GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:46
Tarih:13.01.2026

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, tam da bu tartışma aslında nasıl bir duygu kırılmasıyla karşı karşıya olduğumuzu da bizlere gösteriyor. Haber bültenlerine baktığımız zaman ne söyleniyor? 3 tane Kürt mahallesi boşaltıldı, evler boşaltıldı, tahliye edildi, işte yollar kapatıldı falan haberleri. Peki, size göre bu bir dış politika haberi mi? Gerçekten dış politika mı? Yani bizim bu coğrafyada sınırlarımız sadece bir çizgiden mi ibaret? Sınırın diğer tarafında yaşananlar, yaşayanlar bizim duygu ortaklarımız, ortak tarihimizin, ortak kimliğimizin parçaları değil mi? "Halep" dediğiniz mesele tam da budur işte, Kürtler açısından budur değerli arkadaşlar? Ben Diyarbakır'la ilgili, Hakkâri'yle ilgili konuşmuyorum. Bakın, yanı başımızda Haymana var, Haymanaya gidelim, orada yüzyıl önce gitmiş Kürt'e soralım. Halep'te bir yer boşaldığı zaman onun içi boşalıyor. Cihanbeyli'de, Kulu'da, Konya'da insanların gerçekten içi eksiliyor. Çiğli'de, Karabağlar'da aynı duygu yaşanıyor. Sultanbeyli'de, Bağcılar'da, Esenyurt'ta aynı duygu yaşanıyor. Bakın, mesele bir ortak duygu meselesidir; bunu anlayamadınız. Mesele orada, sınır ötesinde yaşanan bir dış politika meselesi değil, böyle bakmayalım. Bakın, Suriye'de, Suriye halklarına karşı Kürtlere, Araplara, Türkmenlere, Süryanilere, Ezidilere, tümüne, Gürcülere karşı yaşanan her şey buradaki arkadaşlarımızın, dostlarımızın, halklarımızın ortak duygusudur; böyle bakmanız lazım.

Peki, bu Parlamento 2011'den itibaren Suriye'deki insan hakları ağır ihlallerine karşı baktığı zaman neye bakıyordu? Suriye İnsan Hakları Gözlemevinin raporlarına bakıyordu. Kaç sefer bu kürsüde referans gösterdik. Peki, şimdi niye bakmıyorsunuz? Bakın, o raporlara sadece bakalım, Halep'te hangi insanlığa karşı suçların işlendiğini hep beraber görürüz. Değerli arkadaşlar, bakın, bir ortak duygu kırılması yaşanıyor. Suriye'de yaşanan her şey Türkiye'de siyasi görüşü ne olursun, AK PARTİ'li, MHP'li, İYİ Partili Kürt'ün kalbini kırıyor, vicdanlı yurttaşlarımızın kalbini kırıyor, böyle görün, böyle anlamalısınız ama bu duyguyu maalesef biz ortaklaştıramadık. Hele hele dün, Ömer Çelik'in söylediği sözler var ki aynı zamanda bir gerçeğin bir başka biçimiyle itirafı gerçekten tüylerim diken diken oldu, tam da bunu anlatmaya çalışıyoruz. Bakın, o duyguyu Kobane sırasında siz yaşayamadınız "Düştü, düşecek." dediği zaman yaşayamadınız o duyguyu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - Ne söyledi dün Sayın Ömer Çelik? "Bizim yani Adalet ve Kalkınma Partisinin Orta Doğu'da anti Kürt bir politika izlediğimiz izlenimi yayılmaya çalışıyor, hâlbuki öyle değil." dedi ve örnek verdi. Neyi örnek verdi biliyor musunuz? "'Kobane düştü, düşecek.' dendiği zaman Barack Obama Cumhurbaşkanımızı aradı ve bu aramadan sonra biz insani yardım için kapıya aradık, kapıyı açtık, sınır kapılarını açtık." dedi. Bakın, tam da budur, bakın, anlayamadığınız budur, Barack Obama aradığı zaman sınır kapıları açıldı, Kobane'de o insanlığa karşı suç işlendiği zaman. Peki, o kapılar niye Barack Obama aramadan önce açılmadı? Neden açılmadı? İşte, tam da sorun budur, bakın, AK PARTİ açısından sorun budur, bu politikayı yürütenler bakımından sorun budur. Oradaki yurttaşlarımızı, yurttaşlarımızın kardeşlerini, Kürtleri kardeş gibi görmüyorsunuz, üvey kardeş olarak görüyorsunuz. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar) O nedenle, o kapılar açılmadı. O nedenle, bugün bu politikalara destek veriyorsunuz ve yürütüyorsunuz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)