GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:47
Tarih:14.01.2026

ALİYE COŞAR (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir kanun teklifi düşünün ki vatandaşa bir fayda sağlamak yerine bu ekonomik krizde vatandaşın cebine göz diksin. Tam da öyle bir kanun teklifini görüşüyoruz. İktidarın yanlış ekonomik politikalarının sonucu bütçe açığı için yeni vergiler, harçlar kat kat arttırılırken, bu teklifte cezalar da artırılıyor. Bu kanun teklifinde amaç çok açık, ekonomik krizde zor nefes alan vatandaşın üzerine daha çok yük bindirmektedir. 19 Mart yargı darbesiyle ekonomik verilerin altüst olduğu yerde yaşanan hukuksuz sürecin faturası yine vatandaşa çıkıyor. Bu ekonomik krizin tanımı millet iradesini gasbeden zihniyetin yarattığı ekonomik sıkıntıdır. Radarlar, hız limitleri, cezalar yalnız başına sorunun çözümü olamaz. Trafik cezalarını artırmak trafik kazalarının önleyici tedbiri değildir, veriler de bunu açıkça göstermektedir. Yerleşim yerlerinden geçen yollar için trafik akışındaki rutini bozmayacak kavşak ve geçitler yapmayan, bunları yapmak isteyen yerel yönetimlere izin vermeyen iktidar sorununu yaşıyoruz. Trafik düzeni için ulaşım sorunları çözülmeli, gerekli eğitimler verilmelidir. Trafik güvenliği için cezaların elbette caydırıcılık açısından önemi vardır ama adil ceza oranları olmalıdır. Emeklinin, asgari ücretlinin aylık gelirine yakın ceza miktarları adil değildir. Yıllardır Serik, Manavgat, Alanya gibi turizmden kaynaklı yoğunluğu kaldıramayan D400 Kara Yolu üzerinde artarak devam eden trafik sorununu çözemeyen iktidar bu yolda EDS'leri devreye alarak devam eden trafik yoğunluğunun üzerine EDS'lerden kaynaklı trafik sıkışıklığını da ekledi. Kara yollarında gerekli fiziki düzenlemeleri yapmadan, mevcut yoğunlukları gidermeden yapılan bu uygulama trafiği felce uğrattığında hız limitinde tekrar düzeltme yoluna gidildi.

Değerli milletvekilleri, üzerinde söz aldığım teklifin 10'uncu maddesiyle eklenen n bendinde "araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle" denilerek keyfî hareketlerle ne amaçlanmaktadır? AKP kanunları uygulamadaki keyfîliği kanun yapımında da kullanıyor. Bu, Anayasa ve Anayasa içtihatlarına aykırıdır. İdare de yargı kararlarında ve eylemlerinde hukuka dayanmalıdır, hukuku göz ardı eden tüm kararlar keyfîlik içerir. İhlalin ve yaptırımın açıkça tarifi belirtilmelidir, "keyfî hareketler" denilerek muğlak ve sınırları çizilmemiş bu kanun teklifinde idareye sınırsız yetkiler veriliyor. İdarenin uygulamalarda görüleceği üzere takdir yetkisinde bile keyfî uygulamaları vardır. Bunun örneklerinden biri de 19 Mart yargı darbesinin yaşandığı gün halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarımız gözaltına alınırken İstanbul Valiliği 19-23 Mart tarihleri arasında dört gün süreyle her türlü toplantı, gösteri ve basın açıklamasını yasaklamıştı, idarenin keyfî uygulamalarının en bariz örneği budur.

Kısaca "keyfî hareketler" ibaresi Anayasa’nın belirlilik ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Neye göre ve kime göre keyfî hareketler olduğu bilinmeyen bu ifadenin, kişiden kişiye değişeceği için, anlaşılır, sınırları belirlenmiş olması gerekir. "Keyfî hareketler" denilerek keyfî uygulamalara yol açılabilecektir. Demokratik bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşleri öncesinde siyasi partilerin miting alanlarına otobüs ya da diğer araçlarla konvoy ya da münferiden girmesi birçok defa kolluk eliyle hukuki dayanaktan yoksun bir biçimde engellenmişti, İstanbul ve Ankara'da bu engellemeleri de yaşadık. Bu teklifle idareye tanınan yetki parti araçlarını engellemek için dahi kullanılabilir, bu engelleri aşmak isteyen araçlara cezalar uygulanabilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ALİYE COŞAR (Devamla) - Oysa 2918 sayılı Karayolları Kanunu'nda yol ve yolcu güvenliği ile uyulması gereken kurallar açıkça belirtilmiştir ancak bunların dışında bir ekleme getirilmiştir. Bu kanun teklifinin (n) bendi önergemiz dikkate alınarak tekrar gözden geçirilmeli, keyfî uygulamalara yol açmamalıdır. İktidarın kendi sorumluluklarını yerine getirmeyip çıkardığı yasa teklifleriyle vatandaşa yük olacak bu kanun teklifini kabul etmemiz mümkün değildir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)