GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:47
Tarih:14.01.2026

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün cumhuriyetimizin, ülkemizin, devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın vefat yıl dönümü. Zübeyde Hanım öyle bir evlat yetiştirmiş ki aradan geçen yüz yıla rağmen hâlâ fikirleri nesillere, gençlere yol göstermekte. Biz vefatının yıl dönümünde saygı, rahmet, özlem, minnetle anıyoruz.

Diğer bir konu, bugün çok tartışılan; gençlerin, yurttaşlarımızın çok tepki verdiği, basitleştirilmiş gümrük usulündeki 30 euro sınırının kaldırılması. 6 Ağustos 2024'te 150 eurodan 30 euroya düşürüldü, şimdi tamamen kaldırıldı. Burada, özellikle üniversitede, lisede elektronik, elektrik bölümünde okuyan öğrenciler temel ihtiyaçları için internet üzerinden alışveriş yapıyordu. Yurttaşlarımız şemsiyeden tutun, ayakkabıya kadar ucuz, uygun, bütçelerine göre alışveriş yapmaktaydı. Şimdi, bunu ne yaptık? Gümrüğe soktuk. Naklîyattan, gümrüklemeden, gümrük müşavirliğine kadar aldıkları ürünler 3 katına çıkacak. Şunu diyemezsiniz: Vergi? Ee, zaten vergi alınıyordu. Peki, burada kim korunuyor? Trendyol'a bunu yapabildiniz mi? Trendyol gibi bir firma için, bir şirket için özel bir yasa çıkardınız, milyonlarca esnafı, üretici mağdur ettiniz ama bugün bu kararnameyle, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle milyonlarca yurttaşımızı mağdur ediyorsunuz. Şimdi, "Bunun sebebi ithalatı önlemek." Hayır. Burada enflasyonu düşürmek, maliyetleri düşürmek, fiyatları düşürmek bu iktidarın görevi ama son sekiz yılda o kadar çok arttı ki çareyi yasaklarda buluyorsunuz. Buradaki sebeplerden bir tanesi de en büyük sebep de Trump'ın, Amerika'nın istemesi; bir ülkeye sınır çizmesi, bir ülkeye yasak vermesi, yasak koyması ve bu iktidarın da Trump'ı, Amerika'yı kıramaması. Şimdi, bugüne kadar 150 euroydu, 30 euroya düştü, şimdi tamamen kaldırdınız. Bunu açıklayabilir misiniz? Ve üzülerek söylüyorum ki bugünkü gazete manşeti "30 euro bahane vurgun şahane" Neden? Bu karardan sonra, mesela adaptör şarj gibi, elektronik eşyalar gibi fiyatlar Türkiye'de 3 katına çıkmış. Tüm buna sebebiyet veriyor? Siz veriyorsunuz. Aslında üçte 1 fiyatıydı bunlar, Türkiye'den de alınıyordu ama bu ülkedeki kötü niyetli üreticiler kendi zamlarını yaptılar. Bu karardan geri dönün. Bu kararın bu ülkeye, tüketiciye, insanlara hiçbir faydası yok.

Ha, Bakan, Ömer Bolat, Allah ona akıl versin, bu ürünlerde kanserojen maddeler tespit edildiğini söylemiş. Sağlık Bakanı bunu söylemiyor, Sağlık Bakanı böyle bir tespitte bulunmuyor ve bu ürünler, aynı ürünler gümrükten geldiği zaman orada kemoterapi mi görüyor merak ediyorum ben, ne oluyor yani? Bu ürünleri yasaklamıyorlar ki, madem bu ürünler kanserojen, hiç gelmez ama Ticaret Bakanı böyle bir açıklama yapıyorsa, Sağlık Bakanı yapmıyorsa ülkenin geldiği hâli ortaya koymaktadır. Ben, bu yanlıştan bir an önce dönülmesini öneriyorum.

Şimdi, EPDK Başkanı kötü bir haberi verdi, elektriğe zam geliyor; bir sefer bunu kabul edelim. Bunu yüksek enflasyonla açıklıyor, uzun süreden beri yapılmayan zamla açıklıyor. Peki, bu imayı ne zaman yapıyor? Emekliye ek olarak bin lira zam yapmayı tartıştığımız bugünlerde yapıyor. Yazın, yazın ortasında yüzde 25 doğal gaza zam yapılıyor ama emekliye ek olarak bin lira zam yapıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Gerçekten bu doğru mu değil mi bilmiyorum ama biz, yine, muhalefet olarak uyarılarımızı yapalım: Bu ülkenin yurttaşlarının, 86 milyonun enerjiye, gıdaya, kiraya yapılacak bir lira zamma bile tahammülü yok. Ülkenin hâli ortada, iktidarın hâli ortada, emekli zammı ortada.

Şimdi, hâlâ nöbetimiz devam ediyor emekliler için, sizden bir yaklaşım yok. En düşük emekli maaşı 20 bin lira olacak, hâlâ muhalefetin bu tepkisi, bu ısrarına rağmen susuyorsunuz. Asgari ücret diyoruz, "28 olmaz, 26 olabilir." demiyorsunuz ve Plan ve Bütçenin Başkanı diyor ki: "Böyle bir kaynağımız yok." Yaklaşık 800 milyar civarında bir kaynak oluyor asgari ücret olursa "Biz bunu veremeyiz." diyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Şirketlere, kurumlara bütçede ayırdığınız vergi istisnası, vergi affı yaklaşık 800 milyar, ya bunun 700 milyarını gelin, Meclisi toplayın, bundan vazgeçelim, bunu emekliye verelim. Biz de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak size 70 milyar vereceğiz. Bahadır Bey, veriyorum şu anda 70 milyar, ciddi olarak söylüyorum, 70 milyar veriyorum sana.

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - Biz de kamu tasarrufundan yüzde 2, 30 milyar da biz veriyoruz.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Evet, emekli için veriyorum. Nasıl veriyorum? Sekiz yıldır Demirören'den alınmayan 70 milyar bir para var, Ziraat Bankası, Vakıfbank kredi verdi. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Ben sana 70 milyar için bir akıl veriyorum, fikir veriyorum, gidin Demirören'den bu parayı alın, işte 70 milyar. Siz yapamıyorsanız takibi avukat arkadaşlarımız var, icra takibini yaparız, kısa sürede alırız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - İşte kaynak, 70 milyar da Cumhuriyet Halk Partisinden. Niye Cumhuriyet Halk Partisinden? Cumhuriyet Halk Partisi çünkü kamunun bankasının parasını bırakın böyle 3-5 kişiye, 1 şirkete asla peşkeş çekmez. Demirören'den bu parayı alın, emekliye verin bakalım bir öncelikle. (CHP sıralarından alkışlar)

Diğer bir durum; şimdi, biz karnelerimizi, siz de karnelerinizi hep böyle aldık. Ata'mızın resmi, Atatürk'ün resmi ve solda İstiklal Marşı, Gençliğe Hitabe. Şimdi, bu Millî Eğitim Bakanı, bu ülkeye yakıştırmadığım Millî Eğitim Bakanı, mevcudiyetinden rahatsızlık, üzüntü duyduğum bu Millî Eğitim Bakanı ilköğretim 1'inci ve 2'inci sınıflarda, Millî Maarif modelinin uygulandığı sınıflarda Atatürk resminin olmadığı karneler dağıtılacakmış.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Başarır.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Bir kez daha söylüyorum, bakın, bu adam bu ülkeye geldiğinden beri cumhuriyetin değerleriyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'le, onun ilkeleriyle, işte Gençliğe Hitabe'yle, İstiklal Marşı'yla uğraşıyor. Bu yanlış bir uygulamadır. Vereceği karne alttaki karne; evet, bu da aldığımız, almak istediğimiz karne. İçinizde en azından bu durumdan utanacak arkadaşların olduğunu tahmin edebiliyorum. Aramaktan bile biz imtina ediyoruz, arayın onu, bu yanlıştan dönsün. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin lütfen.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Diğer bir durum son olarak, Leyla Şahin Usta çıktı, biz bir özür bekliyorduk, özür dileseydi de insanlar bu özrünü eminim kabul ederdi ama çıktı şunu söyledi -bir cümlesi özrü kabahatinden büyük- "Biz, Alevileri Müslüman olarak gördüğümüz için siz rahatsız oluyorsunuz." Ya, kardeşim, Alevilerin Müslüman olması sana mı kaldı, bunun kararını sen verebilir misin? Bu nasıl bir şey? AKP istiyormuş onların Müslüman olmasını. Ya, bu zaten olan bir şey, bunu tartışmak zaten abesle iştigal. AK PARTİ dese ne olur, görse ne olur, görmese ne olur ama çıkıp kürsüden bunu söyleyebiliyor. Özür dilemek zor değil. Bir kez daha söylüyorum, altı dakika söz verdiniz, 3 kez uzattınız; özür dilemedi, muhalefeti suçladı.

Bahadır Bey'e de bir şey söylemek istiyorum, "Ayrımcılık yok." dedi, olmasın...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Son cümlelerim...

BAŞKAN - Evet, tamamlayın lütfen.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Dedi ki: "Alevi'si, Sünni'si, Kürt'ü, Arap'ı, Çerkez'i, Türk'ü bizim." Çok güzel, biz de böyle görmek istiyoruz ama bir sorum var: Neden 81 ilde son yirmi yılda bir Alevi vali yok -soruyorum- Emniyet Genel Müdürü yok? Böyle bir tesadüf olabilir mi? İşte, mülakat, saçma sapan mülakata göre değil liyakate göre yapılsa dün o savcı bir hâkimi adliyede vurmaz. Bu ülkede iyi eğitim alan ama sadece isminden dolayı, isminden dolayı ön yargıyla mülakatlarda elenen pırıl pırıl gençler var. Biz de diyoruz ki: Ayrım yapmayın. Bu ülkede Alevi'si de Sünni'si de liyakate göre, bilgisine göre, namusuna göre, dürüstlüğüne göre devlet de görev yapsın.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)