaşamaları, terör örgütlerinin derhâl oradan temizlenmesi hepimizin en önemli önceliğidir. Türkiye bölgede barışın teminatıdır. Askerlerimiz asla ve kata hiçbir zaman orada bir savaşın tarafı olmamıştır ve olmayacaktır. Bizim görevimiz, hepimizin görevi, barışın temini, sivillerin korunması, Suriye'nin bir kaosa ve iç savaşa gitmemesidir. Bunun için hepimizin sorumluluğu vardır çünkü Suriye'deki kaos ve iç savaş en çok bize, ülkemize ve bölgemize zarar vermektedir. Suriye Suriyelilere bırakılmalı ve kendi yönetimine de herkesin destek olması gerekmektedir. 10 Mart Mutabakatı'na acilen de uyulmalıdır. Suriye'ye sırt çevirenler kim hepimiz çok iyi biliyoruz. Suriyeliler zamanında savaştan kaçıp geldiğinde biz "kardeş ülkemiz" "dost insanlarımız" diyerek, zamanında Osmanlı'nın topraklarında yer almış ve güven içerisinde yaşamış bu insanları kardeşlerimiz bilerek dilini, dinini, ırkını, kökenini ayırt etmeksizin hepsine ev sahipliği yaptık, kapımızı açtık.

Bugün bölgede PKK'yla da IŞİD'le de DAEŞ'le de her türlü terör örgütüyle de mücadele eden biziz, bunu karıştırmamak gerekiyor.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Bunu Savunma Bakanına söyleyin, destek vereceğini açıkladı.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Anlamadığımız husus SDG koruyuculuğu nedendir, neden SDG koruyuculuğu yapılıyor? Onun da bu mutabakata uyarak yerine getirmesi gerekenin silahları bırakıp, çekilip gitmek olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - 10 Mart Mutabakatı'nın bir tarafı SDG'dir, 10 Mart Mutabakatı'nın bir kanadı SDG'dir; yanıltmayın insanları lütfen.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - SDG'yi savunmayın, SDG'yi savunmakla yanlış yaparsınız. SDG'nin İsrail'le bir koalisyon içerisinde olup böl, parçala, yok et metoduyla Suriye'yi... Özellikle de yine Kürtler üzerinden bir siyaset yaparak Kürtleri öldürmeye çalıştığını hepimiz çok iyi biliyoruz.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - SDG müzakerenin bir tarafındadır. Şu anda IŞİD'e destek veriyorsunuz. Bu konuşmanıza dikkat edin. IŞİD'e destek veren bir konuşma yapamazsınız.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Yıllarca bu ülkede PKK terör örgütüyle Kürtlere en çok zarar veren PKK olmuştur. O yüzden, aynı hataya Suriye'de de düşmemek gerekiyor. Biz her zaman için...

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - IŞİD'e destek veren konuşma yapıyorsunuz, telin ederim sizi. IŞİD'e destek veren bir konuşma yapmayın, IŞİD'i kınayın!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - IŞİD'e destek vermedim. IŞİD'e hiçbir zaman destek verilmedi.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Vermeyin, kınayın, katliam yapıyorlar! IŞİD'i kınayın!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bunu söylemeye asla hakkınız yok. PKK'yla da IŞİD'le de DAEŞ'le de en çok mücadele eden biziz dedim.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - IŞİD'i kınayın!

BAŞKAN - Sayın Temelli...

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - IŞİD'i de kınıyorum, DAEŞ'i de kınıyorum, SDG'yi de kınıyorum, PKK'yı da kınıyorum. Bugün Türkiye'de bu barış ortamını sağladıysak biz sağladık.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - SDG müzakerenin bir tarafıdır, muhataptır. IŞİD terör örgütüdür, kınayın!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Kınıyoruz.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Kınayın!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Asıl siz kınamanızı yapmıyorsunuz.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Destek vermeyin, yeter artık!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Yıllarca, on üç yıl boyunca Suriye'de Müslümanlar katledilirken gıkını çıkarmayan bugün "Aleviler öldürülüyor." diye ortalığı ayağa kaldırıyor.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Daha on gün önce Yalova'yı hava uçurdular.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen, Grup Başkan Vekiline söz verdim, lütfen.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - İnsanca olun, insanca, insanca konuşalım; dili, dini, ırkı ve kimlik siyaseti üzerinden konuşmayalım.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Siz müdahale edin, böyle İŞID övgüsü olur mu!

BAŞKAN - Ama siz konuştunuz, söz sırası Sayın Usta'da.

Buyurun.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Hele hele Türkiye'yi terör örgütlerine destekçilikle suçlamak kimsenin haddine değildir. Türk ordumuza böyle bir şeyi asla kimse de söyleyemez.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Yapmayın o zaman, yapmayın o zaman.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Yapmıyoruz. Bunu yapan SDG ve İsrail iş birliği içerisindekiler yapıyor, siz de SDG'ye destek olarak bu işi körüklemeyin.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Bunu yapmaya hakkınız yok!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Buradaki barışa ve huzura herkesin ihtiyacı var. O yüzden, barış ve huzurun yolu terör örgütlerine destek olmamaktan geçer, terör örgütlerine engel olmaktan geçer. Çok net söylüyoruz: Halep'te yaşananlar tamamıyla bölgedeki terör örgütlerinin faaliyetleridir. Biz Türkiye olarak garantör olarak üzerimize düşen sorumluluğu her zaman yaptık, yapmaya da devam ederiz.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Görüntüleri seyredin, el insaf; görüntülere bakın, bütün dünya basını izliyor; telefonunuzu açın, bir bakın!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Görüntüleri yıllarca gördük, on üç yıldır o görüntülerin aynısı geldi; orada açlıktan öldürülen çocukları da gördük.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Kadınlara yapılanlara bakın, bir kadınsınız.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Esed zamanında yapılanların, o hapishanelerde yapılanların hepsini gördük.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Vicdan diyorum, insaf diyorum; kadınlara yapılanlara bakın.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Ya, insaf; evet, insaf; bugün mü aklınıza geldi, bugün mü aklınıza geliyor.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Görüntüler düştü, bütün dünya basını görüyor şu anda.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bugün Türkiye yine aynı sorumlulukla Suriye'de barışın tesis edilmesi için büyük bir güvence olarak duruyor, bunu neden anlamakta zorlanıyorsunuz?

ÇİÇEK OTLU (İstanbul) - Hangi barış? Ölümün adı barış mı oldu?

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Asıl rahatsız olduğunuz şey, asıl rahatsız olduğunuz şey Suriye'ye barış ve huzur gelecek, bundan çekiniyorsunuz.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Biz rahatsız olduğumuz şeyi ifade ettik, siz halka kendinizi ifade edin.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Suriye kendi insanları tarafından yönetilecek, asıl bundan çekiniyorsunuz.

ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - Suriye'nin sahipleri IŞİD değil!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Suriye İsrail'in böl, parçala, yok et metoduna kurban edilmeyecek; asıl bundan rahatsız olunuyor, bunu açıkça söylemiyorsunuz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Size ne ya, size ne, size ne! IŞİD'i savunmak size mi kalmış!

ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - Suriye'nin sahipleri IŞİD değil, değil.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Evet, Sayın Başkanım, bir Ankaralı olarak Ankara'nın...

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Çeçenistan'dan gelmiş çeteler ya! Siz farkında değilsiniz felaketin.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - O çetelere sahip çıkmaktan vazgeçin. Birinci öncelik, o çetelere sahip çıkmaktan vazgeçin.

SIRRI SAKİK (Ağrı) - Ya, siz sahip çıkmaktan vazgeçin! Yalova'da 3 polisi öldürdüler, 8 polisi yaraladılar.

BAŞKAN - Sayın Usta, lütfen Genel Kurula hitap edin.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bir Ankaralı olarak Ankara'nın sorunlarıyla ilgili elbette ki hepimiz konuşuyoruz ancak şunun da farkındayız.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Antep'te, Kilis'te yaşananları ne çabuk unuttunuz? Askerleri yaktılar, ne çabuk unuttunuz?

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Siz burada çok tehlikeli bir söylemde bulundunuz, çok! On üç yıldır...

AYHAN SALMAN (Bursa) - Bir dinleyin canım.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri...

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Ya, benim söylediğimi anlamak çok mu zor bir şey?

AYHAN SALMAN (Bursa) - Konuşurken dinleyin.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen, lütfen...

Buyurun Sayın Usta.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Bir kere kınayın ya, bir cümleyle kınayın hiç olmazsa!

BAŞKAN - Sayın Usta, buyurun.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Kınadığımı defaatle söylüyorum ama duymamakta ısrarcısınız. Asıl kınamayan sizsiniz, asıl kınamayan sizsiniz.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - IŞİD canilerini bir kere kınadığınızı duyalım.

BAŞKAN - Sayın Usta, lütfen Genel Kurula hitap edin.

Buyurun.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Sayın Başkanım, söylediğim hâlde doğruyu duymamakta ısrar ediyorlar, o yüzden tekrar etmek zorunda kalıyorum.

BAŞKAN - Siz Genel Kurula hitap edin.

Buyurun.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Ülkemizden yana olalım, bölgedeki barıştan yana olalım, huzurdan ve güvenden yana olalım. Terör örgütlerinden yana kimse konuşmasın ve açıklama yapmasın. Hep birlikte Suriye içinde ülkemiz için, bölgemiz için mücadele ediyoruz. Türkiye'de terörsüz Türkiye sürecinin anlamını defalarca burada söyledik "Bu sadece Türkiye için değil, Suriye için de Orta Doğu için de çok önemli bir süreç." dedik; burada SDG'nin yapması gerekenler tek tek söylenmesine rağmen eğer hâlâ uymuyorsa, kusura bakmayın, dönün, biz IŞİD'i, DAEŞ'i, PKK'yı kınadığımız gibi siz de SDG'yi kınayın.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - SDG muhataptır, muhatap; farkında değilsiniz.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Evet, Ankara'nın sorunlarına gelince...

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - 10 Martın muhatabıdır SDG.

ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - 10 Martın muhatabı kim? Kimler tarafından imzalandı?

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - O zaman İsrail'le irtibat kurun, söyleyin, SDG'yi durdursunlar; siz onlarla irtibatlısınız anlaşılan.

Sayın Başkanım, evet, büyükşehir belediyelerinin ve DSİ'nin, bakanlıkların görev ve sorumlulukları kanunla belirlenmiştir. Ülkemizde bir kuraklık sorunu var, bunu hepimiz çok iyi biliyoruz; bununla hep birlikte mücadele etmeliyiz ancak Ankara'da yaşanan su sorunuyla ilgili olarak, bir Büyükşehir Belediye Başkanının kendisini böyle yağdan çekilmiş kıl gibi kenara çekip bütün sorumluluğu DSİ'ye yıkması doğru değildir. Burada DSİ üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmiştir. Şimdi, o zaman, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı niye var, ne iş yapacak? En önemli görevi altyapıyı sağlamak, vatandaşın çöpünü toplamak, vatandaşın suyunu temin etmektir. Tabii, bunlarla biraz uğraşmadıkları için, yedi yıldır farklı şeylerle uğraştıkları için ancak susuzluk gelince akılları başlarına geldi.

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Neyle uğraşmıyormuşuz?

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Ya, yedi yıldır bir şikâyet yoktu yani kuraklıktan dolayı su sorunu var!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Şimdi, DSİ diyor ki: "İlave içme suyu ihtiyacının karşılanması için Kesikköprü Barajı'ndan, Kızılırmak'tan ilave 230 milyon metreküp su tahsisi 6/10/2005 tarihli toplantıda ASKİ tarafından Kurumumuzdan talep edilmiştir. Kızılırmak havzasından su bütçesi dikkate alınarak verilebilecek maksimum su miktarı belirlenmiş ve ASKİ'nin talebi doğrultusunda Kesikköprü Barajı'ndan mevcut tahsise ilave olarak 100 milyon metreküp içme suyu tahsisi DSİ tarafından uygun görülmüştür. Ayrıca, Ankara'nın içme suyu sıkıntısı yaşamaması adına, işletmedeki Koyunbaba Barajı'ndan günlük 100 bin metreküp içme suyu tahsisi verilebileceği de ASKİ Genel Müdürlüğüne bildirilmiştir. Ankara'nın içme suyu ihtiyacının uzun vadeli çözümü için DSİ tarafından alternatif su kaynakları belirlenerek ASKİ Genel Müdürlüğüne de yapması gerekli sorumluluklar sunulmuştur. Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü basında çıkan haberlerin aksine ASKİ'nin talebi üzerine gecikmeye de mahal vermeden çözüm önerilerinin tamamını ASKİ Genel Müdürlüğüne iletmiş ve paylaşmıştır."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Evet, Gerede Tüneli açılırken "Ankara 2050 Yılına Kadar İçme Suyu Sorunu Yaşamayacak" başlıklı haberin DSİ sitesinden kaldırıldığı yönünde bir iddianız var. Bu haber, projenin hizmete alındığı 5 Temmuz 2021 tarihinden itibaren yapılmış ve bugüne kadar kesintisiz olarak -yine, hâlen daha- DSİ'nin "web" sitesinde yer almaktadır. Bu, yalan ve iftiradır. Ankara Büyükşehir Belediyesinin bu yöndeki basın açıklaması kesinlikle ve kesinlikle kamuoyundaki bilgilendirmeyi doğru yansıtmamaktadır; vatandaş gerçeği çok iyi biliyor. Maalesef, vatandaşımız elinde bidonla "Nereden su olacağım?" diye gece gündüz koşturma çabası içerisinde. Ayrıca, Büyük Şehir Belediyesi Yasası'na göre 5216 sayılı Kanun'un 7'nci maddesinin (r) bendine göre "Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Tamamlıyorum Başkanım.

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

Buyurun.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - ...işletmek, derelerin ıslahını yapmak, kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak" büyükşehir belediyelerinin görev, yetki ve sorumlulukları arasındadır.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - İktidar niye var?

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Şimdi, Ankara ilinin mevcutta, bu dönemde günlük 1 milyon 240 bin metreküp içme suyuna ihtiyacı bulunmaktadır. Ankara'ya içme suyu sağlayan barajlardaki ölü hacim dâhil toplam su miktarı 294 milyon metreküptür. Bu durumda Ankara ilinin sadece barajlar dikkate alındığında 237 günlük suyu mevcuttur ki bunu kendisi, Mansur Yavaş da ilan etmiştir ancak barajların ölü hacmindeki suyun şehre verilebilmesi için ASKİ Genel Müdürlüğünce pompa sistemlerinin kurulması ve işletilmesi gerekmektedir. İşte, ASKİ'nin beceremediği ve yapamadığı da budur maalesef.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bu yüzden vatandaşlarımız bidon bidon, tanker tanker su peşinde koşturmaktadır.

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)