| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 46 |
| Tarih: | 13.01.2026 |
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kanun teklifimiz taşeronda çalışanların tümünün kamuda kadroya alınması yönünde. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle Cumhurbaşkanlığı bir kısım taşerona kadro verdi ama taşeronda kadro alamayan önemli bir kesim kaldı, bu arkadaşlarımız mağduriyet yaşıyor. Taşeron modern bir kölelik demek. "Kamu kuruluşunda taşeronda çalışan" ifadesi kabul edilebilir bir durum değil. Hem düşük ücret hem tayin hakkı yok hem terfi hakkı yok, onun için de bir düzenlemeye ihtiyaç var. Belediyelerde şirket işçisi olarak tanımlanan arkadaşlarımız dâhil tüm taşeronda olanların çalıştıkları kuruma alınması gerekiyor. Biliyorum, biraz sonra oylama olacak, oylamada bu önergeye ret oyu vereceksiniz. Onun için, sürekli gündeme getirerek bunların varlığından sizleri haberdar etmek istiyorum. Bakınız, taşeronda kalanlar kimler? Kamu çağrı merkezleri çalışanları, Vakıfbank güvenlik, yemekhane çalışanları; hastane bilgi, yardımcı sistem çalışanları, laboratuvar teknikerleri, PTT çalışanları, belediye şirket çalışanları, şehir hastaneleri çalışanları, diş protez çalışanları, İlbank çalışanları ve Karayolları çalışanları -ki taşeron konusunda ilk mücadeleyi başlatanların bir bölümü kadroya alınmasına rağmen hâlihazırda, karda kışta, en zor koşulda görev yapan Karayolları çalışanları da taşeronda- Demiryolları çalışanları, hızlı tren çalışanları, müşavir firma çalışanları, sosyal tesis çalışanları, TELEKOM çalışanları, kamu iktisadi teşekküllerinde çalışanlar; bunların yanında aile sağlık merkezi grup çalışanları, Tarım Bakanlığında, Sağlık Bakanlığında, Ulaştırma Bakanlığında çalışanlar, yardımcı zabıta diye işçilere kıyafet giydirip asli kadrosuna zabıta kadrosu verilmeyenler, TELEKOM çalışanlarının yanı sıra radyoloji çalışanları, hizmet alım sözleşmesiyle yüzde 70'e takılanlar. Bunların dışında bir de 4 Aralık tarihi mağdurları var; 4 Aralıktan bir gün öncesine kadar taşeronda çalışan kadro almadı, kadro verileceği duyurulunca 4 Aralıktan bir gün önce başlayanlara da kadro verildi, burada da onların bir mağduriyeti oluştu. Onun için ülkemizde çalışma barışının sağlanması amacıyla tüm taşeronların mutlak surette çalıştıkları kurumların kadrolarına alınması gerekiyor. Tıpkı staj ve çırak mağdurlarına 18 yaş öncesi Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kart verilmesine rağmen onların emeklilikte esas olan yaşlılık sigortalarını başlatmayarak mağdur edildikleri gibi, tıpkı kademeli emeklilik yaşla ilgili değerlendirme dışında değerlendirilmeyerek mağduriyet yaratıldığı gibi taşeronda da önemli ölçüde mağduriyet var. Bakınız, bu ülkede hem emekli olmanın hem de emekli yaşamanın zorlaştırıldığı bir süreçteyiz. Eğer 2008 yılında katsayı yüzde 70'ten yüzde 40'a düşürülmeseydi bugün en düşük emekli maaşı 40 bin lira civarında olacaktı. Emekliye hakkını vermiyorsunuz, asgari ücretlinin en düşük ücretle bir yerde köle gibi çalışmasına yol açıyorsunuz ama bunun yanında taşeronda kalan, staj ve çırak mağduru olan ya da kademeli emekliliğe takılanları da görmezden geliyorsunuz. Bir yerde atanamayanlar var, bir yerde hakkı gasbedilenler var. Ortaya çıkan tabloda insanlar artık evlerinde mutlu, huzurlu değil. Boşanmaların artması da bundan, madde bağımlılığı da bundan, insanların yüzünün gülmemesi de bundan; hakları elinden alınarak, sömürülerek ortaya çıkarılan sömürü düzeninin kimseye hayrı olmadı. Bakın sanayici de konkordato ilan ediyor, onlar da kazandıklarını sizin yönetim anlayışınızla yitirmeye başladılar. Onun için -bir bütün içinde- taşeronda ve kamuda olanların tümüne mutlak surette kadro hakları verilmeli, bu kanun teklifiyle bunu buraya getirmiş bulunuyorum. Yapacağınız vicdani değerlendirmeyle taşeron için, olmaz ya, hadi olur da bir oy verirseniz, bu sorunu birlikte çözmüş oluruz diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)