| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Ben de konuşmamın hemen başında, özellikle, Kartalkaya'da hayatını kaybeden 78 çocuğumuzu, anneleri, babaları, hepsini tekrar rahmetle yâd ediyorum ve bugün burada Komisyon Başkanımız, Komisyonumuz... Hep beraber bir araştırma komisyonu kurduk, tam üzerinden bir yıllık bir süreç geçti ve Komisyon önemli bir çalışma yaptı. Sayın Başkanımız Selami Bey Komisyon raporuna dair genel bir çerçeve çizdi, aslında raporun nihai sonuçlarından ziyade sürece dair neler yaptıklarını anlattı. Ben bu rapordan birkaç başlığı burada ifade etmek istiyorum çünkü bunların hepsi hepimizin sorumluluğu altında ve bunların hayata geçmesiyle alakalı ortak yapmamız gereken işler diye düşünüyorum bunları. Şimdi, bu çalışmalar yapılırken görüldü ki bir defa, yangın denetimi ve itfaiye raporuyla alakalı geçerlilik sürelerini tekrar bir gözden geçirmemiz gerekiyor. Ayrıca, yangınla alakalı projeler genelde binalar bittikten sonra bir denetimden, bir şeyden geçiyor yani önce bina yapılıyor, sonra yangınla alakalı projelerin onayı alınıyor; onların sıralamasını muhakkak değiştirmek gerekiyor yani daha binalar yapılırken yangınla alakalı projelerin de eş zamanlı olarak yürütülmesi gerekiyor. Yüksek yangın riski barındıran yerlerde daha yoğun bir denetim gerekiyor muhakkak; başta yerel, her türlü idari yapıyı içine koyarak söylüyorum. Maalesef, denetim konusunda bir karmaşa olduğunu görüyoruz yani yerine göre, hangi alan içerisinde, ilin sınırlarında mı, mücavir alanda mı, belediyenin yetkisi alanında mı; bu karmaşanın da giderilmesi özellikle Meclisimizin sorumluluğu altında diye düşünüyorum.
Konaklama tesisleri yoğunlaşıyor belli zamanlarda, örneğin, kışın bir yoğunluk var ama yazın yoğunluk yok. Bu tarz yerlerde de muhakkak surette, yoğunlaştığı dönemlerde, yangınla alakalı münhasır bir irtibatın, bir itfaiye teşkilatının ve sağlıkla alakalı birimlerin oluşturulması gerekiyor. Bu süreçlerdeki eksiklikleri kimin gidereceğine dair de bir yol haritası lazım yani hangi kurumların hangi eksikleri gidereceğine dair. Hatta bu konuya dair Komisyonumuzun en önemli önerisi itfaiyeyle alakalı, yangınla alakalı bir çatı örgütlenmeye ihtiyaç olduğu kanaati. Bunlar nasıl örgütlenecekler, nasıl bir denetim içinde olacaklar, eğitimlerini kim verecek, itfaiyeciler hangi okullardan mezun olacaklar; tüm bunlarla alakalı daha sarih bir mevzuata ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Ayrıca, bina risk analizlerinin de daha kapsamlı hâle getirilmesi gerekiyor. Binalar yapılırken yangınla alakalı, tahliyesi de dâhil olmak üzere her türlü risk analizlerinin daha detaylı hâle getirilmesi ve standardize edilmesi gerekiyor bunlarla ilgili olarak.
Otellerde, hâlâ "sigara içilen oda" diye bir ayrım var, otellerimizde artık "sigara içilen oda" diye bir satışın olmaması gerekiyor, bunlar da yangın riskini artıran faktörlerden bir tanesi.
İhbar sistemiyle alakalı da bir uygulama problemi var yani bir yangın çıktığında kim ihbar edecek, nereye ihbar edecek, bununla alakalı da bir mekanizma oluşturulması gerekiyor. Yangın ekipmanlarının standardize edilmesi gerekiyor ve elbette yangın sigortasının da bir kez daha gözden geçirilmesi gerekiyor.
Sonuç olarak, önümüze baktığımızda, bu Komisyona bütün siyasi partilerimiz -grubu olan siyasi partiler- üye verdiler, bunun neticesinde ortaya çıkan bu çalışmadaki sıralanan, bize tavsiye edilen şeylerin muhakkak suretle hem ilgili bakanlıklar tarafından takibi hem de bizler tarafından toplumun bilinçlendirilmesi de dâhil olmak üzere üzerimize düşenin hassasiyetle yapılması gerektiğini, iş sağlığı ve iş güvenliği açısından da noksanların giderilmesi gerektiğinin bir kez daha altını çizmek istiyorum. Bu konu çok önemli, bugün zaten Türkiye Büyük Millet Meclisinde Komisyonumuz, görev ifa edip bitiren Komisyonumuz üyeleriyle birlikte, Meclis Başkanımızla beraber bu konuya dair de bir basın toplantısı düzenleyecekler.
Şimdi, Sayın Turhan Çömez'e bir şey ifade etmek istiyorum, Sayın Çömez, burada iyi bir çalışma yaptığımızı düşünüyorum, konuşmanızda adımı andığınız için ben de sizin adınızı anarak hitap etmek istiyorum, ben ilkesel olarak burada, Genel Kurulda ya da Genel Kurulun arkasında grup olarak bize yönelttiğiniz soruları bir sorumluluk olarak addediyorum ve bütün bu sorulara beraber cevap bulmayı önemsiyorum. Siz bana "Ben Diyanetle alakalı böyle bir önerge verdim, bana cevap gelmedi." dediğiniz zaman ben bunu önemsiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Diyanet İşleri Başkanımızı aradım, evet, bilgi notu aldım ama ben bilgi notunu size göndermedim. Ben Diyanetin sizin yazdığınız önergeye verdiği cevabı size gönderdim, Başkandan da rica ederek gönderdim. Kurumsal olarak tıkandığı yeri bulabiliriz ama ben bunu yaparak bir nezaket, bir incelikle bir bilgilendirme yapmaya çalışıyorum. Size gönderdiğim şey de bir bilgi notu değildir, kurumun size yazmış olduğu cevabı gönderdim. Nerede tıkanmışsa bunun cevabını bulalım ama lütfen bu iyi niyetle yapılan birbirimize cevap verme meselesini önemseyelim. Bu önemli bir şey diye düşünüyorum.
Şimdi gelelim Cumhurbaşkanımızın konuşmasına. Değerli arkadaşlarım, emeklilik meselesi hepimizin meselesi ve başta da bizim meselemiz. Biz oylarımızı, bugüne kadar gelir düzeyi daha az olan insanlardan oy olarak buraya geldik. O sebeple emekliler...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Başkanım, önemine binaen tamamlamak istiyorum.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Annelerimiz babalarımız, daha genç yaşta emekli olanlar, hepsiyle alakalı muazzam bir sorumluluk taşıyoruz. Şimdi, buradaki verilen rakamlarda bir yanlışlık yok. Neden yok? Şu anda bizim bugün bu kanunla 20 bin liraya tamamlayacağımız maaşlar, emekli maaşları 3 ana kategoriden oluşuyor: Bunlardan bir tanesi tarım sigortasıyla emekli olanlar, bir diğeri isteğe bağlı olanlar ve en düşük BAĞ-KUR emeklilerinin çoğunluğunu oluşturduğu 4,5 milyon insanımızdan bahsediyoruz. Bugün yapacağımız şey bu. O yüzden Cumhurbaşkanımızın verdiği bu 66 lira rakamı doğru bir rakam çünkü çoğunluk onlardan oluşuyor.
MURAT EMİR (Ankara) - 9 bin kişi...
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Çoğunluk onlardan oluşuyor. O yüzden bu rakam doğru bir rakam. Bizim yapmaya çalıştığımız şey, bu yeterli midir? Hayır, elbette yeterli değildir. Şu an biz bunları yaparken popülist bir yaklaşımla değil, içinde bulunduğumuz şartlar içerisinde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Son cümlem.
BAŞKAN - Son dakikayı veriyorum.
Buyurun.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sağ olun.
Makroekonomik dengeleri bozmadan ve emeklilerimize mümkün olan en fazla katkıyı vermeyi ve -yine bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasında da vardı- en kısa zamanda bu rakamları daha da arttırarak bir düzenleme yapmayı hedefliyoruz. Evet, yeterli değildir; bunu hepimiz görüyoruz, Cumhurbaşkanımız da söylüyor ama geçen zaman içerisindeki artışa baktığınız zaman da süreç içerisinde ne kadar ciddi bir artış olduğunu da görüyoruz.
Benim buradan emekli kardeşlerimize ifadem şudur, onları muhatap olarak söylüyorum: En kısa zamanda, Türkiye'nin şartları en müsait olduğunda bu ücretler tekrar, bir kez daha zaten gözden geçirilecektir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)