GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:49
Tarih:21.01.2026

CHP GRUBU ADINA CAVİT ARI (Antalya) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım, öncelikle hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Ülkemizde 16 milyon emekli var, AKP iktidarı bu 16 milyon emeklinin tamamını mağdur etmekte. Yani sadece en düşük emekli aylığı alanlar mağdur değil, geriye kalan 12 milyon emekli de AKP iktidarı sayesinde yıllardır can çekişiyor. Şöyle ifade edeyim: Örneğin, bundan beş sene, on sene önce, belki on beş sene önce emekli olan, işte, özel idarede, köy hizmetlerinde, Karayollarında yani yüksek primlerden ödemeleri yapılan çalışanlar dâhil, yine kamuda aynı şekilde yüksek primler yatırılmış ve emekli olduğunda bugüne göre baktığımızda en az 3 asgari ücret, 2 asgari ücret seviyelerinde emekli aylığı alan o değerli büyüklerimizin bugün neredeyse asgari ücret seviyelerine maaşları inmiş durumda. Yani kısacası tekrar söylüyorum, bu ülkede bütün emekliler AKP iktidarının mağdurudur. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) O nedenle yıllarca devlete hizmet etmiş, millete hizmet etmiş değerli emeklilerimize buradan seslenmek istiyorum: Sizler bu iktidar sayesinde mağdur ediliyorsunuz, bu iktidar sizi mağdur ediyor. O zaman siz de bu iktidarı yapılacak olan ilk seçimde gerekli dersi vermelisiniz ve ülkeyi bunlardan kurtarmalıyız. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Yoksa bu ülkenin inanın düzelecek hâli yok. Siz işte, yaşıyorsunuz, can çekişiyorsunuz, sıkıntı yaşıyorsunuz, ev kiranızı veremiyorsunuz. Gelin, hep birlikte bu iktidardan kurtulalım. 16 milyon emekli kendine gelir ve bu iktidara ders verirse ilk seçimde gidiciler. Zaten onlar da gidici olduklarını gördükleri için işte, bakın, şu an herhangi bir artış dahi yapmıyorlar.

Peki, bu paralar nerede? Hani ülkemiz zengindi? Evet, zengin ama ülkemizin kaynakları inanın belli yerlere gidiyor. Bakın, şimdi, SSK ve BAĞ-KUR emeklisine yüzde 12,11 aylık artışı, memur ve emeklisine yüzde 18,6. Ya, utanın, bu ülkede yüzde 32'lerde enflasyon açıkladınız, hiç olmazsa o enflasyon seviyelerinde bir artış bari yapın. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü bütün emekliler dediğim gibi can çekişiyor. Sadece burada en düşük emekli aylığını alanın maaşını artırmakla emeklimiz kurtulmuyor, geriye kalan bütün emeklileri kurtarmak zorundayız. O nedenle de Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz Plan ve Bütçe Komisyonunda önerge verdik, bütün emeklilerimize seyyanen zam talebinde bulunduk ama buradan açıklıyorum, AKP ve MHP oylarıyla o talep reddedildi sayın emekliler, duyun sesimizi. (CHP sıralarından alkışlar)

Burada, Türkiye Büyük Millet Meclisinde günlerdir emeklilerimiz için eylem yapıyoruz, nöbet tutuyoruz, yirmi dört saat bu Meclisteyiz. Türkiye'de bütün emekliler bizim bu eylemimizi duydu, sesimizi duydu ama 2 kişi duymadı, söyleyeyim, birisi Sayın Cumhurbaşkanı, diğeri de Çalışma Bakanı. Özellikle de Çalışma Bakanı kendi âcizliğini, beceriksizliğini örtmek için Cumhuriyet Halk Partisinin eylemiyle dalga geçmeye ve ona "şov" demeye kalkıştı. Yazıklar olsun sana! (CHP sıralarından alkışlar) Sayın Bakan, sen bu emeklinin derdini çözeceksin, sorununu çözeceksin; onun yerine Cumhuriyet Halk Partisinin buradaki emekli mücadelesine "şov" diyeceksin. Sayın emekliler, işte böyle bir Bakan var, bu Bakanla hiçbir sorun çözülmez, tam tersine bu Bakan ve bu iktidar sizin sorununuzu artıracak ve sizi yokluğa ve yoksulluğa mahkûm edecek.

Bu Bakan utanmadan diyor ki: "Efendim, belediyelerin SGK'ye borcu var." Evet, belediyelerin bir kısmının SGK'ye borcu var ama borcu olan ve son seçimde Cumhuriyet Halk Partisine geçen bu belediyeler belki de tarihin en borçlu belediyeleri, şimdi o borçları Cumhuriyet Halk Partili belediyeler ödemek zorunda kaldı. Gerek SGK gerek Maliye borçlarını Cumhuriyet Halk Partili belediyeler ödüyor.

Bakın, sadece emekliler mağdur edilmiyor bu iktidar tarafından, bunun yanı sıra esnaf mağdur ediliyor, çiftçi mağdur ediliyor. Son çıkardıkları genelgeyle -daha önce de söyledik buradan- efendim, esnafa kredi verilme koşulu, Maliyeye ve SGK'ye borcu olmayacak. Çiftçiye kredi için müracaat ettiğinde diyor ki: "Git, SGK'ye ve Maliyeye borcun olmayacak." Ya, soruyorum size, bu ülkede çiftçi olup da esnaf olup da sayenizde SGK'ye ve Maliyeye borcu olmayan var mı? Herkesi zor duruma soktunuz, herkesi batma durumuna getirdiniz. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Bu ne demektir biliyor musunuz? "Ben ne çiftçiye ne esnafa kredi vermeyeceğim." demektir ve "Çiftçiyi batıracağım, esnafı batıracağım." demektir. İşte, siz böyle bir iktidarsınız.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bir başka konudan bahsetmek istiyorum. Bu gördüğünüz doğa harikası yer, cennet köşesi yer Antalya'nın Finike ilçesi. Bakın, burada bir ilçe var, deniz kenarı, marinalar, hemen üstüne taş ocağı açılmak isteniyor arkadaşlar, taş ocağı yani böyle bir yere. Taş ocağı açılmak istenen yer Finike'nin hemen üst tarafında ve o taş ocağının -eğer açılırsa- altında 4 tane mahalle bir tarafta, bir tarafta Demre-Finike kara yolu, bir tarafta Gökliman diye ifade edilen plaj var, deniz kenarı var. Böyle bir cennet yere, bu iktidarın gözü doymazları, bu iktidardan güç alanlar ve bu iktidarın temsilcilerinin korudukları, oraya eğer bir köylü ve orada yaşayan vatandaşlar "Biz buraya yol istiyoruz. Bizim burada geçecek yolumuz yok." dese yol açtırmazlar, evet "Bizim burada elektriğimiz yok." deseler direk diktirmezler ama Finike ilçesinin Boldağ Mahallesi'nin Gökliman mevkisinde, Kızılca ve Karşıyaka Mahallesi dâhil, o bölgeyi etkileyecek bir mermer ocağı bir de taş ocağı açılmasına izin verilmiş arkadaşlar.

Ben buradan iktidarın temsilcilerine bir kez daha sesleniyorum ve yine Enerji Bakanına, Çevre Bakanına, Turizm Bakanına sesleniyorum: Geçtiğimiz hafta sonu orada milletvekili arkadaşlarımızla, il başkanımızla, ilçe başkanımızla ve çevreci örgütlerle eylem yaptık, buradaki yanlışlığı dile getirdik ve orada sorduk; orada bu taş ocağını açacak, şu doğal güzelliği bozacak... Görün arkadaşlar, şurayı görün; bu kadar para hırsı gözünüzü bürümesin, buraya bakın! (CHP sıralarından alkışlar) Burada taş ocağı açacak kişiye: "Ya kardeşim, senin hiç mi vicdanın yok!" dedim. Ama o taş ocağı açacak kişinin arkasında iktidarın temsilcileri, yetkilileri var; yoksa, buraya, şu gördüğünüz manzaraya kimse gelip taş ocağı açamaz. Şöyle baktığınızda, Finike'nin o dağları, bu eşsiz güzelliği, o mermer ocağıyla yok edilecek. Arkadaşlar, yol yakınken gelin bundan geri adım atın. Buraya taş ocağı ve mermer ocağı açtırmayın. Açıldı diyelim, inanın oradan çıkacak taşlar aşağıda bulunan, 200 metre aşağıda bulunan mahallenin tepesine, evlerin tepesine kayalar düşecek, insanları öldürecek. Yoldan nakliye yapacak olan tırlar, kamyonlar, inanın, yolun kenarından aşağıya düşse mahallede vatandaşın tepesine düşecek; aşağıda freni tutmasa mahallenin okulunun tepesine uçacak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

CAVİT ARI (Devamla) - Bitiriyorum Başkanım.

Ya, siz böyle bir yere nasıl bu taş ocağını açtırırsınız arkadaşlar? Ya, o izni veren, o sıcak makamlarında oturan Enerji Bakanlığındaki yetkiliye soruyorum: Kardeşim, sen bu yeri gördün de mi bu izni verdin, sen bu yeri gördün de mi bu ruhsatı verdin? Sayın Bakana soruyorum tekrar: Siz bu yeri gördüğünüzde mi izin verdiniz? Finike'yi, katletmeyin, Antalya'yı katletmeyin. (CHP sıralarından alkışlar) Zaten Finike'nin bütün dağları delik deşik; mermer ocağı, taş ocağı, arka taraftaki bütün yerler mahvedilmiş sayenizde; gelin şurayı bari kurtaralım, gelin şurayı kurtaralım, yoksa Finike yok olacak; şu güzellik, eşsiz güzellik yok olacak arkadaşlar.

Buradan sizleri son kez uyarıyorum ve göreve davet ediyorum, bütün arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)